MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işverene ait ... Petrol İstasyonunda 15/03/2004 tarihinden 21/01/2014 tarihine kadar aralıksız olarak işçi sıfatı ile çalıştığını, posta sistemi ile birinci gün 24 saat çalışma, 2. gün 24 saat dinlenme şeklinde çalıştıklarını, 2013 yılı Kasım , Aralık, 2014 yılı Ocak aylarına ait çalışmalarının karşılığını alamadığını, hafta tatilinde de , bayram tatillerinde de çalışmaya devam ettiğini, çalıştığı süre içerisinde yıllık ücretli izin haklarını kullanamadığını, ... Noterliği'nin 21/01/2014 Tarih 24 yevmiye nolu ihtarnamesi ile maaşlarının ve diğer işçi haklarının ödenmesini talep ederek, iş akdini tek taraflı fesh ettiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının iş yeri dosyası ibraz edilerek, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunularak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, tanıkların dinlendiği, 20/10/2014 tarihli bilirkişi raporu ile davacının hak kazandığı işçilik alacaklarının hesaplandığı, davalı tarafça iş bu rapora itiraz edilmekle yeniden bilirkişi raporu alındığı, davalı tarafın itirazlarını karşılayan yerleşik Yargıtay kararlarına ve dosya kapsamına uygun olan ikinci bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, davacının davalı iş yerinde 15/03/2014 tarihinden 21/01/2014 tarihine kadar kasa görevlisi olarak çalıştığı, son 3 aylık maaşının ödenmemesi nedeniyle iş aktini haklı nedenle feshettiğini iddia ettiği, davacının kendisi ile birlikte çalışan pompacı tanıkların beyanlarına göre çalışma rejimi tespit edilip tanık beyanları davacının 3 aylık maaşının alamadığı iddiasını destekler nitelikte olup bu iddianın aksinin davalı tarafça işçinin imzasını taşıyan bordro ile ispat edilememesi karşısında davacının iddia ettiği şekilde iş akdinin 4857 sayılı yasanın 24/2-E bendi uyarınca davacı tarafça haklı olarak feshedildiği, davalı işveren tarafından haklı nedenle fesih iddiasının kanıtlanamadığı , tanık beyanlarına göre davacının 1 gün 24 saat çalışıp diğer 24 saat dinlenmek sureti ile her hangi bir bayram veya başka bir tatil olmaksızın devamlı surette çalıştığı, buna göre davacının çalıştığı süre boyunca izin kullanmadığı, bayramlarda da çalışmaya devam ettiği ve yasal süreden fazla çalıştığı tanık beyanları ve dosya kapsamı ile sabit olup çalıştığı süreye göre kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, bayram ücreti alacağı, fazla çalışma alacağı, ücret alacağına hak kazandığı; hesap bilirkişisi ... tarafından belirlenen miktarların hükme esas alınacağı ancak hafta tatili ücret alacağında bir gün arayla günde 24 saat çalışma sisteminde hafta sonlarına tekabül eden çalışmalar yönünden ücrete hak kazanıp-kazanmadığı konusunda ihtilaf bulunduğu, yasal boşluk ile hafta tatilinin hangi gün olacağı sözleşme taraflarının iradesine bırakıldığı, kesintisiz bir günlük hafta tatili dinlenmesinin tarafların anlaşmasıyla haftanın herhangi bir günü kullanılabileceği, yüksek mahkemenin bir kararında: “Davacının 24 saat çalışıp 24 saat dinlenme esasına göre çalışması nedeniyle haftada bir kez yirmi dört saat kesintisiz izin kullandığı anlaşıldığından hafta tatili ücreti alacağının reddi gerekirken kabulü isabetsizdir. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 22.12.2011, 2009/43776 Esas), tüm bu gerekçelerle davacının hafta tatili ücret alacağına müstehak olmadığı, davalı tarafın hafta tatili ücret alacağına hak kazanılmadığı yönündeki itirazının haklı olduğu sonucuna ulaşılmış, belirsiz alacak davası son bilirkişi raporu doğrultusunda talep belirli hale getirildiğinden davanın kabulüne ilişkin hüküm tesis edildiği gerekçesi ile hafta tatili ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 6100 sayılı HMK'nun 297. maddesine göre tüm talepler hakkında karar verilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, hafta tatili ücreti bakımından, 24 saat çalışma 24 saat dinlenme esasında yürütülen çalışma sistemine göre yerinde bir şekilde hafta tatili ücreti kabul edilmemiş olmakla birlikte, hükümde hafta tatili ücreti talebinin açıkça reddedilmesi gerekirken açıkça reddedilmemesi, ayrıca, hüküm girişinde “davanın kabulüne” denilerek sanki tüm dava kabul edilmiş izlenimine neden olunması hatalıdır.
3-Vekalet ücreti ve yargılama gideri bakımından, reddedilen 200 TL hafta tatili ücreti alacağı bulunmakla birlikte davalı lehine hiç vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalıdır. Ayrıca, ilam harcının kabul edilen miktar üzerinden alınıp tamamen davalıya yüklenmesi gereken bir gider olduğundan, harçlar haricindeki yargılama giderlerinin kabul ve red oranına göre taraflar arasında bölüştürülmemesi de hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.