MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, yakacak yardımı, yemek yardımı, giyim yardımı, yol yardımı, erzak gideri, hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren yanında kurtarıcı şoför olarak 2003 yılından 25.08.2011 tarihine kadar normal mesai saatleri içinde oda bünyesinde, geceleri de kurtarıcı şoför olması nedeniyle mesai bitiminden itibaren şehir içi şehir dışı olmak üzere sabaha kadar kesintisiz çalıştığını, en son aylık net 950,00 TL. ücret yanında yakacak, yol gideri, yemek ve erzak sosyal haklarından yararlandığını, yoğun çalışmasına karşın işe başladığı tarihten itibaren hak ettiği fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi nedenleriyle iş akdini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, yakacak, yemek,yol yardımı ücreti, hafta tatil, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram genel tatil günleri ücreti alacaklarını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının yıllık izin kullanmak üzere 31.07.2011 tarihinde ayrıldığını 25.08.2011 tarihinde işe gelmeyerek işten ayrıldığını bildirdiğini, dava dilekçesinde belirttiği fesih sebeplerinde haklılık bulunmadığını, davacının davalı işverene ait kurtarıcıyı Cumartesi-Pazar bünyesinde tutarak davalı firmaya büyük zarar verdiğini, davalı odanın yeni yönetimi ile sorunlar yaşayan davacının iş akdini haksız feshettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm davalı vekilinin aşağıdaki sebebin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür.
Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. Hafta tatili çalışmalarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarında hafta tatili ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin hafta tatili alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, hafta tatili çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında hafta tatillerinde çalışmaların yazılı delille kanıtlaması mümkündür. Hafta tatili ücretlerinin tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt yoksa ödenen tutarın dışında hafta tatili çalışması yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerekir.
Hafta tatili çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Dairemizce son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak, hafta tatili çalışmasının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda, böyle bir indirime gidilmemesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının hafta tatili çalışması yapıp yapmadığının tespitine yönelik olarak davacı tanıklarının bilgisine başvurulduğu, bir davacı tanığının "pazar günü de iş olursa çalışıldığı" şeklinde soyut beyanda bulunduğu, bir davacı tanığının bu konuda bir beyanda bulunmadığı, davalı tanıklarının ise çalışılmadığını beyan ettikleri görülmektedir. Hafta tatili, işçilerin haftanın her hangi bir günü kesintisiz olarak 24 saat boyunca dinlenmelerine yönelik bir düzenleme olup hafta sonu çalışılıp hafta tatilinin haftanın bir başka günü kullanılması mümkündür. Bilirkişi tarafından hizmet fişlerinde çalışmanın bir kısmının Cumartesi-Pazara denk geldiği belirtilerek zamanaşımına uğramayan çalışma dönemi içindeki tüm hafta tatillerinde çalışılmış gibi hesaplama yapılmıştır. Davacı tanık beyanlarının soyut olması karşısında, bilirkişi tarafından hizmet fişlerine göre çalışılan hafta tatillerinin tespiti yapılarak hafta tatili ücreti hesabı yapılması gerekirken, bilirkişi tarafından davacının çalışma dönemi içindeki tüm hafta tatillerinde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılması ve Mahkemece bu hesaplama esas alınarak karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy