MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalı kurum vakfının ... İli ... İlçesi Şubesinde 15.09.1987 tarihinde çalışmaya başladığını, bu tarihten itibaren kesintisiz ve sürekli olarak bu vakıfta çalışan davacının tayinin ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na çıkması üzerine 26.11.1991 tarihi itibariyle ... İlçesi Vakfı ile ilişiğinin kesildiğini ve ... merkez vakfında çalışmaya başladığını, ... merkezde çalışmaya başladığı sırada tüm hak ve alacaklarının bu vakıfa devredildiğinin kendisine bildirildiğini, ... merkezdeki çalışmasını kesintisiz olarak 31.03.2011 tarihine kadar sürdürdüğünü, emekli olunca ...'nın davacının sadece 27.11.1991 tarihinden emekli olduğu 31.03.2011 tarihine kadar ki süreyi baz alarak tazimat ve haklarını ödediğini, İş Kanunu gereği davalı vakfın davacının tüm çalışmasına ilişkin tazminat ve izin alacaklarından sorumlu olduğunu, vakfın bakanlığa bağlı olarak, bakanlıkça verilen talimatlar doğrultusunda çalışması göz önüne alındığında davacının alacaklarından davalı bakanlığında sorumlu olduğunu iddia ederek; kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı T.C. ... vekili özetle; davalı bakanlığın bu davada taraf sıfatına haiz olmadığını, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının müvekkile bağlı kuruluşlar olmadığını, vakıfların kuruluşunu, işleyişini ve organlarını düzenleyen hükümler nazara alındığında davacının iddia ettiği gibi müvekkili bakanlığın talimatı ile hareket etmediğini, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının, kurulu bulunduğu yerin mülki idare amirlerinin vakfın tabi başkanı olduğunu, mütevelli heyetin illerde belediye başkanı, emniyet müdürü, defterdar, il milli eğitim müdürü ve il müftüsünden oluştuğunu, ilçelerde belediye başkanı, mal müdürü, ilçe milli eğitim müdürü ve ilçe müftüsü olduğunu, vakfın özel hukuk tüzel kişiliği olduğunu, çalışanların işe alımı ve çıkarılması konusunda müvekkili bakanlığın herhangi bir müdahalesi olmadığını, vakıflarda çalışanların özlük dosyalarının vakıflar bünyesinde tutulduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı vekili özetle; Türk Medeni Kanunun 101. ve 102. Maddesi hükmü gereğince sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının özel hukuk tüzel kişiliğine haiz olması sebebiyle her vakfın ayrı ayrı tüzel kişiliği bulunduğunu, vakıflar arası geçiş işleminin bir vakıftan istifa edip diğer vakıfta tekrardan işe başlama şeklinde olduğunu, ... İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın, ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının bir şubesi olmadığından söz konusu ilçede çalıştığı sürelerin vakıflarına ait kıdem tazminatı konusuna girmediğini, davacının kendi isteği ile ...'deki çalışmasını bıraktığını, kendi bünyelerinde çalıştığı süre için ödeme yapıldığını, bünyelerinde çalıştığı süre boyunca kullanmadığı izinleri dahil tüm ücretlerini aldığına ilişkin ibraname imzalayarak görevinden kendi isteği ile ayrıldığını, kendi bünyelerinde olmayan çalışmasına dair alacakların kendilerine yüklenemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; Davalı bakanlık hakkındaki davanın husumet nedeni ile reddine, davalı vakıf yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı ... Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı ve davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta; davacının 28/05/2015 tarihli ıslah dilekçesinin davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı’na 11/06/2015 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davalının katılmadığı 02/06/2015 tarihli celsede dosyanın karara çıkartıldığı, ıslah dilekçesinin tebliğinin karardan sonra olduğu anlaşılmakla, davalı vakfın ıslaha karşı savunma hakkını ortadan kaldıran bu durum nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy