MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş akdinin feshedildiği 04.03.2015 tarihine kadar davalı işverene bağlı olarak faaliyet gösteren ... Vakıf Müdürlüğü şubesinde çalıştığı, iş sözleşmesinin hiçbir yasal ve geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiği, davalı işveren bir vakıf olarak gözükse de aslında T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nda ve T.C Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü'ne bağlı bir şube niteliğinde olduğu, tüm emir ve talimatlar ile ödenecek ücretlerin belirlenmesine dair emirleri buralardan alındığını, feshin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davacının iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile İş Kanunu'nun 21. maddesine göre davalının davacıyı işe başlatmaması halinde davalıdan davacının 8 aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesine ve boşta geçen süre için davacıya 4 aylık ücreti ile diğer haklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda toplanan deliller ve ile tüm dosya kapsamından, davacının davalı vakfa bağlı ... Vakıf Müdürlüğü şubesinde çalıştığı, her ne kadar davalı adına ... Kaymakamlığı tarafından davacının işten çıkarılmasına yönelik dosya halinde belge ve tutanaklar ibraz edilse de, davalı tarafça cevap verilmediği, feshin haklı ve geçerli nedene dayandığını ispat yükünün davalı tarafta olmasına rağmen ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının davacının 5 aylık ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının işgüvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesidir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/2. maddesine göre, İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. 4857 sayılı İş Kanunu'nun dördüncü fıkrasına göre ise işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.
Davalı işyerinde fesih tarihinde çalışan işçi sayısının belirlenmesinde, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün tüm çalışanlarının hesaba katılıp katılamayacağına yönelik 2016/3 esas sayılı içtihatların birleştirilmesi talebi üzerine İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunca 09.06.2017 tarihinde yapılan toplantıda '' Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları'nın her birinin ayrı işyeri oldukları, her vakıf için işyeri düzeyinde toplu iş sözleşmesi yetkisi verileceği ve iş güvencesi bakımından otuz işçi sayısının her vakıf işyeri için aranması gerektiği '' yönünde karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerini ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı" hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi de dikkate alınarak, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun "Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları'nın her birinin ayrı işyeri oldukları ve iş güvencesi bakımından otuz işçi sayısının her bir vakıf işyeri için ayrı ayrı aranması gerektiği" şeklindeki kararı Dairemizi de bağladığından dava şartlarının bu karara uygun şekilde değerlendirilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan gelen yazı cevaplarına göre davalı Vakıf işyerinde fesih tarihinde davacı ile birlikte onyedi işçi çalıştığı, vakıf olarak çalışan davalı işyerindeki işçi sayısının belirlenmesinde Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün tüm çalışanlarının hesaba katılamayacağı, dolayısıyla 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için ''otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyeri'' koşulunun somut olayda bulunmadığı ve davacının işe iade davası açamayacağı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın 30 işçi şartı gerçekleşmediğinden REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 225,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 22/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy