MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi dahili davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 1986 yılından 2012 yılına kadar davalı işyerinde (Kapatılan Köy Hizmetler Müdürlüğünde ve sonradan il özel idaresinde) işçi olarak çalıştığım. 2001 yılına kadar her yıl yenilenen geçici işçi sözleşmesi ile işe başladığı ve çalıştığını, 2001 yılında ise daimi işçi olarak kadroya geçirilerek emekli olduğu tarihe kadar bu şekilde çalıştığını, 2001 yılında kadrolu işçi statüsüne geçirilirken, aynı işyerinde geçici işçilikte geçen süreleri kıdem hesabında dikkate alınmadığını, işe yeni başlamış bir işçi gibi başlangıç, derece ve kademeden işe başlatıldığını, geçici işçi olarak işe başladığı tarihten kadrolu statüye geçtiği tarihe (2001) kadar ki hizmet süresinin hesaplanarak belirlenecek derece ve kademeye göre ödenen ve ödenmesi gereken ücretlerin tespiti ile fark ücret alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davacının karayolları 10.Bölge müdürlüğünün işçisi olduğunu, davacının 2011 yılı kasım ayında müvekkili idareden ayrıldığını, bu sebeple davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, yargı kararlarında 26.10.2000 tarihli protokol gereğince fark ücret ve buna bağlı diğer işçilik alacaklarının talep edilemeyeceği belirtildiğini, davacının müvekkili idare ile Yol-İş Sendikası arasında bu güne kadar akdedilen tüm Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre ücret ve diğer mali ve sosyal haklardan faydalandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı ... vekili, davacının 24/11/2011 tarihinde müvekkili idare bünyesinde göreve başladığını ve 14/02/2012 tarihinde kendi isteğiyle emekli olduğunu, davacı işçinin karayolları Genel Müdürlüğüne devri 6111 sayılı kanunun 166/6 maddesi hükümlerine göre gerçekleştiği, söz konusu yasa maddesine göre devralan müvekkili idarenin sorumlu olmayacağının yasal olarak düzenlenmesi nedeniyle husumetin müvekkili idareye yöneltilemeyeceğini, müvekkili idare Türkiye Yol-İş sendikası arasında imzalanan 01/03/2013 – 28/02/2015 tarihleri arasında geçerli olan 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesine konan geçici 2 ve 3. Maddelerine göre Karayolları Genel Müdürlüğüne geçen işçilerin dava açmamaları veya açılmış dava varsa bu davadan feragat etmeleri kayıt ve şartıyla intibak yapılabileceğinin belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı ... İdaresine karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, dahili davalı ... yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı dahili davalı ... vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı HMK ve yargılama hukukumuzda zorunlu dava arkadaşlığı dışında, bir kişinin dahili dava yolu ile davaya dahil edilmesi ve hakkında hüküm kurulması mümkün değildir. Sadece husumette yanılma halinde gerçek tarafa dava dilekçesi tebliğ edilir ve taraf teşkili sağlanır.
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde davalı olarak sadece ... gösterilmiş ancak mahkemece 12/03/2015 tarihli muhtıra başlıklı ihtar yazısıyla “Karayolları Genel Müdürlüğünü 2 haftalık kesin süre içerisinde davalı sıfatıyla davaya dahil edip dava dilekçesini tebliğ ettirmeniz, aksi takdirde dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verileceği hususu ihtar olunur” şeklinde davacı tarafa gönderdiği yazı üzerine, davacı tarafça 26/03/2015 tarihli dilekçeyle ... davaya dahil edilmiştir.
Ancak davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı gibi, yukarıda da belirtildiği üzere 6100 sayılı HMK'da “dahili davalı” müessesesi mevcut değildir. Bu itibarla, mahkemece, aleyhine usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmayan ve taraf sıfatı kazanmayan ... taraf kabul edilerek hakkında hüküm kurulması hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 18/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.