MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar avukatları tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 03/11/2006-27/02/2014 tarihleri arasında güvenlik elemanı olarak davalı işveren yanında çalıştığını, davacının davalı işverenlikte taşeron firma bünyesinde çalıştığını, taşeron firmalar değişse bile aynı işyerinde aynı işi yaptığını, en son davalı alt işveren .... bünyesinde diğer davalı işyerinde çalıştığını, iş akdinin davalı alt işveren ... Özel Güvenlik Hizmetleri şirketi tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ...Ş. vekili, davanın haksız açıldığını savunarak reddini istemiştir.
Davalı ... Özel Güvenik Hizmetleri ve Eğitim San. Tiç. A.Ş. vekili, davanın haksız açıldığını savunarak reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin haklı nedenle ve tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiği hususunda ispat yükünün davalı işverenlere ait olduğu, mahkememizde oluşan kanaate göre feshin haklı nedene dayandığı hususunda ispat yükünün davalı işverenler tarafından yerine getirilemediği, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatillerde mesai yaptığının sabit olduğu, bu alacak kalemlerinin ödendiğinin ispat yükünün davalı işverene ait olduğu, ancak bu hususun davalı işverenler tarafından yazılı belge ve kayıtla ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesinde, davacının bir ay gece vardiyasında 18.00-08.00 saatleri arasında, bir ay da gündüz vardiyasında 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı iddia edilerek fazla mesai ücreti talep edilmesine karşın, Mahkemece davacının 08.00-20.00 ve 20.00-08.00 saatleri arasında çalıştığı kabulü ile hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla karar verilmesi 6100 sayılı HMK'nın 25. maddesindeki maddi vakıa ile bağlılık ve aynı Yasa’nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırıdır.
3-Dava dilekçesinde, davacının çalışma nöbeti hafta sonuna denk geldiğinde aynı şekilde çalıştığı iddia edilerek fazla mesai ücreti talep edilmiş, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, davacının tüm çalışma döneminde haftanın 7 günü çalıştığı kabul edilerek fazla mesai alacağı hesaplanmıştır.
Mahkemece yapılacak iş; dava dilekçesindeki nöbet iddiası konusunda davacı asili isticvap ederek davacıya ayda kaç kez nöbet tuttuğunu (haftada 7 gün çalıştığını) açıklatmak, gerekirse tanıkları yeniden dinleyerek davacının ayda kaç kez nöbet çalışması yaptığını tespit etmek ve buna göre haftalık fazla mesai ücretini yeniden hesaplatarak bir karar vermektir.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.