MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
MAHKEMESİ: ... ... 8. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 01/09/2014 tarihinde özel eğitim kurumu işyerinde İngilizce öğretmeni olarak çalışmaya başladığını, 23/06/2016 tarihinde hiçbir sebep bildirmeksizin savunması alınmadan iş akdinin fesih edildiğini, iş akdinin 01/09/2015-31/08/2016 dönemi için yenilendiğini, her ne kadar sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihi belirtilse de müvekkili ile imzalanan iş sözleşmesinin belirli süreli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını iş güvencesi şartlarından yararlanabileceğini iddia ederek; müvekkilinin işe iadesine, 4 aya kadar boşta geçen süre ücretine, iş akdinin keyfi ve kötü niyetli olarak feshedildiği dikkate alınarak işe başlatmama tazminatının 8 aylık ücreti tutarında belirlenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirli süreli iş akdinin 2016/2017 ders yılı için yenilenmeyeceğini, iş sözleşmesinin 31/08/2016 tarihinde sona ereceğini, 23/06/2016 tarihli yazı ile davacıya bildirildiğini, iş akdinin belirli süreli olduğundan sözleşmenin feshi değil sözleşmenin yenilenmemesi hususunun bulunduğunu, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunun Hükümleri uyarınca birer yıllık belirli süreli iş sözleşmelerinin yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince "Mahkememizce usul ve yasaya uygun araştırma ve inceleme yapılarak; taraf delilleri toplanmış, davacıya ait işyeri ve sigorta sicil dosyası celp edilmiştir.
Dava dilekçesi ve ekleri, ... dosyası ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya bağlı olarak 01/09/2014 tarihinden itibaren belirli süreli iş sözleşmesi ile İngilizce Öğretmeni olarak istihdam edildiği, 01/09/2015 tarihinde sözleşmenin yenilendiği, davanın bir aylık süresi içinde açıldığı, fesih tarihi itibari ile davalı işyerinde 30'dan fazla kişinin çalıştığı, davacının fesih tarihi itibari ile kıdeminin altı ayın üzerinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının iş akdinin gerekçesiz feshedildiğini iddia ettiği, davalı ise sözleşmenin belirli süreli olduğu savunmasında bulunarak davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. Her ne kadar davalı taraf akdin belirli süreli olduğunu savunmuş ise de yapılan işin niteliği ve birden fazla üst üste belirli süreli olarak sözleşme yapıldığı dikkate alındığında İş Kanunun 11/2 maddesi gereğince baştan itibaren belirsiz süreli sözleşme yapıldığını kabul etmek gerekmiştir. İş akdinin haklı nedenle feshedildiğinin ispat yükü davalı işverene ait olup davalının bu konuda herhangi bir delil sunmadığı, feshin biçimsel koşullarına uyulmadığı anlaşılmakla feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatılmaması durumunda davacının kıdem durumuna göre 4 aylık brüt ücreti tutarındaki tazminat ile mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalışamadığı süre için 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğinin tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde gerekçe oluşturularak feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Ç)İstinaf Başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D)İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; belirli süreli iş sözleşmesi bulunduğundan davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, yenilenen ve belirsiz hale gelen bir hizmet ilişkisinin bulunmadığını savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
E)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince “Taraflar arasındaki uyuşmazlık feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu 18. maddesi kapsamında davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanmayacağı hususunda yapılan değerlendirmede, hizmet süresinin 6 aydan fazla olduğu, davalı işyerinde 30'dan fazla işçi çalıştığı , taraflar arasındaki sözleşmenin asgari süreli sözleşme olduğu, davacının işin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili yardımcısı ya da işyerinde işin bütününü sevk ve idare eden işçi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmadığı; davanın 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesine göre yasal 1 aylık süre içerisinde açıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında taraflar arasında yapılan akdin belirli süreli iş akdi olduğu belirtilmiş ise de gerçekte sözleşmenin asgari süreli sözleşme olduğu anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda ilk derece mahkemesinin karar yerinde gösterdiği gerekçe ile hüküm kurmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf gerekçelerinin yerinde olmadığı” gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F)Temyiz Başvurusu:
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18/1 fıkrasında, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Dairemizin 2014 yılından sonraki uygulamalarında; 5580 sayılı yasa kapsamındaki eğitim personeli için en az bir takvim yılı için yazılı sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim yılı devam ettiğinde eğitim personeli ile yasadan kaynaklanan yeni bir asgari süreli sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim ve öğretim devam ederken, takvim yılı içinde ayrılan öğretmen yerine kalan süre için belirli süreli iş sözleşme yapılması olanağı vardır. Bu bir objektif neden kabul edilebilir. Ancak eğitim ve öğretim başına asgari süreli sözleşme yapıldıktan sonra eğitim ve öğretim devam ettiği için belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için esaslı ve yenilenmesi içinde objektif neden olmadığı sürece eğitim personeli ile yapılan sözleşme asgari süreli olarak kabul edilmekte ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanabileceği kabul edilmekteydi.
Ancak; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas - 2018/2 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da " 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına" karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına ilişkin Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas - 2018/2sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı özel öğretim kurumunda İngilizce öğretmeni olarak çalışan davacının, davalı yanında, 01.09.2015 ve 31.08.2016 tarihleri arasında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı anlaşılmaktadır. Şu halde, işe iade davası açılabilmesi yönünden iş sözleşmesinin kanun gereği belirli süreli olması sebebiyle 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesindeki yasal şartların oluşmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesi'nin ve temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 35,90 TL. karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL. karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 189,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Kesin olarak 25.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.