MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı Talebinin Özeti:
Davacı vekili, iş bu davadan önce davalıya karşı kıdem ve ihbar tazminatı ile izin ücreti alacaklarının tahsili için dava açtığını, o davada aldırılan bilirkişi raporunda isabetli olarak davacının davalı işyerinde 7 yıl 1 ay 5 gün süre ile ve aylık 3.033,98 TL maaşla çalıştığının tespit edildiğini, bilirkişi tarafından 21.532,25 TL kıdem tazminatı hesaplanması gerekirken hatalı bir şekilde 6.552,08 TL kıdem tazminatının hesaplandığını, o davada ıslah dilekçesinde bilirkişinin yaptığı hata sehven farkedilmeden alacağın 6.552,08 TL olarak ıslah edildiğini, bir davada bir kez ıslah yapılır kuralı gereğince o davada başkaca ıslah yapamadığını, mahkemece 6.552,08 TL kıdem tazminatının hüküm altına alındığını, kararda fazla ilişkin hakların saklı tutulduğunu, dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tuttuğunu ileri sürerek ve fazlaya dair haklarının saklı tutulduğunu belirterek, 100,00 TL kıdem tazminatı alacağının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, talep edilen alacağın davanın açıldığı anda hesaplanabilir ve belirlenebilir olduğu, davacının bu alacağı belirsiz alacak davası yoluyla talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2015 tarihli 2015/15830 E. 2015/21951 K. sayılı ilamı ile özetle;
" ...Somut olayda, mahkemece talep edilen alacağın dava açıldığı anda belirlenebilir olduğu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı yönündeki tespitler isabetli ise de bu durumda mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan (dava şartı noksanlığından) usulden reddine karar verilebilmesi için, 6100 sayılı HMK'nun 115 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafa dava şartı eksikliğini gidermesi için bir başka ifadeyle belirsiz olan alacaklarını belirli hale getirebilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Dava şartı olan hukuki yarar, tamamlanabilir dava şartlarındandır. Mahkemece davacı vekiline bu şekilde bir kesin süre verilmeden davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, kıdem tazminatı talebinin davacı tarafından bozma ilamından sonra 03/12/2015 harç tarihli ıslah dilekçesi ile ıslah edildiği ve mahkemece ıslahla artırılan miktar dikkate alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece Dairemizin 17/06/2015 tarihli bozma kararından sonra 03/12/2015 tarihinde yapılan ıslaha değer verilerek karar verilmesi HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 16/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy