MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Antalye Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili davacının 13/10/2008-10/02/2017 tarihleri arasında davalı bankada çalıştığını, 10/02/2014 tarihinde davacının iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, davacıya gönderilen fesih bildiriminde "....667 Sayılı KHK.de belirtilen hükümler doğrultusunda önlem alınması gereken yada performans düşüklüğü, çalışmalarında ve davranışlarında görülen olumsuzluk ve yetersizlikten veya çeşitli muhtemel risk doğurucu sakıncalardan dolayı çalışmaya devam etmesinin uygun olmaması" gerekçe gösterildiğini, davacının 9 yılı aşkın çalışma sürecinde hiçbir zaman performans düşüklüğü olmadığını, kendisine verilen görevleri zamanında yerine getirdiğini, davacının yaşamı boyunca devletine ve milletine bağlı bir şekilde iyi ve örnek bir davranış gösterdiğini, yasadışı ve hukuka aykırı, ülke ve millet menfaatlerini zedeleyici hiçbir faaliyete girmediğini, davacının hizmet akdinin hangi somut olay ve gerekçe ile feshedildiğinin açık olarak belirtilmediğini, davacıya savunma vermesi için de imkan verilmediğini, davalı işverenin hizmet akdini haklı yada geçerli bir neden ile feshettiğini ispatlamakla yükümlü olduğunu, davacının iş akdinin feshinin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş akdine 15/07/2017 tarihi sonrasında yayımlanan 667 sayılı KHK. Kapsamında son verildiğini, söz konusu Anayasa Mahkemesi kararının bir bütün olarak incelenmesi sonrasında; hakkında değerlendirme yapılan kişinin zaman içerisinde oluşan çalışma arkadaşlarının kanaatleri ve sosyal çevre bilgileri dikkate alınarak görevden alınmalarına karar verilebileceği sonucuna varıldığını, davalı banka yetkili kurulu tarafından davacının FETÖ terör örgütüyle iltisaklı-bağlantılı olduğu kanaatine varılarak iş akdine son verildiğini, davacının çalıştığı sürece uymak zorunda olduğu kurallar ve ilkeler olduğunu, davalı banka ile imzalamış olduğu iş sözleşmesinin ve bu sözleşmenin eki olan "Etik İlkeler" protokolünde yer aldığını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, 15.07.2016 tarihinde ... örgütü tarafından meydana getirilen silahlı darbe kalkışması sonrasında ilan edilen Olağanüstü Hal Kapsamında çıkartılan 667 sayılı KHK hükümlerine dayanılarak oluşturulan davalı banka disiplin komitesi kararıyla ve yönetim kurulunun onanıyla davacının iş akdinin feshedildiği ,işverenin yetkili birimi tarafından kamu kurumunda çalışan davacının şüphe feshi altında işine son verildiği, bu anlamda iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedenle yapıldığı kabul edilerek, davanın reddine ilişkin aşağıda gösterildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
D) İstinaf:
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Kararının Özeti
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verilmiş ise de; işverenin ... örgütüyle ilgi ve ilişiği olduğu yönünde iddia bulunan işçisi ile hizmet akdini devam ettirmesinin beklenemeyeceği ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
G) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (04.04.2008 gün ve 2007/29752 Esas, 2008/7448 Karar sayılı ilamımız).
İşçi fesihte sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında bulunacaktır. İspat yükü ise işverendedir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatla yükümlüdür (m. 20/f.2). İşçinin feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi ve bunu ispatlaması, işverenin geçerli fesihle ispat yükünü ortadan kaldırmaz. (Dairemizin 01.12.2008 gün ve 2008/6294 Esas, 2008/32601 Karar sayılı ilamı).
Gerek işverenin geçerli sebebin varlığı gerekse işverenin gösterdiği sebep dışında bir sebeple dayandığı ileri sürülmesi durumunda bu vakıalar bir hukuki işlem olmadığından takdiri delillerle ispatı mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta davacının iş sözleşmesi OHAL Kapsamında Alınan Tedbirlere ilişkin 667 sayılı KHK’da belirtilen hükümler doğrultusunda önlem alınması gereken veya performans düşüklüğü, çalışmalarında ve davranışlarında görülen olumsuzluk ve yetersizlikten veya çeşitli risk doğurucu sakıncalarından dolayı işe devam etmesi uygun görülmeyen personelin iş sözleşmesinin feshedilmesine karar verildiği belirtilerek feshedilmiştir.
Yargılama sırasında davacı hakkında ... terör örgütü üyeliğinden ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/4670 numaralı soruşturma dosyasında soruşturma yürütülmüş olup, soruşturma sonucunda davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
İlgili kararda davacı hakkında silahlı terör örgütü üyeliğinden soruşturma yürütüldüğü, davacının ... silahlı terör örgütünün okul, şirket veya derneklerle bağlantısı olmadığının tespit edildiği, yine ... terör örgütü mensuplarının yurtdışına düzenlediği gezilere katılmadığı, yine bu terör örgütü mensuplarının düzenlediği otel toplantılarına katılmadığı, Bank Asya hesabı olmadığı, “Bylock” kaydına rastlanmadığı açıklanarak kamu davası açılması için yeterli şüphenin olayda bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği belirtilmiştir.
Davacı hakkında yapılan soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından davanın kabulü yerine reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 31,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4,50 TL karar-ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
6. Davacının yaptığı 232,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Kesin olarak oybirliği ile 07.06.2018 günü karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy