MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalılara ait işyerinde 25/05/2006 ila 13/06/2014 tarihleri arasında çalıştığını, evlenme nedeniyle iş akdini feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve 13 günlük ücret alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili; davacının işçisi olmadığını, davacının işten ayrılmadan önce en son diğer davalı ortaklık bünyesinde çalıştığını, idare ile davacı arasında akdedilmiş bir hizmet sözleşmesinin bulunmadığını, idareye husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Hizmet ... Ltd. Şti. vekili ; davacının belirli süreli hizmet sözleşmesi ile davalı şirket bünyesinde çalıştığını, bunun dışındaki çalışmalarının şirket bünyesinde bulunmadığından bu konuda ki sorumluluğu kabul etmediklerini, davacının evlenmesinden dolayı çekmiş olduğu ihtarname ile iş akdini sonlandırdığını, feshin kurallara uymadığını, ihbar öneline uyulmadığını, davacının bütün izinlerini tam ve eksiksiz kullandığını, çalışmalarına ilişkin tüm ücret, sosyal hak ve vs. alacakların tam ve eksiksiz olarak ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının evlilik sebebiyle süresinde iş sözleşmesini haklı feshettiği, bakiye yıllık izin ücret alacağı olduğu ve 13 günlük ücret alacağının ödendiği davalılarca ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı ... vekili ve davalı ... Hizmet ... Ltd. Şti. Vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2003 tarih, 2003/12-574-564 sayılı kararında vurgulandığı üzere ortak girişim iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri bir ortaklık türü olup, bu ortaklığın tek başına tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Ortak girişimin tüzel kişiliği olmadığından ve dava dilekçesinde her iki şirketin gösterilmesi ve dava dilekçesinin ortak girişimi oluşturan her iki şirkete ayrı ayrı tebliğ edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması, kararın da ortak girişimi oluşturan şirketler hakkında kurulması gerekir. Kararın tek başına ortak girişim hakkında verilmesi olanağı yoktur.
Dosya içeriğine göre davacı işçi dava dilekçesinde 2. davalı olarak “ ... Hizmet ... Ltd. Şti...Hizmetler İnş...Şti.” göstermiş olup davacının ...’ya bildirilen işe giriş ve işten çıkış bildirgelerinde de işveren bilgileri “... Hizm. ... Ltd.Şti.-... Ort.” olarak belirtilmiştir.
Dava dilekçesi adi ortaklık adına tebliğ edilmiş, adi ortaklığı oluşturan şirketlere ayrı ayrı tebliğ edilmemiş, davaya sadece ... Hizm. ... Ltd.Şti. Vekili vekaletname sunarak cevap vermiş, ortaklığın diğer şirketi olan ... adına bir işlem yapılmamış olup taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılıp, karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece dava dilekçesi ortak girişimi oluşturan şirketlere ayrı ayrı tebliğ edilmeli, taraf teşkili sağlanmalı, vekillerle ilgili vekaletname veya tevkil belgeleri tamamlatılmalı ve hükümde ortak girişimi oluşturan şirketler ayrı ayrı gösterilmelidir. Taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde tüzel kişiliği olmayan ortak girişim hakkında hüküm kurulması hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11/09/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.