MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde sözleşmeli işçi olarak çalıştığını, iş akdinin 10/02/2016 tarihinde feshedildiğini, feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iadesi için ... 4. İdare Mahkemesi'ne başvurduğunu ve kararda "davacının 2577 sayılı idare yargılama usulü yasasının 15/1-a maddesi uyarınca görev yönünden reddine karar verildiğini, kararın davalıya tebliğ edildiğini beyan ederek işe iadesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının belirsiz süreli hizmet akdinin mesai bitimi itibariyle "işyerinde yeniden yapılanmaya gidileceğinden" feshedildiğini, davacıya iş arama izinleri verildiğini, işe iade davalarının iş kanunu gereğince belirli süre içerisinde açılması gerektiğini, davacının davayı süresinde açmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalının 13/01/2016 tarihli fesih yazısının aynı tarihte davacıya tebliğ edilmek istendiği ancak davacının tebellüğden imtina etmesi üzerine, imtina hususunun ayrı bir tutanakla tanıklarca imzalandığı anlaşılmış olup, aksi iddia ve inkar edilmeyen belge itibariyle fesih bildiriminin 13/01/2016 tarihinde usulünce tebliğ edildiğinin kabulü gerekmiş, davanın ise 15/03/2016 tarihinde harçlandırılarak açılmış olması karşısında süresi içinde olmadığı değerlendirilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı asil yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgelerden,davalı işveren tarafından yapılan feshin “yeniden yapılanma” nedeniyle yapıldığı anlaşılmaktadır. Fesih tebliği davacıya 16 Ocak 2016 tarihinde yapılmıştır. Davacı ise 1 Şubat 2016 tarihinde İdare Mahkemesi'nde işe iade ve tazminat talepli dava açmıştır. İdare Mahkemesince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacıya İdare Mahkemesinin görevsizlik kararı 9 Mart 2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı bu karar üzerine sefer işe iade ve tazminat talepli davayı ... 10. İş Mahkemesine 15 Mart 2016 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır. Davacı her ne kadar görevli olmayan mahkemede dava açmış ise de 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde dava açmıştır.
Yargı yolu farklılığı davanın süresini etkilemez. Dosyadaki bilgi ve belgelerden de anlaşılacağı üzere ispat yükü kendisinde olan işverenin fesih nedenini ispatlayamamıştır. Açıklanan nedenlerle işverence yapılan feshin geçersiz olup, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasası' nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının İŞE İADESİNE,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4- Davacının süresi içinde başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5- Davalı kurum harçtan muaf olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, davacının yatırdığı başvuru harcı ile peşin harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine,
6-Davacı tarafça yapılan 213,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 28.03.2018 tarihinde karar verildi.