MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından verilen 12.05.2014 tarihli dava dilekçesi ile müvekkilinin 01.06.2004 tarihinde davalı yanında çalışmaya başladığını, müvekkilinin fazla mesai ücretleri, resmi tatil çalışması ücretlerinin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından haklı olarak 07.05.2014 tarihinde iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti resmi ve ulusal bayram tatili ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; ... kayıtları, toplanan delillerin değerlendirilmesinde; davacının 18.06.2008 ile 07.05.2014 tarihleri aralığında aylık olarak asgari ücret karşılığı davalı yanında çalıştığı, iş akdinin haklı nedenle davacı tarafından sonlandırıldığı, davacının fazla çalışma ve genel tatil çalışmaları tanık anlatımları ile belirlendiği, celp edilen işten ayrılış bildirgelerinin örneği ve davalı vekilince süresinde verilmeyen cevap dilekçesinde fesih için bir birinden farklı ve çelişkili sebepler sayması dikkate alındığında davalı iş akdinin tazminatı gerektirmeyecek şekilde sonlandığını kanıtlayamadığı, cevap dilekçesi süresinde olmadığı için davalı delillerine inkar çerçevesinde itibar edildiği ve cevap dilekçesinin ıslahının kabul edilmediği, yine davalı davacının haklarının ödendiğini, davacıda çalışma süresine yönelik iddiasını kanıtlayamadığından, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davalıya dava dilekçesi 29.05.2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı vekili cevap süresi içerisinde 12.06.2014 tarihinde cevap için HMK'nın 127. maddesine istinaden ek süre talep etmiş, ek süre talebi mahkemece uygun görülerek 12.06.2014 tarihinde davalıya (2 haftalık) ek süre verilmiş, ancak bu karar HMK'nın 127. maddesinde emredici hükme rağmen davalıya tebliğ edilmemiştir. Davalı tebliğ edilmeyen süre uzatım kararını haricen 01.07.2014 tarihinde öğrendiğini belirtilerek 04.07.2014 tarihinde cevap dilekçesini sunmuş bilahare 11.05.2015 tarihli dilekçesi ile cevabı ıslah etmiştir.
Öncelikle süre uzatıma ilişkin karar davalıya tebliğ edilmediğinden mahkemenin cevap dilekçesinin yasal süresi içinde verilmediği şeklindeki kabulü yerinde değildir.
Cevap dilekçesinin süresinde verildiği kabul edilmelidir.
Diğer taraftan süresinde verilen cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların cevap dilekçesinin ıslah yoluyla ileri sürülmesi de mümkündür.
Açıklanan nedenlerle davacının davaya cevap dilekçesi ile cevap dilekçesini ıslaha yönelik dilekçisinin hukuken geçerli ve süresinde olduğu kabul edilerek davalının tüm delilleri toplandıktan sonra karar verilmesi gerekirken cevap dilekçesinin süresinde olmadığı ve süresinde olmayan cevabın ıslahının da olmayacağı şeklindeki kabul hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre esasa ilişkin itirazların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.