MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı asil dilekçesinde, davalıya ait otelde 05.04.2009-07.07.2012 tarihleri arasında çalıştığını, davalı şirketin sebep göstermeden işine son verdiğini, işine son verilirken sözlü olarak alacaklarını talep ettiğini, davalı tarafın alacaklarını ödemediğini, bugüne kadar da oyaladığını bildirerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak; 1.500,00 TL kıdem tazminatı 500,00 TL ihbar tazminatı, 500,00 TL fazla mesai alacağının, faizleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesini yargılama giderleri ve mahkeme masraflarının davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili dilekçesinde; davacının iş akdinin 07.07.2012 tarihinde 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25/1 l-e maddesi uyarınca feshedildiğini, davacının 03.02.2010 tarihinde personel giriş kulübesinde sigara içmesi sebebiyle, 29.09.2010 tarihinde işyerine geç gelmesi sebebiyle 07.05.2012 tarihinde arkadaşıyla otelin katlarında dolaşması sebebiyle sözlü ve yazılı ihtar aldığını 02.07.2012 tarihinde müşterileri taciz ettiğini, bunun misafirin yazılı şikayeti üzerine anlaşıldığını bu sebeplerle kıdem ve ihbar tazminatını talebinin kabul edilemeyeceğini, fazla çalışma yapılması halinde karşılığının ödendiğini, belirterek davacının davasının reddini, dava masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak; müşterinin taciz iddiaları somutlaştırılmadan, işveren tarafından bu konuda yeterli araştırma yapılmadan sadece soyut beyanlarla davacının iş akdinin feshedilmesinin haklı nedene dayandığı kabul edilemeyeceği,davalı işverenin davacının iş akdini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı talebi kabul edilmiş,ayrıca davacının fazla mesai yaptığı sabit olmakla fazla mesai ücretinin de ödenmediği gerekçesiyle fazla mesai alacağının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Gerekçeli kararda dava tarihinin 09/07/2012 yerine 04/01/2013 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi iş akdinin hiçbir haklı gerekçe gösterilmeksizin feshedildiğini iddia etmiş, davalı vekili ise davacının otelde konaklayan misafirin kızlarını taciz ettiğinden iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuş, mahkemece taciz nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına yapılmış bir şikayet olmadığı, davacı tarafından müşterilerin takip edildiği iddiasının kamera kayıtları ile tespit edilmesinin kolay olduğu, yörede bazı otel müşterilerinin sigortadan yararlanmak veya otel ücreti ödememek için suç uydurdukları gerekçesiyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiği kabul edilmeyerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hükmedilmiştir.
Dosyadaki bilgi belgeler ,müşterinin şikayet dilekçesi, dinlenen tanık beyanları ve özellikle davacı ... ...’un olay günü şikayet eden kişi, ailesi ile birlikte operasyon müdürünün davacı da dahil 4 kişiyi sıraya dizdiklerini, şikayetçinin davacıyı gösterdiğini beyan etmesi karşısında davacının otel müşterisi kızı taciz ettiği sabittir.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. Davacının yaptığı davranış doğrululuk ve bağlılıkla uymayan davranış kapsamında olup işverene haklı nedenle fesih imkanı vermektedir.
İşveren sözleşmeyi haklı feshetmişse işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz. İşveren sözleşmeyi haklı feshettiğinden işçi ihbar tazminatına hak kazanamayacağı gibi işveren de ihbar tazminatı isteyemez.
Maddi bu olgulara göre davacının iş akdinin yaptığı taciz eylemi nedeniyle feshedildiği sabit olmakla, taciz eylemi nedeniyle davacının Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet edilmemesi, yörede müşterilerin otel parası ödememek veya sigortadan para almak nedeniyle suç uydurdukları şeklindeki soyut tespitin genelleme yapılarak bu uyuşmazlığa gerekçe yapılması hukuki değildir. Sonuç olarak davacının iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiği anlaşılmakla kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talebinin kabulü hatalıdır.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.