MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının market işyerinde 16/07/2004 tarihinde işe başladığını, kesintisiz olarak çalıştığını, iş akdine davalı tarafça 06/05/2010 tarihinde son verildiğini, davalı tarafından fesih ihbarnamesi keşide edildiğini ve keşide edilen ihtarnamede, iş akdinin zimmete para geçirme nedeniyle feshedildiğinin bildirildiğini, davalının müvekkilinin işçilik alacaklarını ödememek için işten çıkarmaya gerekçe hazırlamak için müvekkil hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin açılan ceza davasında beraat ettiğini ve kararın kesinleştiğini, beraat kararı verilmesi üzerine iş sözleşmesinin feshine konu olan gerekçenin de ortadan kalktığını ve iş sözleşmesinin haksız feshedildiğinin ortaya çıktığını, davalının tavuk, piliç ve piliç ürünleri üretip satan bir firma olduğunu, ...'da marketi bulunduğunu, markette müvekkilinden başka çalışanın da bulunmadığını, işyerinin temizliğini, sabahları malların teslim alınmasını, satılan malların ücretlerinin tahsili, gün sonu raporlarının alınmasına kadar yapılması gereken ne varsa hepsini yapmak zorunda kaldığını, çalışmasına sabahları 05:00 - 06:00 arasında gelen ürünleri teslim alarak başladığını, akşam temizlik bitimi olan saat 19:00 - 20:00'da bitirdiğini, müvekkilinin 37 günlük çalışmasının karşılığı olan ücretin de kendisine ödenmediğini, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının da ödenmediğini, müvekkilinin çalışmaya başladığı ilk yıllarda kısa süreli yıllık ücretli izin kullanmadığını, bunun karşılığı herhangi bir bedelde ödenmediğini iddia ederek, ücret alacağı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı ve fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 16/07/2004 tarihinde davalı yanında işe başladığını, davalı şirketin Pos sistem ve Cobol sistem isimli sistemler ile ürünlerin satışlarını gerçekleştirdiğini, davacının çalışmakta olduğu markette yapılan denetim sonucu tutarsızlıklar tespit edildiğini, Pos sistemi ile Cobol sistemi arasında yapılan karşılaştırmalar sonucunda ürün bazında ciddi farklılıklar olduğunu, pahalı ürünlerin ucuz barkottan düşülerek aradaki 514,98 TL farkın davacının zimmete geçirdiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine ... 31. Noterliği 06/05/2010 tarih ve 19431 yevmiye nolu fesih ihbarnamesi ile davacının haklı nedenlerle işten çıkarıldığını, savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu ve ceza davası açıldığı, ceza davasında delil yetersizliğinden davacının beraat ettiğini, müvekkil şirketin Türkiye' nin pek çok şehrinde fabrikaları, kesimhaneleri ve marketleri olan uluslar arası alanda faaliyette bulunan ticari itibara önem veren bir işletme olduğunu, fazla çalışma yapılması için yazılı bir talimatın olması gerektiğini, çalışanların kendi kararları ile talimat gelmeden fazla çalışma yapmalarının mümkün olmadığını, davacının yıllık izinlerini kullandığını, kullanmadığı 7 günlük izin ücretinin de davacının son bordrosuna yansıtıldığını, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut olayda bilirkişi davacı imzası taşıyan ve fazla mesai tahakkuku bulunan ayların fazla mesai hesabında dışlanacağını açıkladığı halde hesap raporunun incelenmesinden dışlama işleminin yapılmadığı izlenimi edinilmektedir. Fazla mesai tahakkuku bulunan imzalı bordroların dikkate alınarak ilgili ayların fazla mesai hesabında dışlanıp dışlanmadığının açıklığa kavuşturulması, dışlanmamış ise dışlanması için denetime elverişli rapor alınarak sonuca gidilmelidir.
3-Davacıya son ay bordrosu ile izin ücreti tahakkuk ettirilmiştir.
Söz konusu tahakkukun davacı hesabına nakledilip edilmediği hususu araştırılıp, yatırıldığı anlaşılırsa hesaplanan izin ücreti alacağından mahsubu gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.