MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 32. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve sendikal tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu sendikal tazminat yönünden kabul etmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 12/06/2012 tarihinden itibaren davalı işyerinde freks operatör yardımcısı olarak çalıştığını, iş akdinin 20/07/2015 tarihinde işverence hiçbir haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini, çalıştığı süre içerisinde görevlerini eksiksiz yerine getirdiğini, müvekkilinin Batis Sendikasına üye olduktan sonra işverenin baskı ve yıldırma politikasına maruz kaldığını, daha sonra aynı sendikaya üye 4 arkadaşının daha birlikte aynı gün iş akitlerinin hiç bir nedene dayanılmaksızın ve aynı nedenle feshedildiğini, feshin asıl sebebinin sendikal faaliyetler olduğunu iddia ederek, davacının hizmet sözleşmesinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine, çalışmadığı süre için 4 aylık ücret ve diğer hakları ile yasal süresinde işe başlatılmaması halinde 1 yıllık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının son dönemde işlerini aksatmaya ve amirlerini dinlememeye başladığını, şirket yetkililerinin bu hususta davacıyı sözlü olarak uyardığını, davacının sürekli olarak işten atılmak için sorunlar çıkardığını, müvekkili şirketin de işçinin verimsizliği ve sorunları üzerine işletmesel karar hakkını kullanarak iş akdine son verdiğini, davacının sendikal algı yaratıp tazminat almaya çalıştığını, davacının sendika üyesi olup olmadığının dahi bilinmediğini, işyerinde fesih öncesinde yetkili sendika bulunmadığını, davacı ve davası bulunan bir kısım arkadaşlarının davalı şirketin sahibi ve eşini tartaklayarak tehdit ettiklerini, bu konuda Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/7173 Hz. sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından İş Kanunu'nun 19/1-2 şartlarına uyulmadan haksız ve geçersiz olarak feshedildiği, fesih tarihinde ilgili iş kolunda kurulu 3 sendika arasında bir rekabetin söz konusu olup bu tarihinde üye sayılarının benzer konumda olmasına rağmen fesihte sadece bir sendikaya üye 4 işçi seçilerek hiçbir somut gerekçeye dayanılmadan işten çıkarılması ve akabinde 1.5 ay sonra yapılan yetki tespit başvurusundan hemen önce rakip sendikaya işletmede çalışan toplam işçinin % 40'ı anlamına gelen 110 işçinin üye olması ve bakanlığın yetki tespitine davalı işverenin itiraz etmemesinden fesihte işverence tasvip edilmeyen sendikanın işletmeden tasfiyesi amacının olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verişmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C) İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini, sendikal nedenin söz konusu olmadığını belirtmiştir.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, davacının iş akdinin geçersiz nedenle feshedildiği ancak feshin sendikal sebeplere dayandığının davacı işçi tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle sendikal tazminat talebinin reddiyle feshin geçersizliğine karar verilmiştir.
E) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı taraflar süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
F) Gerekçe:
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, sendika üyeliklerini sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri gibi şartlara bağlanamayacağı hükme bağlanmıştır. Yine, işçiler arasında çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından ayrım yapılamayacağı da yasada öngörülmüştür. Sendikal faaliyetlere katılma da güvence altına alınmıştır. Sözü edilen hükümlerden “fesih dışında” olanlara aykırılık halinde işçinin bir yıllık ücretinden az olmamak üzere tazminata tabi olduğu Yasada açıklanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 22.10.2014 tarihli oturumunda verilen 2013/ 1 E sayılı kararında, maddede yer alan “…fesih dışında…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, yürürlüğün durdurulması isteminin koşulları oluşmadığından talebinin reddine karar verilmiştir.
Sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi hâlinde işçi, feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine dair dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. İşçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez.
İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür.
Fesih dışında işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren davranışının nedenini ispat etmekle yükümlüdür.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; fesih öncesinde sendikal örgütlenme yönünde davacı işçi ve arkadaşlarının çalışma yaptıkları, davacı işçinin Bağımsız Tekstil İşçileri sendikası 30.06.2015 tarihinde üye olduğu, aynı tarihte sendika üyesi olan diğer işçiler ile davacının iş akitlerinin “lüzum üzerine” denilerek feshedildiği, bu fesih şeklinin tamamen soyut ve sebebe dayanmadığı ilk derece mahkemesinin gerekçesinde belirttiği üzere fesih öncesinde davalı iş yerinde 3 ayrı sendikanın yetki almak için faaliyet gösterdiği, davalı işveren tarafından BATİS sendikasına üye olan işçilerin aynı şekilde çıkarıldığı, davalı işverenin Öz İplik Sendikasından yana tavır alarak yetki tespitine itiraz etmeksizin yetkinin kesinleştirildiği, dosya kapsamından feshin sendikal nedene dayandığı ve Dairemiz’de aynı gün incelenen 2017/ 26815- 2018/ 5046 esas sayılı dosyalarda da sendikal nedenin kabul edilerek kararların onanarak kesinleştirildiği anlaşıldığından, sendikal tazminata karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın KABULÜ ile feshin geçersizliğine ve davacının İŞE İADESİNE,
3- 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesine göre, davacının yasal süre içerisinde işverene başvurusu üzerine işverence işe başlatılması veya başlatılmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu 25. maddesi uyarınca davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içerisinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5- Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca belirlenen 2.180,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Alınması gereken 35,90 TL. karar-ilam harcından, 27,70 TL. peşin harcın mahsubu ile 8,20 TL. bakiye karar-ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7- Davacının yaptığı harçlar dahil toplam 626,15 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
9- Yatırdığı temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olarak 04.06.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.