MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu süreden reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
YARGITAY KARARI
Davacı vekili tarafından açılan davada feshin geçerli nedene dayanmadığı ileri sürülerek işe iade isteğinde bulunulmuştur. Mahkemece işveren feshinin geçerli nedene dayandığını kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş, davalı vekili ise istinafa cevap dilekçesinde başvurunun esastan reddine karar verilmesi yönünde talepte bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen gerekçeli kararın ikinci sayfasında, davacı vekilinin yasal süresi içinde süre tutum dilekçesi vermek suretiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu belirtilmiş, gerekçeli istinaf dilekçesinin ise başvuru süresinden sonra verildiği açıklanmıştır. Aynı kararda üç ayrı yerde davalı vekilinin istinaf başvurusundan söz edilmiş ve davalı vekilinin istinafa başvuru süresinin geçtiği açıklanmıştır. Hüküm fıkrasında da davalı tarafın istinaf başvurusunun reddedildiği belirtilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi gerekçeli kararında sadece davacı vekilinin istinafa başvurduğu belirtilmesine ve davalı vekilinin istinaf başvurusu olmamasına rağmen, davalının istinafa başvuru süresi değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi, davacı tarafın istinaf nedenlerinin incelenmediği ve değerlendirilmediği şüphesini ortaya koymaktadır. Aynı zamanda karar bu yönüyle HMK'nın 359. maddesinin (d) ve (e) bentlerine aykırıdır.
Öte yandan davacı vekilinin yasal süresi içinde istinafa başvurduğu tartışmasız olup, istinaf başvurusunun "SÜREDEN REDDİNE" şeklinde hüküm kurulması da hatalıdır. İstinaf gerekçelerini içermese de kanun yoluna süresi içinde başvuru halinde HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzeni yönünden resen inceleme yapılmalı ve bu durumda başvurunun esastan reddine karar verilmesi gerektiğinde dahi aynı Kanun'un 352. maddesi yerine 353/1 (b) 1. maddesine göre karar verilmelidir. Aksi halde yasal süresi içinde yapılan istinaf başvurusunun süreden reddine karar verilmesi şeklinde çelişkili bir durum söz konusu olur.
Gerekçeli istinaf başvurusu süresinden sonra olsa bile kararda kamu düzeni bakımından inceleme yapıldığı belirtilmeli ve başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği hallerde ise, HMK'nın 352. maddesi uyarınca usulden red yerine, aynı Kanun'un 353 1 (b) 1. maddesi gereği başvurunun esastan reddine dair hüküm kurulmalıdır. Zira HMK'nın 352. maddesinde yazılı koşulların varlığı halinde "gerekli karar verilir" ibaresi yazılıdır ve kamu düzeni yönünden inceleme yapıldığına göre gerekli karar, HMK 353 1 (b) 1. madde kapsamındadır.
Bölge adliye mahkemesi tarafından davacının istinaf başvurusu karşılanmaksızın davalının başvurusu varmış gibi değerlendirme yapılması ve bu yönde hüküm kurulması , kamu düzeni yönünden inceleme yapılıp yapılmadığının kararda gösterilmemesi ve esasa dair inceleme yapılmaksızın istinaf başvurusunun süre yönünden usulden reddine karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ:
Bölge adliye mahkemesinin temyiz edilen kararının açıklanan nedenlerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın gereği için Bölge Adliye Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy