MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ: ... 10. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan kabul ederek, gerekçe değiştirilerek işe iade kararı vermiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili ; müvekkilinin 26/04/2016 -15/12/2016 tarihleri arasında davalı işyerinde rot balans elemanı olarak çalıştığını, iş akdinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili ; davacının müvekkili şirkette 26/04/2016-15/12/2016 tarihleri arasında rot balans elemanı olarak çalıştığını, davacının mesai saatlerinde zaman zaman işyerini izinsiz ve mazeretsiz terk ettiğinden iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, ''...feshin haklı bir neden olmaksızın ve yazılı fesih bildirimi de tebliğ edilmeksizin 15/12/2016 tarihinde feshedildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, davalı vekilinin feshin haklı nedene dayandığı yönündeki savunmaları mahkememizce kabul görmemiştir.
Davalı işveren tarafından feshin şekli koşullarına uyulmaması nedeniyle, fesih işlemi geçersiz olduğundan esasa ilişkin koşulların değerlendirilmesine gerek yoktur. '' gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince özetle; “davacıya işinin başında bulunmamak davranışı ile ilgili olarak her defasında uyarı verildikten sonra belirtilen tarihe kadar savunmasının yapmasının istendiği böylelikle davacıya uyarı cezası verildikten sonra savunmasının istendiği anlaşılmakla gerek verilen uyarı cezasının davacının savunması alınmadan verilmesi sebebiyle usul ve yasaya aykırı olduğu gerekse uyarı cezası sonrası savunmasının istenmesi ve bir eyleme iki ayrı ceza verilemeyeceği gözetildiğinde bu tutanaklara itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır. İsbat yükü kendisinde olan davalı işverenlik usul ve yasaya uygun olarak davacının iş akdini geçerli nedenle feshettiğini ispatlayamamıştır. İlk Derece Mahkemesince netice itibari ile davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak davalı işverenlikçe imzadan imtina edildiği belirtilen 15/12/2016 tarihli yazılı fesih bildirimi sunulmasına rağmen fesih sonrası tutulan herhangi bir devamsızlık vb. tutanak olmamasına rağmen bu şekilde fesih sonrası tutulan tutanaklar varmışcasına ve feshin şekil koşullarına uyulmaması şeklinde gerekçe oluşturulması dosya kapsamına uygun olmadığı..” gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi değiştirilerek davacının işe iadesine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işverenlikte 26/04/2016 tarihinde çalışmaya başlayan ve en son rot balans personeli olarak çalışan davacının iş akdi 15/12/2016 tarihli fesih bildirimi ile ''14/11/2016 günü 14.05'de, 11/07/2016 tarihinde 11.00'de ve 05/12/2016 günü 16.25'de izinsiz ve bildirimsiz olarak işin başında olmadığınız görülmüştür. Bu konu ile ilgili savunmanız talep edilmiştir, ancak şirketimize herhangi bir yazılı savunmada bulunmamış bulunmaktasınız... yazılı ve sözlü olarak birçok kez uyarılmanıza rağmen... belirtilen tarih ve saatlerde işyerinde olmadığınız görülmüştür... şirketimiz ile şahsınız arasındaki iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2 maddesi gereğince hak kazanamamış olmanıza rağmen olası mağduriyeti önlemek adına ihbar tazminatınıza denk düşecek ödemeyi yaparak feshettiğimizi ihtaren bildiriyoruz.'' denilmek suretiyle feshedilmiştir.
Davalı işverenlikçe iş akdinin feshine dayanak yapılan davacının işinin başında bulunmadığına yönelik 11/07/2016, 14/11/2016 ve 05/12/2016 tarihli tutanaklar davalı tanıkları tutanak mümzileri tarafından doğrulanmış olup, tutanaklarda yer alan "...bundan sonra bu tür davranışları tekrar etmemeniz hususunda şirket yönetimi olarak tarafınızı uyarıyoruz. İzah edilmiş duruma ilişkin nedenlerinizi .... bildirin" şeklindeki ibarenin tutanak bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacı işçiye eyleminden ötürü uyarı cezası verildiği anlamına gelmediği açıktır. Davacının işinin başında bulunmama yönündeki bu davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı sabittir. Buna göre, feshin geçerli nedene dayandığının kabulü ile davanın reddi gerekirken Mahkemece yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
H) HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- İlk Derece Mahkemesinin kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 44,40 TL karar-ilam harcından peşin alınan 29,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 15,20 TL karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan avansların talep halinde ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, kesin olarak 25/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.