MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalının, müvekkiline ait işyerinde şoför olarak çalışmakta iken, yine müvekkiline ait... plaka nolu vinci hatalı kullanması sonucu üçüncü kişiye ve aracına zarar verdiğini ve olay akabinde olay mahallini terk ettiğini, hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/190 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, suçtan zarar gören için, müvekkili şirketin uzlaşma yönünde yetkilisini göndererek suçtan zarar görenler ile 38.000,00 TL. karşılığında anlaştıklarını, ilgili meblağın taksitler halinde müvekkili şirket tarafından istihdam eden olarak ödendiğini, olay akabinde zarar görenlere ait ... plakalı aracın tamamen hurdaya çıktığını, ayrıca sürücüsünün bir parmağının koptuğunun ve diğerinin hasar gördüğünün mevcut rapor ve tutanaklardan anlaşıldığını, bu denli ağır zarar karşılığında sadece 38.000,00 TL. üzerinden istihdam eden olarak yapılan anlaşmanın bir yerde davalıya tanınmış bir imkan olduğunu, davalının bu borcunu ödemediği gibi, işten ayrıldığında tazminatından kesilmesini belirtmiş ise de, işten ayrılıp, tazminatlarını ... 4. İş Mahkemesi'nin 2010/423 Esas sayılı dosyası ile talep ettiğinden müvekkili şirketin alacağının tahsili için işbu davanın açılmasının zaruri olduğunu ileri sürerek, 38.000,00 TL. alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; uyuşmazlığın çözümü ile ilgili iş mahkemelerinin görevsiz olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ödeme yapılmış olsa bile bu ödeme ile ilgili müvekkiline bilgi verilmediğini, trafik kazası ile ilgili ceza yargılamasının ... Asliye Ceza Mahkemesinde 2009/190 Esas dosyası ile derdest olduğunu, müvekkiline kusur izafe edilmeden, müvekkilinin rızası alınmadan üçüncü şahsa yapılan ödeme dolayısıyla müvekkiline rücunun kanuni dayanağının olmadığını, davacının tamamen kötü niyetli olduğunu, davacının müvekkilinin işçilik alacakları için ... 4. İş Mahkemesi'nin 2010/423 Esas sayılı dosyası ile dava açıldıktan sonra misilleme olarak bu davanın ikame edildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, "...Davaya konu kaza 11.08.2008 tarihinde meydana gelmiş olup, taraflar arasındaki protokolün tarihi ise 07.11.2008'dir. Dolayısıyla davacı işverenin öğrenme tarihi de bu tarihtir. Kaza tarihinde yürürlükte olan Borçlar Kanunu 60. maddede belirtilen haksız fiil zamanaşımına tabi olup, dava zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığından dava zamanaşımı nedeni ile reddedilmiştir.
Öte yandan davanın zamanaşımına uğramadığı düşünülse dahi, davacı şirketin 07.11.2008 tarihli protokol gereği Şubat 2009-Ağustos 2009 döneminde yedi taksit halinde toplam 38.000,00 TL. ödediğini iddia ettiği, kazada zarar gören ... 09.09.2009 tarihli ceza dava dosyasındaki beyanında, "herhangi bir şekilde maddi zararım karşılanmamıştır. " şeklinde beyanda bulunduğu, davacı tarafa karşı, davalının işçilik alacaklarından bahisle ... 4. İş Mahkemesinde 2010/423 E. sayılı dosyası ile dava açtığı ve davanın kısmen kabulune karar verildiği, meydana gelen trafik kazasından sonra davalı işçinin davacıya ait işyerinde 16 ay daha çalıştığı, davacı şirketin ödemiş olduğunu belirttiği zararı, ... Anonim Şirketinin 10656332 nolu ZMSS poliçesi ile karşıladığı ve davacının davayı açmakta hiçbir hukuki yararınında bulunmadığı..." gerekçeleri ile davanın reddine hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının da karıştığı maddi hasarlı ve yaralamalı kaza sonucu davacı şirketin zarar görene ödediği meblağ yönünden davalının hukuki sorumluluğuna ilişkindir.
... Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/190 Esas, 2011/142 Karar sayılı dosyası içeriğine göre, davalının, davacı şirkette şoför olarak çalışmakta iken, şirkete ait ... plaka nolu vinç ile 11/08/2008 günü hatalı sollama yaparak ...’in bulunduğu şeride girdiği ve durmayarak ...’in kullandığı... plakalı aracın sol tarafına çarptığı, ...’in aracının takla atarak yoldan geçen ... plaklı kamyonete çarptığı, davalının ise durmayarak olay yerinden uzaklaştığı, bilirkişi raporuna göre... plakalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada tamamen kusursuz olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, ... plakalı vinç sürücüsü davalının meydana gelen kazada tamamen kusurlu olduğu, ...’in dosya arasında bulunan adli tıp raporuna göre olay nedeniyle yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte organlarından birinin sürekli zayıflamasına, bir diğerinin ise işlevinin yitirilmesine sebebiyet verecek nitelikte olduğu, yapılan yargılama sonunda davalı ...'un alt sınırdan uzaklaşılarak netice olarak 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık tarafından katılanın kaza nedeniyle doğan maddi zararları karşılanmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ve sanığın yargılama sürecinde tespit edilebilir bir pişmanlığının bulunmaması, kusur durumu, olaydan sonra olay yerinden kaçması ve görevliler tarafından yakalanması değerlendirilerek sanığa verilen hapis cezasının tedbirlerden birine çevrilmesine ve ertelenmesine takdiren yer olmadığına şeklinde karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/1262 Esas, 2013/22922 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kazaya karışan vincin sahibi ve davalının işvereni şirket ile... plakalı araç sürücüsü ... ile... plakalı araç maliki ... arasında 07/11/2008 tarihinde bir protokol düzenlenmiş, protokol içeriğinde aynen " ... Anonim Türk Sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine istinaden İbrahim ve ...'e poliçe limitlerine göre ödenecek olan 125.000,00 + 12.500,00 =137.500,00 TL.ye ilaveten ... plakalı araç sahibi olan ... Otopark Kurtarmacılık Nak. Oto. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından aşağıdaki tarihlerde toplam 38.000,00 TL. ödenecektir." hususları yer almış ve dosyamız içerisinde bulunan ve protokoldeki taksitlere uygun düzenlendiği anlaşılan alacaklısı ... olan bono içeriklerine göre davacı şirketin 38.000,00 TL. ödeme yaptığı görülmüştür.
Öncelikle, mahkemece davanın zamanaşımına uğradığı belirtildikten sonra esas incelemesi de yapılarak, davanın hem zamanaşımı yönünden hem de esasa ilişkin bir takım değerlendirmelerle reddine karar verilmesi doğru değildir.
Diğer yandan, bu davanın konusunun davacı işveren ile davalı işçi arasında iş sözleşmesine dayalı rücu davası olduğu dosyadaki bilgi ve belgeler ile sabittir. Mahkemece 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi gereğince sözleşmelere uygulanan genel zamanaşımı süresi olan on yıllık zamanaşımı süresinin olaya uygulanması gerekirken haksız fiile ilişkin bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın reddi hatalıdır.
Mahkemece dosyanın esasına ilişkin yapılan değerlendirmeler yönünden ise, kazada zarar gören ...'in ceza dava dosyasındaki "herhangi bir şekilde maddi zararım karşılanmamıştır." şeklindeki beyanının o dosyanın taraflarını, yani dosya sanığı davalı ...'u ilgilendirdiği, davacı şirketin dosyanın tarafı olmadığı, dolayısıyla bu beyanın o dosya ile bağlantılı bir açıklama olarak kabul edilmesi gerektiği, davalının kazadan sonra şirkette çalışmaya devam etmesinin rücu davasına engel teşkil etmediği, davacı işveren ile zarar görenler arasında yapılan protokolde ödemenin sigortanın ödeyeceği meblağın dışında bir ödeme olarak kararlaştırılması karşısında, zararın ... Anonim Şirketinin 10656332 nolu ZMSS poliçesi ile karşılandığı şeklindeki mahkeme gerekçesinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Buna göre mahkemece yapılacak iş, 07/11/2008 tarihli protokol kapsamında yapılan ödemelerin mahiyeti açıklattırılarak, kazalının karşılanmayan zararı olup olmadığı da tespit edilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Davanın yazılı gerekçe ile reddi bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 25/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.