MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 1981 yılında işyerinde çalışmaya başladığını, 1994 yılında emekli olduğunu ancak emekliliğine rağmen kesintisiz olarak 23.09.2009 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, işyerinin sel baskınına maruz kalması sonrasında işverence işe başlatılmadığını iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, davacının 1985 yılında çalışmaya başladığını, 15.11.1993 tarihinde kavga nedeniyle iş aktinin feshedildiğini ve davacının 1993 yılından itibaren işyerinde çalışmasının söz konusu olmadığını, sel baskını nedeniyle işyerindeki tüm kayıt ve belgelerin yok olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı işyerinde 01/01/2004-09/09/2009 tarihleri arasında çalıştığı, işveren tarafından haksız olarak işten çıkartıldığı, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım aylık ücret, fazla çalışma, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacakları olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, karar verilmiştir.
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir. Yargıtay 7. H.D. nin 2013/3539 E. 2013/10670 K. ve 06.06.2013 tarihli ilamı ile, davacının çalışma süresinin 01.01.1985 tarihinde başladığı, 15.11.1993 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanması sonrasında devam ettiği ve sel olayının olduğu 09.09.2009 tarihine kadar devam ettiğinin kabulü gerektiği, gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ancak "Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 28/11/2012 tarihli protokol ile davaya konu tüm işçilik hak ve alacaklarının yapılan masraf ve avukatlık ücreti de dahil olmak üzere davacı vekili Av....'ye ödeneceğinin belirlendiği bu ödemenin davacı vekiline iki ayrı çek verilmek sureti ile yapıldığı Türkiye ... Bankasının 03/11/2014 tarihli yazı cevabı içeriğinde söz konusu çeklerin bankadan davacı vekili tarafından tahsil edildiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde ahzu kabz feragat ve sulh yetkilerinin olduğu, protokolün yapıldığı 28/11/2012 tarihinde ve çeklerin tahsil edildiği 28/11/2012, 05/12/2012 tarihlerinde vekalet ilişkisinin devam ettiği, 06/12/2012 tarihinde azil edildiği anlaşılmakla dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Karara dayanak 28/11/2012 tarihli protokolde, eldeki dava ile bir kısım başka davalara konu tüm işçilik hak ve alacaklarının, yapılan masraf ve avukatlık ücreti de dahil olmak üzere toplam bedelin davacı vekili olan Av....'ye ödeneceğinin belirlendiği, protokolü davacı vekili dışında dava dışı iki şirket adına davalının imzaladığı görülmüştür.
Mahkemece yukarıda açıklanan 28/11/2012 tarihli anlaşma protokolüne itibarla yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davacı taraf protokolden haberi olmadığını, kendisine bir ödeme yapılmadığını, bozma ilamından önce de protokolün var olduğunu, ayrıca protokolde geçen karşı tarafın şirket olup dosya davalısının sahıs olduğunu, öte yandan protokol düzenleme zamanında vekili olan avukatın sonrasında azledildiğini ve avukat hakkında güveni kötüye kullanmadan ceza davası açıldığını, ileri sürmüştür.
Mahkemece söz konusu protokolde imzası olan vekil hakkında açılan ceza davasının protokole ve davaya etkisi belirlenmelidir. Bu nedenle ceza davasının sonucu bekletici mesele yapılıp çıkan sonuç bir değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.