MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 1998 yılından beri davalı şirkete ait markette kesintisiz olarak çalıştığını, 09/09/2013 tarihinde davalı işveren tarafından yaşı ve performansı bahane edilerek işten çıkartıldığını, müvekkiline bir belge imzalatılmak istendiğini, müvekkilinin bu belgeyi imzalamaması üzerine de, 10/09/2013 tarihinden müvekkiline noter kanalıyla iş akdinin, ahlak ve iyiniyet kurullarına aykırılık nedeniyle feshedildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin başka bir işçiye karşı tacizde bulunduğuna dair suçlamanın doğru olmadığını ve müvekkilinin iş akdinin haksız feshedildiğini ancak hak ettiği tazminat ve bazı işçilik alacaklarının ise ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla ..., hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının aynı işyerinde çalışan bir kadını uzun süredir taciz ettiği gibi müvekkil şirket ortağı ile bu kadın işçi arasında ilişki bulunduğuna dair söylentiler çıkardığının öğrenilmesi üzerine 09/09/2013 tarihinde davacıdan bu hususlarla ilgili savunma istendiğini ancak davacının savunma vermeyi reddederek işyerini terk ettiğini ve bunun üzerine, davacının iş akdinin bu nedenlerle haklı olarak feshedildiğinin noter kanalıyla davacıya bildirildiğini, işyerinde çalışmanın vardiyalı olduğu ve davacının fazla mesainin bulunmadığını, hafta da bir gün izin kullandığını ve yıllık izin alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak ve tanık anlatımlarına göre, davacının şirket çalışanı kadına tacizde bulunduğu ile bu kadın işçi ile şirket ortağı arasında gönül ilişkisinin bulunduğuna dair dedikodu yaydığının sabit olmadığı, aksinin kabulü halinde dahi, davalı işverenin derhal fesih hakkını 4857 sayılı yasa'nın .... maddesinde düzenlenen 6 günlük yasal süresi içerisinde kullanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İş sözleşmesinin, işveren tarafından haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır.
Sataşma, genel olarak hakaret, darp, kavga, tehdit şekillerinde karşımıza çıkmaktadır.
İşçinin işveren veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söylemesi, işverene yahut onun aile üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, bu yönde davranışlarda veya cinsel tacizde bulunması halinde de haklı fesih imkânı bulunmaktadır. Fesih hakkı, fesih nedeni olan davranışın ortaya çıkmasından itibaren 6 işgünü içerisinde kullanılmalıdır.
İşveren, bildirim yapmaksızın sözleşmeyi feshedebilir. Herhangi bir fesih ihtarına lüzum yoktur. Feshin yazılı olması geçerlilik değil ispat şartıdır.
4857 sayılı Kanunun 25/II. maddeden kaynaklı feshin haklı olduğunu ispat yükü işveren üzerindedir. İşveren sözleşmenin feshini gerektiren fesih nedenlerinin bulunduğunu ve bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ispatlamalıdır. Olayda tanık dinlenilerek sonuca varılacaktır. Tanıkların kesin ifadelerle eylemi doğrulamaları aranmaktadır.
İşveren sözleşmeyi haklı feshetmişse işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz. İşveren sözleşmeyi haklı feshettiğinden işçi ihbar tazminatına hak kazanamayacağı gibi işveren de ihbar tazminatı isteyemez.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece feshin haklı olduğunun işveren tarafından ispatlanamadığı ve altı iş günlük sürenin geçtiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmiş ise de, mahkemenin değerlendirmesi ve kabulü hatalıdır.
Şöyle ki, tacize uğradığı iddia edilen tanık E. isimli kadın işçi duruşmada alınan beyanında; davacı tarafından sözlü ve davranışsal tacizlere uğradığını beyan etmiştir. Yine davalı işyerinin başka bir çalışanı olan tanık ... de, duruşmada alınan beyanında; tanık E.nin davacı tarafından sözlü ve davranışsal tacize uğradığını kendisine anlattığını, ayrıca davacının, tanık E. ile işyeri ortağı olan işveren E.nin yemeğe beraber çıktıklarını, birlikte tatile gittiklerini kendisine söylediğini ve ayrıca markete gelip gidenlere de bu hususları anlattığını ve bu nedenle tanık E. ile işveren E. arasında ilişki bulunduğuna dair dedikodular çıktığını ve bu dedikoduların kaynağının ise davacı olduğunu beyan etmiştir. Bu durumda davacının, gerek bir başka çalışana söz ve davranışlarıyla tacizde bulunduğu, gerekse de çalışan ve işveren arasında ilişki bulunduğuna dair dedikodu yaptığı, davalı tanıklarının kesin beyanları ile doğrulanmıştır. Davacının bu eylemi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-d bendinde düzenlenen “İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması” niteliğindedir. İşveren tarafından devamlılık arz eden bu durum öğrenildikten sonra ancak soruşturma süreci tamamlanmadan davacının işyerini terk ettiği ve işveren tarafından da, bu terkten bir gün sonra iş akdinin süresinde feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, işveren feshinin haklı ve süresinde olduğunun kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile bu alacakların hüküm altına alınması hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy