MAHKEMESİ: 1. İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 08.06.2000 tarihinde ... Ruh Sağlığı Hastanesi'nde çalışmaya başladığını, 01.05.2003 tarihinde 1475 Sayılı İş Kanunu'nun 14/4. maddesi uyarınca iş akdini feshettiğini, davacının çalıştığı süre boyunca sürekli aynı işyerinde çalıştığını ve aynı işi yaptığını, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğunu iddia ederek, kıdem tazminatı alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Bakanlık vekili, kıdem tazminatına hak kazanabilmek için işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurması ve bu yazıyı işverene bildirmesi gerektiğini, yaşlılık aylığı almak amacı ile iş akdinin feshinde kıdem tazminatı talep edebilmenin koşulunun idareye yazılı olarak başvurulması olduğunu, başvuruda bulunulduğunun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davalı şirket ve Kurumları arasında muvazaa olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının emekliliğe ilişkin şirkete bildirimde bulunmadığını, bu nedenle temerrütün oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-4857 sayılı İş Kanunu'nun 120'nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasa'nın 14'üncü maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksidin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Somut uyuşmazlıkta, işçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsis yapıldığına dair yazının işverene bildirildiği hususu davacı tarafından ispat edilemediğinden, kıdem tazminatı alacağına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, fesih tarihi olan 01/05/2013 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup bozma sebebi ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK'nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde kıdem tazminatının faiz başlangıç tarihine ilişkin "akdin feshi tarihi olan 01.05.2013" sözcükleri ile tarihinin çıkarılarak yerine "dava tarihi olan 19/08/2013" sözcüklerinin ve tarihinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden... Group İnş. Nak. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti'ye yükletilmesine, 04.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.