MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin ... İl Özel İdaresi bünyesinde 4875 sayılı Yasa hükümlerine tabi kadrolu işçi olarak çalıştığını, davacının daha önce Köy hizmetleri bünyesinde çalıştığını ancak kuruluşun kapanması ile davacının İl Özel idaresi personeli olduğunu, daimi kadroya geçirilirken geçmiş dönem çalışmalarının kıdem ve derecesine yansıtılmadığını ileri sürerek yevmiye ücret farkı, akdi ilave tediye farkı, yasal ilave tediye farkı ve yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, talep edilen hak ve alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının "geçici" işci pozisyonundan "düz işçi"olarak daimi kadroya geçtiğini, yevmiye intibaklarının almış oldukları yevmiye düşürülmeden ücret skalası karşılığı kademenin verildiğini, davacının önceki çalışmalarının dönemsel olarak hep 1 yılın altında olduğunu , bu nedenle ...'in 98.maddesi gereği en az 1 yıl çalışma koşulunun oluşmadığını, davacının kadroya geçmeden önceki hizmetinin mevsimlik işe geçtiğini ,derece/kademe ilerlemesinin sadece daimi işçiler için geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece yevmiye ücret farkı ve akdi ilave tediye farkına ilişkin alacak talepleri bakımından hüküm kurulurken, sırasıyla “9.128,83 TL. brüt ücret farkı alacağının ...'te gösterilen tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizin altında kalmamak üzere ...'te gösterilen ödeme tarihlerinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasal kesintilerin infaz aşamasında değerlendirilmesine", “1.716,60 TL brüt akti ilave tediye farkı alacağının ...'te belirlenen ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizin altında kalmamak üzere bankalarca uygulanan en yüksek işletme faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasal kesintilerin infaz aşamasında değerlendirilmesine,” şeklinde hüküm kurulmuş olup, hükmün bu haliyle infaz kabiliyeti bulunmadığı gibi HMK 297. maddesine de aykırıdır.
Her iki alacak kalemi bakımından da faiz başlangıç tarihi ve hüküm altına alınan miktar itibariyle hakediş tarihleri açıkça gösterilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.