MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 22/04/2000-18/04/2013 tarihleri arasında davalı Üniversitede bünyesinde taşeron şirketler üzerinden çalıştığını, davacının iş akdinin 18/04/2013 tarihinde emeklilik sebebi ile sonlandığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacının kıdem tazminatından sorumlu olmadığını, açılan davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, davacının 05/04/2005-16/03/2010 tarihleri arasında üniversite bünyesinde hizmet alımı yapılan şirketlerin işçisi olarak çalıştığını ve davacının 16/03/2010 tarihinde işyerinden istifa ederek ayrıldığını bundan dolayı kıdem tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını, davacının 45 saati aşmayacak şekilde çalıştırıldığını ve yıllık izinlerini kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Tic. Ltd. Şti vekili, davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının kendi şirketlerinde belirli süreli iş akdi çalıştığının ve işbu davada kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, kendilerinin davacının kıdem tazminatından sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 19/04/2013 tarihinde emeklilik başvurusu yaptığı ve emekli olduğu, davacı işçinin 18/04/2013 tarihinde emeklilik sebebi ile iş akdini sonlandırdığı, davacının kıdem tazminatı talep etme hakkının doğduğu, yıllık ücretli izin alacağı yönünden hak edilen toplam yıllık izin gün sayısının 206 gün olduğu, davalılar resmi belgeler ile sadece 28 günlük yıllık izin gün sayısının davacıya kullandırıldığını ispat edebildiği, davacının hak edip de kullanmadığı yıllık izin gün sayısı 206-28=178 gün olduğu, davacı son brüt asgari ücret olan 978,60 TL üzerinden yıllık ücretli izin alacağının hesaplanacağı, Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti alacağı yönünden davalılar tarafından dosyaya puantaj kayıtları, mesai cetvelleri yada kart okuma dökümanları gibi davacının çalışma saatlerini gösterir hiçbir yazılı belge ibraz edilmediği, davalı şirket ve davalı Üniversite tarafından dosyaya sunulan ücret bordrolarının incelenmesinde bordrolarda davacı lehine tahakkuk eden bir Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti ödemesi de görünmediği, dinlenen somut tanık beyanlarına göre hesap edilen Ulusal Bayram ve Genel Tatil ücreti günlerinde nöbetçi olan işçinin çalıştığı, genel tatillerde çalışmanın devam ettiği ve dini bayramlarda ise 2 gün çalışıldığı, davacı tarafın fazla çalışma alacağını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece karar gerekçesinde, “... hak edilen toplam yıllık izin gün sayısının 206 gün olduğu, davalılar resmi belgeler ile sadece 28 günlük yıllık izin gün sayısının davacıya kullandırıldığını ispat edebildiği, davacının hak edip de kullanmadığı yıllık izin gün sayısı 206-28=178 gün olduğu, davacı son brüt asgari ücret olan 978,60 TL üzerinden yıllık ücretli izin alacağının hesaplanacağı...” şeklinde açıklama yapılmasına karşın, hüküm fıkrasında yıllık izin ücreti talebinin reddine karar verilerek gerekçe hüküm çelişkisine neden olunması HMK’nın 298/2. maddesine aykırıdır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının hak edip de kullandırılmayan 178 günlük yıllık izin ücreti alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacının şikayeti sonucunda ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından davacıya hitaben yazılan 13.08.2013 tarihli yazıda, davacının tüm yıllık izinlerini kullandığının tespit edildiği belirtilmiş, ancak ilgili yazıda bu sonuca nasıl varıldığı açıklanmamış, Mahkemece de söz konusu şikayet dosyası temin edilmeden karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının şikayeti sonrası hazırlanan teftiş raporu ve ekleri getirtilip, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının yıllık izin ücreti talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3-Davalı Üniversite’nin 2547 sayılı Yasanın 56. maddesi yollamasıyla Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olması karşısında, Mahkemece hüküm fıkrasının 6. bendinde yargılama giderlerine harç giderlerinin eklenip eklenmediğinin denetime elverişli şekilde açıklanmaması HMK’nın 297. ve 332. maddelerine aykırıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.