MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 13/09/2001-26/07/2012 tarihleri aralığında çalıştığını, iş akdinin haksız ve yasaya aykırı olarak sonlandığını, müvekkilinin çalıştığı işyerinin değişmediğini ancak ... kayıtlarında diğer şirkete de giriş çıkışlar yaptığını, 01/01/2012 tarihinden önceki maaşların miktarının gerçeği yansıtmadığını, işveren kendisine düşen mali yükümlülükleri azaltmak için müvekkilin eski çalışmalarını asgari ücret olarak gösterdiğini diğer kısmını ...'ya bildirmediğini, müvekkilinin en son aldığı ücretin aile yardımı ile birlikte yaklaşık 1.800,00 TL olduğunu, ...'ya bildirilen en son çalıştığı Temmuz 2012 maaşı 26 gün karşılığı 2.946,13 TL üzerinden primlendirildiğini, müvekkiline ayrıca günlük yemek bedeli olarak en az 5,00 TL verildiğini, 2012 yılından önceki dönemde yapılan fazla mesai ücretleri yıllarca ödenmediğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, haksız açılan davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücret alacaklarının hak edilen tarihteki çıplak ücret üzerinden hesaplanması gerekir. Geçmiş yılların ücretleri bilinmiyorsa son ücret asgari ücrete oranlanarak geçmiş yıllar ücretinin belirlenmesi gerekir. Yıllık ücretli izin alacağının ve ücret alacağının da çıplak günlük brüt ücret üzerinden hesaplanması gerekir.
Mahkemece davacının fesih tarihinde aldığı ücretinin tespiti yerindedir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2012 yılı öncesindeki fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücret alacaklarının fesih tarihindeki ücretin asgari ücrete oranlanarak hak edilen tarihteki çıplak ücret üzerinden hesaplanması gerekirken, alacakların dönem asgari ücreti üzerinden hesaplanması hatalıdır.
3-İşçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta, dosyada mevcut imzalı yıllık izin talep dilekçeleri ile imzalı “izin pusulası” başlıklı belgeler dikkate alındığında davacının izin belgelerinde yazılı tarihlerde fiilen yıllık izinlerini kullandığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davacının fiilen kullandığı yıllık izinlerin hesaplama sırasında mahsup edilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy