MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kötüniyet tazminatı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 02.10.2006-07.04.2009 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, davalının siyasal düşünceler nedeniyle davacıyı işten çıkardığını, eşitlik ilkesine aykırı davranışı nedeniyle dört aylık tazminatı ödemekle yükümlü olduğunu, ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai, hafta tatili ücreti, aylık ücret alacağı ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş yerinde 15.04.2007 tarihinde çalışmaya başladığını, daha öncede kısa süreli mevsimlik çalışmalarının olduğunu, 07.04.2009 tarihinde belediyedeki işine son verildiğini, 17.03.2009 ile 28.03.2009 tarihleri arasında görevi başında çalışır gibi görünüp ..., ...'a ait otomobil ile miting otobüsü yaparak belirtilen tarihlerde siyasi propaganda yaptığı ve belediyedeki görevlerine gelmediğinin tespit edildiğini, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller başlıklı İş Kanunu'nun 25. maddesi gereğince işine son verildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen 12.11.2015 tarih ve 2014/277 E., 2015/769 K. sayılı karar Dairemizin 23.03.2017 tarih ve 2017/2029 E., 2017/4700 K. sayılı kararı ile bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonucunda, 03.10.2017 tarih ve 2017/230 E., 2017/404 K. sayılı kararla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin 22.04.2010 yerine, 23.05.2017 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2- Mahkemece, “Mahkememizce öncesinde hükmedilen kararlarla ilgili olarak dava tarihi ve hüküm kısmında oluşan tarihlerin farklı belirtilmesi ile ilgili olarak temyiz isteminde bulunulmaması ve bu durumun usulü müktesep hak oluşturması sebebi ile aynı şekilde hüküm kurularak” gerekçesi ile dava tarihi 22.04.2010 olmasına rağmen “ihbar tazminatı alacağının 1.400,00 TL'sine dava tarihi olan 22.04.2009 tarihinden, yıllık ücretli izin alacağının 250,00 TL'sine dava tarihi olan 22.11.2010 tarihinden, ücret alacağının 715,00 TL'sine 22.11.2010 tarihinden itibaren faiz işletilmesine” şeklinde hüküm kurulmuştur. Hüküm altına alınan yıllık ücretli izin alacağına 22.11.2010 tarihinden, ücret alacağına 22.11.2010 tarihinden itibaren faiz işletilmesi hususunun davacı tarafından temyiz edilmemesi karşısında, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
4- Mahkemece ihbar tazminatı alacağının 1.400,00 TL'sine dava tarihi olan 22.04.2010 yerine 22.04.2009 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması hatalı olup, bozma sebebi ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi yollaması ile HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının ihbar tazminatına ilişkin paragrafında yer alan ''22.04.2009'' tarihinin çıkarılarak yerine ''22.04.2010'' tarihinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy