MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi, davacı-karşı davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10/04/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı-karşı davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı şirket, ... 'da bulunan işyerinde davalının işletme müdürü olarak çalıştığını, 07.05.2013 tarihinde iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine kıdem-ihbar tazminatı ile işçilik alacakları için davalının banka hesabına 79.281,66 TL ödeme yapıldığını, 06.06.2013 tarihinde ise kıdem-ihbar tazminatı ve işçilik alacakları için 65.860,59 TL mükerrer olarak ödendiğini, durumun fark edilmesi üzerine sözlü uyarılar ve ... 5. Noterliğinin 14/08/2013 tarih, 21177 yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edilmesine rağmen paranın iade edilmediğini ileri sürerek, mükerrer ödenen 65.860,59 TL'nin faiziyle tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işçi, davacı- karşı davalı işverenlik nezdinde önce işletme müdürü, 26.12.2012 tarihinden itibaren de iş güvenliği uzmanı sıfatı ile çalıştığını, fesihten sonra 12/04/2013 tarihinde şirket yöneticilerinden ...'e gönderdiği dilekçesinde tahakkuk eden prim, ücret, ücret zam farkı ve kendisine tahahhüt edilen haklarının yerine getirilmesini istediğini, bunun üzerine 06/06/2013 tarihinde 65.860,59 TL ödeme yapıldığını, ödemenin üzerinden iki ayı aşkın süre geçtikten sonra iadesinin talep edildiğini, cevaben gönderdikleri ihtarname ile ödemenin mükerrer ödeme olmadığını İş Kanunu ve iş sözleşmesi kapsamında ödenmesi gereken alacakları olduğunun belirtildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuş, karşı dava olarak da; sözleşmenin 16. maddesi uyarınca prim alacağı, iş güvenliği uzmanı olarak çalışılan döneme ilişkin ücret alacağı, ücret zam farkı alacağı, sözleşmenin 15.maddesine aykırılık nedeniyle maddi zararın tazmini olmak üzere toplam 217.297,25 TL'nin faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme bozmaya uyarak asıl davanın tamamen karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı/karşı davalının tüm, davalı/karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta prim alacağı hesabının açıklığa kavuşturulması gereklidir.
Mahkemece karşı dava yönünden 91.699,67 TL. net prim alacağının kabulüne karar verilmiştir.
Hükme dayanak bilirkişi raporunda davacının hak ettiği toplam net prim tutarı saptandıktan sonra davalı/karşı davacı işçinin kabulünde olan 15.000,00 TL. ödeme ile davacı/karşı davalı işverenliğin ödendiğini beyan ettiği 61.293,25 TL. ödeme mahsup edilerek hüküm altına alınan 91.699,67 TL. net primin alacağının saptandığı görülmüş ise de; davacı/karşı davalı işverenlikçe karşı dava cevap dilekçesinde ödenen 61.293,25 TL.nin brüt miktar olduğu açıklanmıştır. Bu durumda, net miktar ile brüt miktarın toplanıp, belirlenen toplam net prim miktarından mahsup edilmesi hatalıdır.
Herne kadar bozma öncesi mahkeme kararında da aynı hesap hatasının mevcut olmasına karşın bozma nedeni yapılmamış ise de; bilindiği üzere usul kuralları (görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hata) kamu düzeni ile doğrudan bağlantılı olup, taraflar yararına usulî kazanılmış hak oluşturmamaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.03.1972 gün ve 1968/1-277-176, 01.03.1995 gün ve 1995/7-641-117, 23.01.2002 gün ve 2001/1-1010-2002/1, 12.07.2006 gün ve 2006/4-519-527 sayılı kararları; Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü-2001 Baskı, cilt 5, sayfa 4771 vd.)
Açıklanan nedenlerle; hükme dayanak bilirkişi raporunda prim alacağı hesabının hatalı olduğu, yapılan bu hesap hatasının maddi hata kapsamında kaldığı, bu nedenle taraf lehine usulî kazanılmış hak da oluşturmayacağının anlaşılmasına göre kararın salt bu nedenle tekrar bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı-karşı davacı yararına takdir edilen 1.630.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy