MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davalı işyerinde taksi rehberi olarak çalıştığını, aylık ücretinin asgari ücretten gösterildiğini, davalı işyerine 01/06/2010 tarihinde girdiğini, haklı sebep olmaksızın 08/10/2012 tarihinde ansızın işine son verildiğini, davalı işyerinden ayrılırken kanuni haklarının ödenmediğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının, müvekkiline ait işyerinde mevsimlik işçi olarak çalıştığını, sigorta primlerinin de buna göre düzenli olarak yatırıldığını, son olarak 15/09/2012 tarihinde mevsim bitimi nedeni ile iş akdinin askıya alındığını, davacının ilk olarak 05/04/2011 tarihinde müvekkiline ait işyerinde işe başladığını, davacının iş akdinin halen askıda olduğunu, müvekkilinin davacıyı gelecek sezon işe almayacağını bildirmediğini, bu nedenle mevsimlik işçi olarak çalışan ve mevsim bitiminde iş akdi askıya alınan davacının kıdem ve ihbar tazminatı haklarının doğmadığını, davacının çalıştığı yıllar itibarı ile fazla çalışma yapmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesi ile toplam 5 kalem alacak için 2.800,00 TL talep etmekle birlikte, bunun 1.860,00 TL’sinin ihbar tazminatı için olduğunu, kalan 940,00 TL’sinin ise ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ve genel tatil ücretleri için olduğunu açıklamıştır. 940,00 TL’nin ne kadarının hangi alacak için olduğunu açıklamamıştır.
Öncelikle dava dilekçesindeki yazım şeklinden ve sonraki anlatımlardan 1.860,00 TL’nin kıdem tazminatı için talep edildiği, bunun ihbar tazminatı olarak yazılmasının maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan talep edilen 940 TL bakımından, bu miktarın hangi alacak için ne kadar talep edildiği yönünde bir açıklama olmayıp, 2.800,00 TL için yapılan açıklamanın 940,00 TL için olan belirsizliği ortadan kaldırmadığı da gözetilerek, mahkemece 940,00 TL’nin 4 kalem alacak için eşit şekilde paylaştırılması yoluna gidilmelidir.
Sonuç olarak, dava dilekçesi ile istenen 2.800,00 TL’nin, 1.860,00 TL’sinin kıdem tazminatı için istendiği, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ve genel tatil ücretleri için ise, ayrı ayrı 235,00 ‘er TL talep edildiği kabul edilerek, sonraki tüm işlemlerin buna göre yapılması gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
3-Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.4857 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, mevsimlik işlerde yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümler uygulanamaz. Bir başka anlatımla, mevsimlik işçi İş Kanununun yıllık ücretli izin hükümlerine dayanarak, yıllık ücretli izin kullanma veya buna dayanarak ücret alacağı isteminde bulunamaz. Bu nedenle davacının, yıllık izin ücreti talep hakkı bulunmadığı gözetilerek buna ilişkin talebin reddi yerine, kabulü isabetsizdir
4-Davacı hem fazla mesai yaptığını, hem de genel tatil günlerinde çalıştığını tanık delili ile ispatlamıştır. Bu durum dikkate alınarak, bu alacaklardan makul bir oranda karineye dayalı takdiri indirime gidilmesi gerekirken, takdiri indirim yapılmadan fazla mesai ve genel tatil ücretlerinin hüküm altına alınması da ayrı bir bozma sebebidir.
5-Fazla mesai, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının, hükme esas alınan bilirkişi raporunda brüt olarak hesaplanmasına rağmen, brüt miktarların net denilerek hüküm altına alınması da isabetsizdir.
6-Açılan dava belirsiz alacak davası türlerinden kısmi eda, külli tespit davası niteliğinde olduğundan, buna göre kıdem tazminatı dışındaki alacaklar bakımından faiz başlangıcının, dava dilekçesi ile istenen miktar bakımından dava tarihi, talep arttırımı ile artırılan miktarlar bakımından ise, talep arttırımı tarihi olarak belirlenmesi gerekirken, alacakların tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi de hatalı olup, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.