MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 28/06/2011 tarihinden emekli olduğu tarihi kadar davalı işyerinde temizlik personeli olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle davacı işçi tarafından feshedildiğini iddia ederek, kıdem tazminatı alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili Kurum bünyesinde hizmet alımı yoluyla çalıştırılan işçilerden olduğunu, işçilerin tüm hak edişlerinin hizmet alımı yapılan firma tarafından ödendiğini, bu nedenle dava konusu talebin firmadan istenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksidin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Somut uyuşmazlıkta, işçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsis yapıldığına dair yazının işverene bildirildiği hususu davacı tarafından ispat edilemediğinden, kıdem tazminatı alacağına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken fesih tarihi olan 22/10/2013 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup bozma sebebi ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK'nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK' nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde kıdem tazminatının faiz başlangıç tarihine ilişkin "akdin fesih tarihi olan 22/10/2013" sözcükleri ile tarihin çıkarılarak yerine "dava tarihi olan 08/12/2014" sözcüklerinin ve tarihin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.