MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 14/08/2009 tarihinden itibaren davalı işyerinde özel güvenlik görevlisi olarak belirli süreli hizmet sözleşmesi ile çalışmaya başladığını, daha sonra sözleşmenin belirsiz süreli hale geldiğini, müvekkilinin işe başladığı tarihten itibaren haftanın 6 günü iki vardiya halinde 11 saat çalıştığını, bu fazla çalışmanın gerekli olduğu zamanlarda değil işin niteliği gereği tüm çalışması boyunca yapıldığını, davalı ... yöneticiliğinin 2012 yılı Mart ayı sonunda ödemesi gereken zamlı maaşı ödemediğini, müvekkilinin diğer çalışan arkadaşları ile birlikte 21/05/2012 tarihinde işbaşı yapmak üzere işyerine gittiğinde, güvenlik işinin başka bir şirkete devredildiğinin ve bu nedenle kendileri ile bir işlerinin kalmadığının söylenerek müvekkiline işbaşı yaptırılmadığını, bu tarih itibari ile iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, ...'nin 2012 yılı Olağan Genel Kurulunda alınan 18/03/2012 tarihli kararı uyarınca, yasal zorunluluk nedeni ile özel güvenlik hizmetinin profesyonel bir ekibe devrine karar verildiğini, ardından bu hususun davacının da aralarında olduğu çalışanlara bildirildiğini, davacının özel güvenlik elemanı olarak istihdam edilebilecek vasıfta olmadığını, iş akdinin dava dışı firmanın elemanı iken yeterlilik sağlayamadığından sona erdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, yasal süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı dava dilekçesi ile net 2.400,00 TL. kıdem tazminatı talep etmiş ve bilirkişinin hesabı sonrasında bu talebini brüt 3.085,42 TL. olarak ıslah etmiştir. Öncelikle kıdem tazminatı alacağında fesihle birlikte yasa gereği temerrrüt gerçekleştiğinden kıdem tazminatına dava-ıslah ayrımı yapılmaksızın tamamı için fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Ancak HMK 26. madde gereğince davacının talebi aşılamayacağından ve davacı fesih tarihinden değil dava tarihinden itibaren faiz talep ettiğinden, bu dava bakımından bilirkişinin doğru şekilde tespit ettiği brüt 3.085,42 TL. kıdem tazminatına dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte hükmedilmesi gerekirken, sebebi anlaşılamayan bir şekilde dava-ıslah ayrımı yapılarak ve ıslah ile belirlenen talepden daha az bir tutara hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30/04/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.