MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davalı tarafından iş aktinin haksız feshedildiğini, haftada 6 gün 08:00/08:30-18:30/19:00 saatleri arasında çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davalının ...'un bayiliğini yaptığını, ...'un bayiliğinin başka firmaya geçmesi üzerine davacının o şirkette çalışmaya devam ettiğini, zaman zaman yapılan fazla mesainin ücretlerinin ödendiğini, davacının banka kayıtlarında ve bordrolarda görünen ücreti aldığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın 20.05.2014 tarihli dilekçesiyle ihbar, kıdem tazminatları ve yıllık izin ücretine yönelen davalarını takipsiz bıraktığı ancak davalı tarafın bu davaları takip ettiği, davacının davalı yanında 01.04.2008-28.02.2013 tarihleri arasında çalıştığı, 28.02.2013 tarihinde davalı işyerinin el değiştirdiği ve dava dışı Mermod şirketi tarafından işletilmeye başlandığı, davacının işyeri devrinden sonra çalışmaya devam ettiği ve 24.08.2013 tarihinde işten çıkartıldığı, dava tarihi itibariyle davacının çalışmaya devam ettiği, davacının feshe bağlı haklar olan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fesihte yıllık izin ücretini talep edemeyeceği bu taleplerin reddinin gerektiği, ispat yükü kendisinde olan davacının tanık beyanlarıyla fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatillerde çalışma olgusunu ispatladığı bu ücret kalemlerinde ispatın kaydi olmaması sebebiyle çalışılmadığı varsayılan günler için %30 hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun olacağı mahkememizce kısmen itibar edilen denetime elverişli bilirkişi raporuyla davacının fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatillerde çalışma alacaklarının ortaya konduğu görülmekle 2.758,64 TL.lik dava kısmının kabulü 1.050,00 TL.lik dava kısmının reddi yoluna gidilerek aşağıdaki hüküm kurulduğu gerekçesi ile fazla mesai ve genel tatil ücreti taleplerinin kabulüne, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Gerekçeli karar başlığında davalının ünvanının, davalı vekilinin Dairemizin 2017/6391 Esas sayılı dosyasında da belirttiği üzere “... Tur Mersin Turizm İnşaat Tarım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” yerine “... İnşaat Turizm Otomotiv Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti.” şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki banka ekstresinde bordrolar ile eşleşmeyen “fazla mesai” adı altında bir kısım ödemeler bilirkişi raporu ile de tespit edilmekle birlikte gözetilmemiştir. Mahkemece davacı asıldan bunlar sorulup, davalıdan bu ödemelere ilişkin belgeler varsa celbedilerek sonuca etkisi irdelenmelidir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 08/06/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy