MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 10/03/2004 tarihinde şehirlerarası kamyon şoförü olarak çalışmaya başladığı davalı işyerinde, en son aylık net 1.700,00 TL ücret aldığı, günde bir öğün yemek, ramazan bayramlarında erzak ve diğer sosyal haklardan faydalandığı, çalıştığı ücret üzerinden ...' ya bildirim yapılmaması, fazla mesailerinin ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi, işten çıkartma tehdidi altında zorla ve baskı ile ücret bordrolarının imzalatılması ve diğer nedenlerle 20/03/2013 tarihinde İK md 24/2-e uyarınca iş akdini haklı nedenle feshetmek zorunda kaldığını, davacının çalıştığı süre boyunca her gün sabah 08.00 de işbaşı yaptığını, verilen talimatlar doğrultusunda önce malları almak üzere Borusa-Borçelik' in ilgili fabrikasına gittiğini, buradan aldığı malları, Türkiye' nin herhangi il ya da illerine pazarlandıysa teslim etmek üzere oraya götürdüğünü, oradan da telefonla yönlendirilmek suretiyle yine mal almaya bir başka ile geçtiğini, bu şekilde tam bir haftayı araba üzerinde, evine dönmeden ve seferler arasında dinlenmeyi de arabada yapmak suretiyle geçirdiğini, çalıştığı süre boyunca her ay 3 hafta Pazar günleri de çalıştığını, sadece ayda bir Pazar günü tatil yaptığını, dini ve milli bayramlar ile hafta tatili ve genel tatil günlerinde de diğer günler gibi çalışmasına ve fazla mesai yapmasına rağmen bu günlere ilişkin ücret alacaklarının ödenmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili,davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının... Sosyal Güvenlik Merkezinden aldığı "kıdem tazminatına esas yazı" konulu 13/03/2013 tarih ve 4.537.140 sayılı yazı ile işyerine başvurduğu ve 1475 Sayılı Yasanın 14.Maddesinde istinaden kıdem tazminatını alarak işyerinden kendi isteği ile ayrılmak istediğini bildirdiğini, bunun üzerinde davalı tarafından usul ve yasaya uygun olarak, davacının sigortadan çıkışı yapıldığı ve hesap edilen yasal haklarının 28/03/2013 tarihinde davacıya ait İş Bankası...... Şubesi 789678 nolu hesabına ödendiği, davacının en son ücretinin 1.500,00 TL olduğu, yasal çalışma süreleri içerisinde çalıştığı, şayet fazla mesai yapmış ise bunun maaş bordrosuna yansıtılarak kendisine ödendiğini, davacının şoför olarak günlük araç kullanma saatlerinden fazla araç kullanmasının yasal olarak mümkün olmadığını, aynı zamanda Yerleşik Yargıtay kararları gereğince işyeri dışında şoför olarak amirsiz çalıştığından kendi çalışma saatlerini kendisi belirlediğinden fazla mesai alacağına hak kazanamayacağını, yıllık izinlerini kullandığı, kullanamadığı günlerin ücretinin ise, işten çıkışında banka havalesi ile kendisine ödendiğini, işyerinde hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığı, zaruri hallerde çalışma yapılmış ise bu hususun bordroya yansıtılarak davacıya ödendiğini, davacının İK 17.maddesinde düzenlenen sürelere riayet etmeksizin işyerinden ayrıldığını belirten madde gereğince davacı bildirim şartına uymadığından, davalıya bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, bu husustaki yasal haklarını saklı tuttuklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmaya ilişkin ispat külfeti altında olan davacının talep ettiği döneme ilişkin fazla mesai çalışma ücretini, tanık deliline dayanarak ispat etmek istemesi halinde ancak bu dönemde aynı işyerinde çalışan tanık anlatımları ile ispat külfetini gerçekleştirebileceğinin kabulü gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı, dava dilekçesinde haftanın 7günü sabah 8.00 ‘de iş başı yaptığını şehirler arası mal taşıdığını ,eve dönmeden çalıştığını iddia ederek fazla mesai ücreti talep etmiş, dinlenen tanıklardan ise davacının çalışma saatleri belirlenmemiştir.
Mahkemece alınan 21.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda, tanık beyanlarından davacının çalışma saatlerinin tespitinin mümkün olmadığını,Yargıtayın yerleşik içtihatları doğrultusunda 3 saattin üzerinde fazla mesai yapılmayacağının kabul edildiğini belirterek haftalık 18 saat çalışma esası üzerinden hesaplama yapılmıştır. Oysa Dairemizin haftalık fazla çalışmanın en fazla 18 saat olacağına dair bir içtihadı bulunmamaktadır. Bu sebeplerle farazi fazla mesai hesabı hatalıdır.
3-Davalı işverenin yıllık izin ücret alacağına yönelik yaptığı 371,89 TL. fazla ödemede mahkemece değerlendirilmemiştir.
Mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy