MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 20/09/2010- 31/08/2016 tarihleri arasında matematik öğretmeni olarak görev yaptığını, davacının iş akdinin 31/08/2016 tarihinde hiçbir neden gösterilmeden feshedildiğini, davalı işveren İş Kanunu’nun 19. Maddesi hükmünü ihlal ederek nedenlerinin açık olarak belirtildiği yazılı bir fesih bildiriminde bulunmadığını ve iş akdinin feshine dair davacının savunmasının alınmadığını iddia ederek, iş akdinin feshinin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının özel okulda 20/09/2010- 31/08/2016 tarihleri arasında Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak çalıştığını, davacı iş akdinin savunması alınmadan feshedildiğinden bahisle işe iadesini talep etmiş ise de kanun ve Yargıtay ilamları doğrultusunda davacının belirli süreli iş sözleşmesine tabi olması sebebi ile iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığını, davacının davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) İlk derece Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç) İstinaf Başvurusu:
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının 20/09/2010- 31/08/2016 tarihleri arasında davalı özel eğitim kurumunda matematik öğretmeni olarak her yıl yenilenen iş sözleşmesi uyarınca çalıştığı, davacı işçi ile davalı işveren arasındaki iş sözleşmesinin asgari süreli iş sözleşmesi olduğu ve davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanacağı, bir an için aksi kabul edilse dahi iş sözleşmesinin aynı şartlarda birden çok yenilenmiş olması karşısında artık belirsiz süreli hale geldiği, gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b. 1 gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
E) Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
F)Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18/1 fıkrasına göre; otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Dairemizin 2014 yılından sonraki uygulamalarında; 5580 sayılı Yasa kapsamındaki eğitim personeli için en az bir takvim yılı için yazılı sözleşme imzalandığı, eğitim yılı devam ettiğinde eğitim personeli ile yasadan kaynaklanan yeni bir asgari süreli sözleşme imzalandığı, eğitim ve öğretim devam ederken, takvim yılı içinde ayrılan öğretmen yerine kalan süre için belirli süreli iş sözleşme yapılması olanağının olduğu, bu durumun bir objektif neden kabul edilebileceği ancak eğitim ve öğretim başında asgari süreli sözleşme yapıldıktan sonra eğitimin ve öğretimin devam etmesi nedeniyle, belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için esaslı ve yenilenmesi içinde objektif neden olmadığı sürece eğitim personeli ile yapılan sözleşmenin asgari süreli olduğu ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanabileceği kabul edilmekteydi.
Ancak; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas-2018/2 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da " 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğuna, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına" karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı' hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına ilişkin Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas – 2018/2 sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı özel öğretim kurumunda matematik öğretmeni olarak görev yapan davacının, birbirini takip eden belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığı anlaşılmaktadır. Şu halde, işe iade davası açılabilmesi için iş akdinin belirsiz süreli olması gerekir. Davacının iş sözleşmesinin kanun gereği belirli süreli olması ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesindeki yasal şartları taşımaması sebebiyle işe iade talep edemeyeceği anlaşıldığından ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 35,90 TL. karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL. karar- ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olarak 27.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy