MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ücret, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı ile davalılardan ... ile ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının işten ayrılmadan önceki 4 yıla ilişkin ücretlerinin neredeyse hiç ödenmediğini, davacının son maaşının 12.000,00 Euro olduğunu, davacıya 1989 yılında yapılan görüşmede tüm kazançlarla ilgili ekstra %3,5 ödeneceğinin belirtildiği fakat bu meblağların ödenmediğini, yaptığı fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanmadığını, dini ve milli bayramlarda da aralıksız çalıştığını karşılığında ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı, davalılardan ... ile ... avukatları temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-6100 sayılı HMK’nın 165/1. maddesi uyarınca “Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir”.
Dosya içeriğine göre davacının davalı işverenlere karşı, ... İş Mahkemesi’nin 2009/260 Esas sayılı dosyasında hem alacak hem de hizmet tespiti davasını aynı anda açtığı, kararın davalılarca temyiz edilmesi nedeniyle dosyanın Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2014/16526 Esas, 2014/26241 Karar sayılı ilamı ile her iki davanın tefrik edilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, davalar yerel mahkemece tefrik edilip yargılama yapıldığı, bu kararın da tekrar davacı ... davalılarca temyiz edilmesi nedeniyle dosyanın Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2015/14509 Esas, 2016/1623 Karar sayılı ilamı ile davacının işçi kabul edilemeyeceğinden bahisle bozulduğu ve dosyanın yerel mahkemeye gönderildiği anlaşılmaktadır.
Hizmet tespit davasının sonucu iş bu tazminat alacak davasında hüküm altına alınacak hakları hesabın unsurları olan hizmet süresi ve ücret nedeni ile doğrudan etkileyeceğinden bekletici mesele yapılması gerekmektedir. Davacının hizmet tespit davasının kararının kesinleşmesi beklenerek tazminat ve işçilik alacakları talebinin hüküm altına alınması gerekirken hizmet tespiti davasının kararının kesinleşmesi beklenilmeksizin hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2-Gerekçeli kararda dava tarihinin 01/09/2009 yerine 16/02/2015 yazılması da hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy