MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı ...'nın, davacıyı ... A.Ş. ünvanı altında 2006 yılının Ağustos ayında işe aldığını işveren ... A.Ş.' nin 2010 yılında ... ile birleşerek nihai ünvanının ...Bankası olduğunu, davalı bankanın son birleşmeden sonra ...'tan gelen tüm çalışanlarını haksız şekilde işten çıkarmaya başladığını veya istifaya zorladığını alacaklarını ödememek için çeşitli bahaneler bulduğunu, işveren tarafından istifa etmesi yönünde davacıya baskı yapılmaya başladığını çalıştığı şubelerin sürekli olarak değiştirildiğini son olarak da ... ilçesine atandığını, davacının kendisine yapılan baskılara dayanamayarak ve şehir dışında çalışmaya zorlanması sebebiyle haklı olarak iş akdini feshetmek zorunda kaldığını ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, resmi tatil ve yemek ücreti alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde değindiği iddiaları kabul etmediklerini davacının davalı bankadan ayrıldıktan sonra ... Bankasında çalışmaya başladığını bu durumda davacının terfi amacıyla işten ayrıldığının sabit olduğunu, davacının iş akdini tek taraflı olarak feshettiğini, davalı bankanın haksız sebeplerle iş akdini feshetmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdini feshinde haklı nedene dayanmadığı ancak davacının fazla mesai yaptığı, resmi tatillerde ve hafta tatillerinde çalıştığı, ancak çalışmaları karşılığı ücretinin ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar ayrı ayrı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
Somut olayda; davacı çalışma şekline dair açıklamada bulunmaksızın, hafta tatili ücreti alacaklarının son 5 yıldır ödenmediğini iddia etmiştir.
Yukarıda ayrıntılı bir biçimde belirtildiği üzere hafta tatili 7 günlük zaman dilimi içerisindeki 24 saatlik dinlenme hakkı olup, 6 gün çalışma yapılması halinde hafta tatilinde çalışmadan bahsedilemeyeceği gibi hafta tatili ücretine de hak kazanılamayacaktır.
İspat yükü üzerinde bulunan davacı, hafta tatillerinde çalıştığı iddiasını ispat için takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarına dayanmıştır.
Davacı üç tanık bildirmiş, tanıklardan ikisi haftasonu çalışmasına yönelik beyanda bulunmuş olup biri bazen hafta sonu da çalıştıklarını, diğeri Cumartesi günleri de çalıştıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına göre davacının ayda iki hafta Cumartesi günü çalıştığı kabul edilerek hafta tatili alacağı hesaplanmış olup, davacının Pazar günü çalışmasının olmadığı dosya içeriğine göre belirlenmiştir.
Bu durumda davacının Cumartesi çalışmasının yasal çalışma süresi içerisinde kabul edilip fazla mesai alacağının hesabına dahil edilmesi gerekirken hafta tatili ücreti hesabına katılması hatalı olup davacının 7 günlük zaman dilimi içerisinde Pazar günü çalışmadığı bu nedenle hafta tatili kullandığı sabit olmakla talebin reddi yerine kabulü hatalıdır.
3- Fazla çalışma ücretinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 63’üncü maddesinde çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Ancak tarafların anlaşması ile bu normal çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ilkesi benimsenmiştir. Yasanın 41 inci maddesine göre fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalar olup, 63’üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam 45 saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
İşçinin normal çalışma süresinin sözleşmelerle haftalık kırkbeş saatin altında belirlenmesi halinde, işçinin bu süreden fazla, ancak kırkbeş saate kadar olan çalışmaları “fazla sürelerle çalışma” olarak adlandırılır (İş Kanunu, Md. 41/3). Bu şekilde fazla saatlerde çalışma halinde ücret, normal çalışma saat ücretinin yüzde yirmibeş fazlasıdır.
Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, ... ile davacı arasında imzalanan 01.08.2006 tarihli iş sözleşmesinin 4. maddesinde fazla çalışma ücreti de dahil tüm çalışma ücretlerinin aylık ücrete dahil olduğu belirtilmiştir.Davacının birleşme sonucu çalışmaya başladığı... Bankasında İnsan Kaynakları Yönetmeliğini 17.02.2011 tarİhinde tebliğ almış olup söz konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. bendinde normal çalışma süresinin 40 saat olduğu ve 6. maddesinin 2. bendinde de fazla çalışma ücretlerinin aylık ücrete dahil olduğu belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta hükme esas bilirkişi raporunda davacının imzası ile kabul etmiş olduğu bu sözleşme hükümleri dikkate alınmaksızın haftanın 5 günü 09.00-19.30 arası çalışması üzerinden fazla mesai alacağı hesaplanmış olup hatalıdır.
Mahkemece davacının 6 gün çalışması dikkate alınarak Cumartesi çalışması da yasal çalışma süresine dahil edilerek sözleşme hükmü ve iç düzenlemedeki kural uyarınca fazla mesai ücretinin, ücretin içinde kararlaştırılması nedeniyle yılda 270 saat, ayda 22,5 saat ve haftada 5,2 saat fazla mesai ücretinin içinde olduğu kabul edilmeli ve buna göre davacının hesaplanacak haftalık çalışma süresinden 5,2 saat mahsup edilerek oluşması halinde fazla mesai ücreti hesaplanmalıdır. Hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy