MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, 5.570,864 TL.'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıların ... A.Ş. de görev yaptıkları dönemde 1994-1995 yıllarında çeşitli mal ve hizmet alımlarının fiilen yapılmadığı halde yapılmış gibi gösterilip mevcut veya hayali firmalardan naylon veya yanıltıcı nitelikte faturalar kullanmak suretiyle ödeme yapılmışcasına paraların zimmete geçirildiğinin tespit edildiğini, sahte faturalardan dolayı ... A.Ş. ne vergi, Katma Değer Vergisi ve kaçakçılık cezası, gecikme faizi tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek, kurum zararının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalılar Cevaplarında Özetle:
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine yerel mahkemenin bu kararı, Dairemizin 02.12.2013 tarih ve 2011/32342 Esas ve 2013/31628 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; davalılardan ... 'in olay tarihinde, davacı Şirketin genel müdürü ve aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkanı olduğu, uyuşmazlığın hizmet aktinden ya da İş Kanunun'dan kaynaklanmadığı, davalı ... hakkında açılan davanın ticari dava olduğu ve dolayısı ile Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden bahisle sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozulmuştur.
Yerel mahkemece, bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuş; davalılardan ... hakkında açılan dava tefrik edilmiş, diğer davalılar hakkında verilen kararın ise bozma dışı kalarak kesinleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin bu kararı da yine davacı vekilince temyiz edilmiş ve Dairemizin 18.02.2016 tarih ve 2015/34862 Esas ve 2016/3135 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; bir önceki bozma ilamında hakkında tefrik kararı verilmesi gereken davalı dışındaki davalılar yönünden bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmediği, bu nedenle bu davalılar yönünden kesinleşen bir karardan söz edilemeyeceği belirtilerek, dosyadaki bilgi ve belgeler bir değerlendirmeye tabi tutulduktan sonra davalılar hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuş ve yine davanın reddine hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davacı vekillince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta, davacı işverenin, davalıların kusurlu davranışları sonucu kurum zararına sebebiyet verdikleri ileri sürülmüş ve zararın tahsili talep edilmiştir.
Davalılar hakkındaki ceza yargılamasının ... Ağır Ceza Mahkemesinde devam etmekte olduğu ve haklarındaki kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Davalıların eylemlerinin davacı kurumu zarara uğratıp uğratmadığı ve fiillerinin zimmet oluşturup oluşturmadığı ceza davasının sonucunda anlaşılacağından ceza yargılamasının sonucu beklenip, ceza davasının kararı kesinleştikten sonra bir karar verilmesi gerekirken davayı doğrudan doğruya etkileyecek olan ceza davasının sonucunun beklenmemesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy