MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA: Davacı-birleşen dosya davacısı, asıl davada fazla çalışma ücreti alacağının, birleşen davada ise; kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı-birleşen dosya davalısı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/05/1997-04/11/2011 tarihleri arasında, davalı şirkete ait otelin mutfak bölümünde hazırlık şefi olarak, haftada 3 gün 08.00 ila 18.00 saatleri, 3 gün ise 08.00 ila 21.00 saatleri arasında olmak üzere haftada 6 gün ve en son net 1.000,00 TL. aylık ücret alarak çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından feshedildiği ancak kıdem tazminatının eksik ödendiği, ihbar tazminatı ile hak ettiği fazla çalışma ücretlerinin ise ödenmediğini ileri sürerek, asıl davada fazla çalışma alacağı, birleşen davada ise kıdem ve ihbar tazminatları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek feshedildiğini, fazla çalışmasının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı birleşen dosya davalısı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı birleşen dosya davalısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, niteliği itibariyle belirsiz alacak davasının bir türü olan külli tespit kısmi eda davası olarak açılmış olup bu dava türünde faiz başlangıcı yönünden Dairemiz uygulaması, kısmi dava esaslarıyla aynıdır. Açıklanan nedenle kıdem tazminatı dışındaki alacakların tamamına dava ve ıslah (talep artırım) ayrımı yapılmaksızın dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalıdır. Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihlerini açık bir şekilde temyiz etmesi nedeniyle belirtilen bu yanlışlık bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK’nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Hüküm fıkrasının asıl dava yönünden kurulan ve fazla çalışma alacağının yer aldığı birinci bendi ile birleşen dava yönünden kurulan ve ihbar tazminatın yer aldığı ikinci bendin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine sırasıyla,
“1- Davacının fazla mesai ücretine ilişkin talebinin kabülü ile brüt 3.598,21 TL. fazla mesai alacağının 500,00 TL.’sine dava tarihi olan 14/01/2014 tarihinden, kalan 3.098,21 TL.’sine ise talep artırım tarihi olan 23/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yasal kesintilerin ödemede dikkate alınmasına,”
“2- İhbar tazminatı talebinin kabulü ile brüt. 1.444,24 TL. ihbar tazminatının, 500,00 TL.’sine dava tarihi olan 14/01/2014 tarihinden, kalan 944,24 TL.’sine ise talep artırım tarihi olan 23/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yasal kesintilerin ödemede dikkate alınmasına,” bentlerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.