MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıya ait işyerinde asgari ücretle 02.07.1993 tarihinden 06.08.2013 tarihine kadar kesintisiz bir şekilde sürekli hizmet akdiyle kapıcılık, bekçilik ve bahçıvanlık yaptığını, davacının aylık ücretlerinin süresinde ödemeyip, gecikmeli ödemesi, 01.01.2013 tarihinden itibaren yapılan çalışma karşılığı ücreti 01.01.2013-31.05.2013 tarihleri arasında aylık 831.81-TL ödenmesi gerekirken 800,00-TL şeklinde ödeme yapılması, Haziran ve Temmuz 2013 ayı ücretlerinin ise hiç ödememesi, geçmiş yıllardaki izin ücretleri, fazla mesai ücretleri, genel tatil ve resmi bayram mesai ücretlerinin uyarılara rağmen ödenmemiş olması nedeniyle, ... 4.Noterliğinin 06.08.2013 gün ve 22269 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile iş akdini 4857 sayılı Kanunun 24/11-e maddesi gereğince, bildirim süresini beklemeksizin derhal feshettiğini ve işçilik hak ve alacaklarının 3 gün içinde ödenmesi talep edildiğini, davalının ihtarnameyle talep edilen tazminat, hak ve alacaklarının ödenmediği, aynı işyerinde sadece iki işçi istihdam edilmesi nedeniyle, aralarında 24 saat esas alınarak aralıksız şekilde aylık dönüşümlü çalışma yapıldığını, Temmuz 2013 öncesi dönemde, işçilerden birisi 06.00-18.00 arası çalışırken, diğer işçinin 20.00-06.00 arası saatlerde görev yaptığı, Temmuz 2012’den itibaren işçilerden; birisi 07.00-19.00 arası çalışmaktayken, diğer işçinin 19.00-07.00 arası saatlerde görev yaptığını, bu çalışma şeklinin 31.12.2012 tarihine kadar haftada bir dönüşümlü olarak devam ettiğini, 01.01.2013’den akdin feshi tarihi olan 06.08.2013’e kadar 08.00-20.00 arası saatlerinde çalışıldığını, çalışma şekli genel anlamda belirtilen şekilde günlük 12 saat şeklindeyken, zaman zaman bu çalışma şeklinin değişikliğe tabi tutulduğunu, Temmuz 2012 tarihi öncesinde öğle istirahatı kullandırılmamışken, bu tarihten itibaren 12.00-14.00 saatleri arası yemek ve istirahat molası verilmeye, haftada 1 gün haftalık izin kullandırılmaya başlandığını, son 2 yıl (2011-2012 yılı için) izinleri kullandırıldığını, ancak önceki yıllarda yıllık izin kullandırılmadığını, izin ücretinin ödenmediğini, tatil ve bayramlarda çalışma şeklinin normal günlerde yapılan çalışma gibi 12 saat üzerinden gerçekleştiğini, ileri sürerek, kıdem tazminatı, eksik ödenen 01.01.2013-31.05.2013 tarihleri arasında aylık ücret alacağı, ayrıca Haziran ve Temmuz 2013 ayı ücretleri ile Ağustos 2013 ayında 6 gün olmak üzere 2 ay 6 günlük ücret alacağı, 3 yıllık izin ücreti alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının bekçilik yapmadığını, geceleri bekçilik, gündüzleri kapıcılık ve bahçıvanlık yapmalarının hayatın doğal akışına aykırı olduğunu, haklı nedene dayalı olarak iş akdini feshetmediğinden kıdem ve ihbar tazminatı isteme hakkı olmadığını, sitenin son zamanlarda ekonomik sıkıntılar geçirdiğini, davacının sitede ...'a ait dairede oturduğunu ve daireye aidat ve kirayı ödemediğini, davacının davalı siteye borcu bulunduğunu, hafta tatili, genel tatil ve bayramlarda çalışmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının işçilik alacaklarının süresinde ödenmemiş olması nedeniyle 4857 sayılı yasanın 24. maddesine göre iş akdini feshinin haklı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının kıdem tazminatına hak kazanacağı, davacının kıdem tazminatı, ücret alacağı, eksik ödenen ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacağı olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla mesai ücreti alacağının hesaplanması hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
6100 sayılı HMK'nun 25. maddesi uyarınca hakim iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz. Maddi vakıayla bağlılık kuralı gereğince hakim tarafların maddi vakıayla ilgili söylediği olguları dikkate almak zorundadır.
6100 sayılı HMK'nun "Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi" başlıklı 194/1.maddesi uyarınca; "Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar."
Somut uyuşmazlıkta, davacı dava dilekçesinde 2012 Temmuz ayından itibaren haftada 1 gün hafta tatili kullandırıldığını belirtmiş olmasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2012 Temmuz ayından itibaren davacının 7 gün çalıştığı kabul ederilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. Maddi vakıayla bağlılık kuralı gereği davacının 2012 yılı Temmuz ayından itibaren haftada 1 gün hafta tatili kullandığı kabul edilerek hesaplama yapılması gerekir.
Diğer taraftan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının her gün gece nöbetinden sonra 2 saat gündüz çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de, davacı dava dilekçesinde gece nöbetinden sonra "zaman zaman" gündüz çalıştırıldığını belirterek, bu iddiasını somutlaştırmamış olup, bu sürelerin fazla mesai ücreti hesabına dahil edilmemesi gerekir.
Mahkemece hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy