MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... 6. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi taraflar avukatlarının istinaf başvurularının, kararın kesin olarak verildiğinden ve temyiz yoluna kapalı olduğundan bu hükmü tashihi ve tavzihi yoluyla değiştirmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddine karar vermiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Somut uyuşmazlıkta davacının iş sözleşmesi 15 Temmuz 2016 tarihi itibariyle ülkenin içerisinde bulunduğu fevkalade durum ve bu durum neticesinde ortaya çıkan güvenlik gerekçeleri ile hakkında duyulan şüphe gereği 4857 sayılı İş Kanunu m.25 uyarınca haklı nedenle feshedilmiştir.
Davacı fesih bildirimine karşı feshin geçersizliği talepli işe iade davası açmıştır.
İlk derece mahkemesi feshin şüphe feshi nedeniyle geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraflar istinaf kanun yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce Dairemizin 12.06.2017 Gün, 2017/21566 Esas, 2017/10121 Karar sayılı kararına atıf yapılarak feshin 667 sayılı KHK’dan kaynaklanan yetki ile yapıldığı ve 685 sayılı KHK’nın geçici 1. Maddesinin 3. Fıkrasındaki düzenleme karşısında davanın esası hakkında karar verilemeyeceği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dosyanın Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna gönderilmesi yönünde kesin olarak karar verilmiştir.
Karara karşı taraflar maddi hata talebiyle birlikte temyiz talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi 02.11.2017 Gün, 2017/3919 Esas, 2017/1541 Karar sayılı kararında, kararın kesin olarak karar verildiğinden temyiz yoluna kapalı olduğu ve kesin olarak karar verildiğinden bu hükmün tashihi ve tavzihi yoluyla değiştirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesinin 1. fıkrasında “Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.” Yine aynı kanun hükmünde kararnamenin 2. maddesinin 1. fıkrasında “(1) Komisyon, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
685 sayılı KHK. nin 690 sayılı KHK. nin 56. Maddesi ile değiştirilen geçiş hükümleri başlıklı Geçici Madde 1. maddesinin 3. fıkrasının son halinin;
" (3) Komisyonun görev alanına giren konularda daha önce herhangi bir yargı merciine başvurmuş veya dava açmış olanlar için de 7 nci maddedeki usul ve süreler uygulanır.
Bu dosyalar hakkında yargı mercilerince karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların yaptıkları masrafların üzerlerinde bırakılmasına dosya üzerinden kesin olarak karar verilir, vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu dosyalar, yeni bir başvuru şartı aranmaksızın incelenmek üzere Komisyona gönderilir.” şeklini aldığı anlaşılmıştır.
Söz konusu hükümler değerlendirildiğinde Komisyonun doğrudan KHK listesiyle kamu görevinden çıkarılan işçiler için görevli olduğundan söz edilecektir. Ancak davacının iş sözleşmesi davalı tarafından hakkında duyulan şüphe gereği 25/II uyarınca haklı nedenle feshedilmiştir. Bu bakımdan davacı açısından komisyonun görevli olduğundan söz edilemeyecektir.
Maddi hata kavramından amaç; hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa, inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır. Yargıtay, bu güne değin maddi yanılgının belirlendiği durumlarda soruna müdahale etmiş baştan yapılmış açık maddi yanlışlığın düzeltilmesini kabul etmiştir. Kaldı ki kimi açık maddi yanılgıya dayalı ve yanlışlığı son derece belirgin haksız ve adaletsiz sonuçların giderilmesi kamu düzeni açısından zorunludur. İstinaf da bir kanun yolu olduğundan istinaf aşamasında kesinleşen kararlar yönünden açık maddi hatanın düzeltilmesi kabul edilmelidir. Nitekim aynı nitelikte ve davalısı aynı olan dosyalarda bir kısım Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri maddi hata taleplerini kabul ederek kararlarını kaldırıp esas yönünden değerlendirme yaparak karar vermiştir (Örneğin ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nin 07.12.2017 Gün 2017/2913 Esas, 2017/1187 Karar sayılı kararı).
Her ne kadar kesin karara karşı temyiz yoluna başvurulamasa da, 685 sayılı KHK kapsamında olmayan durum için 685 sayılı KHK uyarınca esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dosyanın olağanüstü hal işlemleri inceleme komisyonuna gönderilmesinin maddi hata olduğunun kabulü gerekir. Aksi takdirde Komisyon da kendisinin görevli olmadığı bir durumda dosya kendisine geldiğinde karar vermeyecek bu kez işçinin fesih işlemine karşı itirazı hukuki yönden denetimsiz kalacaktır.
Aynı yönde Dairemizce de verilen kararlara karşı davaların taraflarınca maddi hata talebinde bulunulmuş Dairemizce bu talepler yerinde görülerek daha önce verilen kararlar ortadan kaldırılmıştır (Dairemizin 21/09/2017 Gün, 2017/24543 Esas, 2017/13883 Karar sayılı kararı). Bu nedenle tarafların maddi hata talebinin kabulüyle daha önce verilen kararların ortadan kaldırılıp istinaf talepleri yönünden inceleme yapılması gerekir.
Sonuç:
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi’nin 22.06.2017 Gün, 2017/961 Esas, 2017/941 Karar sayılı ve 02.11.2017 Gün, 2017/3919 Esas, 2017/1541 sayılı kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, bozma nedenine göre dosyanın istinaf incelemesi yapılması için kararı veren ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy