MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalı ...‘ye bağlı olarak... isimli işyerinde resmi olarak 24.01.2012 tarihinde işe başladığını, müvekkilinin iş akdinin tek taraflı ve haksız olarak ...’ya yapılan bildirimle 24.09.2013 tarihinde sonlandırıldığını, müvekkilinin 1 yıl 8 ay davalı işyerinde çalıştığını, müvekkilinin en son aylık 1.021,50 TL maaş aldığını, davacının sabah 06:00’da işe başlayıp akşam ise saat 18:00 ‘de işyerinden çıktığını, müvekkilinin genel tatillerde de çalıştığını, işin yoğun olduğu bir günde çalışanlardan ...’in müşteriye vermiş olduğu ürünlerden dolayı adisyon kaydı yapılmadığının ortaya çıktığını, müşteriden fazlalık olarak 10,00 TL gibi bir meblağ alınınca ortada küçük bir problem olduğunu, müvekkilinin durumu davalıya izah ettiğini, vatandaşın parasının kasadan iadesinin sağlandığını, bir anda ortamın gerildiğini, müvekkilinin ortamı yatıştırmak maksadıyla konuşmak istediğini, davalının ise ağza alınmayacak sözlerle davacıyı kovduğunu, davalının müvekkilini muhasebecisine yönlendirerek çıkış işlemlerini yaptırdığını, muhasebecisinin müvekkiline 1.500 TL ödeneceğini belirttiğini, müvekkilinin verilen parayı kabul etmediğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının müvekkiline ait ... isimli işyerinde çalıştığını, davacı ile müvekkili arasında dava dilekçesinde iddia edilen olayların yaşanmadığını, davalı müvekkilinin yaptıkları işe binaen çalışanlarına karşı bazen emir ve direktifler verdiğini, sert ve disiplinli davrandığını, bazen sesini yükselttiğini, fakat hiçbir zaman bir çalışanının şahsına karşı ağza alınmayacak derecede ağır hakaret etmediğini, davacının işi kendi isteği ile bıraktığını, davacının, dava dilekçesinde bahsi geçen günden sonra çalışmasına devam ettiğini, ertesi gün hiçbir bildirim yapmadan işe gitmediğini, davacının bazen bu durumlarda işe gelmediği günlerinin olduğunu, bu durumun müvekkili tarafından hoş görüldüğünü, en son olayda davacının haber vermeden üst üste işe devam etmemesi üzerine durumunun sorulduğunu, davacının işi bıraktığını öğrendiklerinde ...'ya bildirdiklerini, davacının farklı bir işte çalışmaya başladığını, davacının bulduğu başka bir iş için iş akdini haksız olarak sonlandırdığını düşündüklerini, davacının çalışma saatlerinin sabah 06:00 ile akşam 18:00 arası olmadığını, davacının hafta tatili, dini ve resmi bayramlarda izin kullanmadığına ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacının tüm izinlerini kullandığını, savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde, işin yoğun olduğu bir günde çalışanlardan ...’in müşteriye verdiği ürünlerden dolayı adisyon kaydı yapılmadığının ortaya çıktığını, müşteriden fazlalık olarak 10,00 TL gibi bir meblağ alınınca ortada küçük bir problem olduğunu, müvekkilinin durumu davalıya izah ettiğini, vatandaşın parasının kasadan iadesinin sağlandığını, bu olay üzerine, davalının ağza alınmayacak sözlerle davacıyı işten kovduğunu iddia etmiş, davalı ise bu iddiaların gerçek olmadığını, davalının yaptıkları işe binaen çalışanlarına karşı bazen sert ve disiplinli davrandığını, bazen sesini yükselttiğini, fakat hiçbir zaman bir çalışanının şahsına karşı ağza alınmayacak derecede ağır hakaret etmediğini, davacının işi kendi isteği ile bıraktığını savunmuştur.
Yargılama aşamasında dinlenen davacı tanığı ..., “...adisyon tutulmaması nedeniyle işveren ile davacı tartıştı aralarında ne konuştular bilmiyorum ben davacının gidiyorum dediğini duydum, davalı da git o zaman dedi ..” derken, davalı tanığı ..., “..olayın olduğu gün adisyon yazmamasından dolayı davacı ile patron tartıştı, bunun üzerine davacı ben çalışmıyorum dedi, patronda çalışmıyorsan git dedi, davacı gitti, bir daha gelmedi...” demiştir. Dinlenen diğer tanıklar işyeri çalışanı değildir.
Bu delil durumu karşısında, davacının, yaşanan tartışmanın ardından işi bırakarak eylemli olarak iş akdini feshettiği anlaşılmaktadır. Davacının ödenmeyen işçilik alacakları bulunduğundan işçi feshi haklı nedene dayalı olup, kıdem tazminatı kabulü yerinde ise de, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmadığından ihbar tazminatı talebinin reddi yerine, kabulü hatalıdır.
3-Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.