MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, vekalet ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalı şirket ile avukat olan davacı arasında 17/10/2012 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığını ve davacının davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ... İl Müdürlüğünde avukat olarak işe başladığını, davacının davalı adına icra takipleri başlattığını, davalar açtığını, açılmış ve başlatılmış icra takibi ve davalara vekaletname koyarak davacı adına vekalet akdine dayalı işlemler yaptığını, davalı tarafın 06/02/2014 tarihinde vekalet ilişkisini tek taraflı ve haksız olarak feshettiğini, fesih nedeniyle davacının vekalet ilişkisinin devam ettiği dönemde doğmuş vekalet ücreti alacakları ile ileride hükmedilecek yasal vekalet ücretlerinin Avukatlık Kanunun 174. maddesi gereği muaccel hale geldiğini ileri sürerek, vekalet ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının, müvekkili şirket nezdinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile aylık maktu ücret ve maktu vekâlet ücreti/prim karşılığında çalıştığını, dolayısıyla müvekkil şirketle vekâlet ilişkisi içinde olmayan davacının Avukatlık Kanunu kapsamında vekâlet ücretine de hak kazanamayacağını, davacının müvekkili şirket ile arasındaki hukuki ilişkinin vekâlet sözleşmesi değil, hizmet sözleşmesi olduğunu, davacının dava dilekçesi ile en son 6.650,00 TL ücret karşılığı çalıştığını iddia ettiğini ancak davacının, en son brüt 3.325,00 TL ücret ve brüt 3.325,00 TL vekalet ücreti/prim karşılığı çalıştığını, davacı ile müvekkil şirket arasında imzalanan 17.10.2012 tarihli hizmet sözleşmesinin 1.2. maddesi gereğince davacının, müvekkili şirket nezdinde aylık ücret ile dava ve icra takiplerinde karşı taraftan alınacak vekalet ücretlerinden ancak tutarı şirket tarafından belirlenecek ücrete hak kazanacağını, bunun dışında işverenden herhangi bir ücret talep edemeyeceğini, bu anlamda davacının, müvekkil şirket lehine doğmuş veya doğacak tüm karşı vekalet ücretlerini talep etmesinin mümkün olmadığını savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davalı işveren nezdinde belirsiz süreli iş akdi ile avukat olarak çalışan davacı, davalı adına takip ettiği dava ve icra takip dosyalarında davalı lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin tamamının Avukatlık Kanunu'na göre kendisine ödenmesi gerekirken bu ödemenin yapılmadığı iddiasıyla bu davayı açmıştır.
Mahkemece, bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına göre davacının 17/10/2012 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında, akdin fesih tarihi olan 06/02/2014 tarihinde doğmuş olan yasal vekalet ücretlerini (hukuki yardıma konu dosyalarda karşı yan aleyhine hükmedilmiş olan) talep edebileceği, bu talebinin de taraflar arasında imzalanan iş akdinin 1.2 maddesi gereği "davalı şirketce düzenlenen vekalet ücreti dağıtım usul ve esasları talimatına" göre bilirkişi raporunda hesaplandığı, davalı tarafça dosyaya sunulan imzasız ücret bordrolarının davacıya yapılan vekalet ücreti ödemelerine ilişkin olduğu iddia edilmiş ise de dosyaya sunulan bordroların imzasız olduğu ve ayrıca yapıldığı iddia olunan ödemelerin de davaya konu vekalet ücretine ilişkin olduğu hususunun davalı işveren tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 17/10/2012 tarihli belirsiz iş sözleşmesinin ücrete ilişkin 1.2. maddesinde aynen "Personel tecrübe ve mesleki birikimine uygun olarak, şirketin vereceği bütün işleri ve görevleri yapmayı kabul ve taahhüt eder. Bu hizmetleri karşılığında belirtilen aylık ücret ile dava ve icra takiplerinde karşı taraftan alınacak vekalet ücretlerinden, ödeme esas ve tutarları şirket tarafından belirlenerek ödenecek ücret dışında herhangi bir ücret talep edemez.” düzenlemesi yer almaktadır.
İş sözleşmesinde de açıkça vurgulandığı üzere davacı avukatın davalı adına takip ettiği dava ve icra takip dosyalarında davalı işverenin lehine hükmedilen ücreti vekaletin tamamı davacı işçiye ait olmayacak, bu ücretin ne kadarının davacı işçiye ödeneceğine işveren karar verecektir.
Dosyadaki bordrolar incelendiğinde davacıya her ay bordro ile ücreti ödendikten sonra ayrı bir bordro ile "seyyanen ödeme " adı altında yaklaşık 1 aylık ücrete denk gelen ikinci bir ödeme yapıldığı, davalının açıklamasına göre bu ödemenin davacının takip ettiği dosyalar bakımından hakettiği vekalet ücretlerine ilişkin olduğu, davacı işçinin "seyyanen ödeme" adı altındaki bu hakedişleri aralarındaki anlaşmaya uygun olmadığı şeklinde ihtirazi kayıt koymadan aldığı, bu açıklamalar karşısında işverenin iş akdinin 1.2. maddesindeki taktir hakkına dayanarak belirlediği miktardaki vekalet ücretini davacıya ödediği anlaşıldığından davanın reddi yerine hatalı değerlendirme ile yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 27/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.