MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 28/10/2008-19/03/2013 tarihleri arasında primler hariç asgari ücret ile çalıştığını, primler eklenince yaklaşık 1.350,00 TL para kazandığını, primlerin yarısının maaş olarak bordrolarına yansıtıldığını, geri kalan kısmının ise bütün işçilere elden ödendiğini, davacının 07.30-19.00-23.00 arası çalıştığını, davalı işverenin davacıyı herhangi bir ihtarda bulunmadan iş akdini haksız olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatları ile ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirkette 01/09/2009-10/03/2013 tarihleri arasında çalıştığını, davacının tam çalışmalarının sigortaya bildirildiğini, kesinlikle sigortasız çalışmasının bulunmadığını, davacının asgari ücretle çalıştığını, davacı dahil tüm çalışanların ücretlerinin bordro düzenlenerek ve imzaları alınarak yasa gereği bankaya ödendiğini, davacının yaptığı suistimaller için yazılı ve sözle uyarıldığını, davacının göreve gitmesi gerekirken göreve çıkmadığını ve tutanak tutulduğunu, yazılı ve sözle savunmasının istenildiği ve buna dair hiç bir gerekçe gösterilmediğini ve davacının iş akdinin feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kıdem ve ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını ödemeyi gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispatı işverende olup bu konuda davalı yanın iddialarını ispatlar nitelikte delil sunamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla ... alacağı olup olmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla ... yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla ... alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla ... olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla ... ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla ... yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla ... alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla ... ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla ... yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili 09.03.2015 havale tarihli dilekçesinin ekinde 30.10.2008-31.08.2009 tarihleri arasına ilişkin davacıya ait ücret bordrolarını sunmuştur. Bordroların bir kısmı imzalı bir kısmı ise imzasız olup, bazı bordrolarda fazla mesai tahakkuku bulunduğu anlaşılmıştır. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre fazla mesai alacağı, ihtirazi kayıtsız fazla mesai ücreti ödenen aylar için hesaplanamaz. İmzalı ücret bordrolarında fazla mesai tahakkuku bulunan aylar ile imzasız olup fazla mesai tahakkuklarını da içeren ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapıldığı anlaşılan ayların fazla mesai alacak hesabından dışlanması gerekirken, söz konusu ücret bordroları dikkate alınmadan yapılan hesaba itibarla hüküm kurulması hatalıdır.
3-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hak edilen kıdem tazminatı brüt 5.402,23 TL, ihbar tazminatı ise brüt 2.353,40 TL olarak hesaplanmasına karşın, Mahkemece hak edilenden fazla şekilde brüt 5.600,80 TL kıdem tazminatı ile brüt 2.611,50 TL ihbar tazminatının hüküm altına alınması isabetsizdir.
4-Mahkemece davacının yıllık izin ücreti talebi hakkında hüküm fıkrasında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi HMK’nın 297. maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.