MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ : ... 1. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi taraflar avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili;davacı işçinin 01.01.2000 tarihinde davalı işyerine tıbbi tanıtım temsilcisi olarak çalışmaya başladığını Ağustos 2008 tarihinden bu yana da Bölge Yöneticisi olarak toplam 15 yıl çalıştığını, davalı işveren, tarafından davacı işinin 13.02.2015 tarihinde iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, çalışanların davacı hakkında şikayetçi olduğunu ve rahatsızlıklar oluştuğunu, doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışlarda bulunmuş oldukları şirket yönetimince yapılan denetimlerde ortaya çıkarılması üzerine her üç çalışanında 2013 yılı içerisinde iş akti 4857 sayılı Kanun'un 25/II e bendi gereğince feshedildiğini, davacının denetim yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiası ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde davacı işçinin 8 yılı bölüm müdürlüğü olmak üzere 15 yıllık hizmet süresinin bulunduğu, 2013 yılında meydana gelen olaya ilişkin davacı işçi hakkındaki şikayetin tekrarlanmadığı, davacı işçi hakkında şikayetlerin tanık anlatımlarıyla desteklenmediği, davacı tanıklarının ise davalı iddialarının aksi yönünde beyanda bulundukları, işyerinde performans değerlendirme sisteminin bulunmadığı, süreklilik gösteren bir performans düşüklüğünün söz konusu olmadığı, davalı şirketin feshe esas aldığı iddiaların doğru olduğunun kabul edilmesi halinde dahi davacı işçinin davranışların düzeltmesi ve başka bir bölümde istihdamına yönelik bir çaba harcanmadığı, tanıkların anlatımları ile tüm dosya kapsamı itibariyle fesih işleminin ölçülü olmadığı bu nedenle feshin son çare olması ilkesine uyduğu ya da feshin haklı ya da geçerli nedenle yapıldığını davalının ispatlayamadığından gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili; davacının kıdemine göre işe başlatmama tazminatının kıdemi nedeni ile 6 ay olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı vekili; yerel mahkemenin davacının 2013 yılından itibaren davranışlarını bir bütün olarak değerlendirmediğini, iyiniyetli olarak davacı ile defalarca görüşüldüğünü, çalışanların davacı hakkında şikayetçi olduğunu ve rahatsızlıklar oluştuğunu, doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışlarda bulunmuş oldukları şirket yönetimince yapılan denetimlerde ortaya çıkarılması üzerine her üç çalışanında 2013 yılı içerisinde iş akti 4857 sayılı Kanun'un 25/II e bendi gereğince feshedildiğini, davacının denetim yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirtmiştir.
F) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin davacının kıdemine göre işe başlatmama tazminatının kıdemi nedeni ile 6 ay olarak kabul edilmesi gerektiğini bildirdiği, davacının 01/10/2000-13/02/2015 tarihleri arasında 14 yıl 4 ay 13 gün davalı yanında çalıştığından, bu süre 15 yılın altında olduğundan davacının istinafının reddinin gerektiği, davacının emri altındaki davacının amiri bulunduğu ... ve...'in gerçekte ziyaret gerçekleştirmedikleri hekimleri ziyaret etmiş gibi raporlama yaparak, doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışlarda bulunmuş oldukları şirket yönetimince yapılan denetimlerde ortaya çıkarılması üzerine her üç çalışanında 2013 yılı içerisinde iş akti 4857 sayılı Kanun'un 25/II e bendi gereğince feshedildiği davacının denetim yükümlülüğünü ihlal ettiğini beyan etmişse de; davacının 14.06.2013 tarihli savunma yazısında; çalışanlardan lehine aldığı yazılı beyanları dayanak göstererek tüm iddiaları reddederek iddiaların mesleki kariyerine zarar vermek amacı taşıdığı ve zekasına hakaret olduğunu beyan ettiği burada davacının fesih boyutunda kusurlu sayılacak bir eyleminin bulunmadığı, 2013 yılında meydana gelen olaya ilişkin davacı işçi hakkındaki şikayetin tekrarlanmadığı, davacı işçi hakkında şikayetlerin tanık anlatımlarıyla desteklenmediği, davacı tanıklarının ise davalı iddialarının aksi yönünde beyanda bulundukları, işyerinde performans değerlendirme sisteminin bulunmadığı, süreklilik gösteren bir performans düşüklüğünün söz konusu olmadığı, davalı şirketin feshe esas aldığı iddiaların doğru olduğunun kabul edilmesi halinde dahi davacı işçinin davranışların düzeltmesi ve başka bir bölümde istihdamına yönelik bir çaba harcanmadığı, tanıkların anlatımları ile tüm dosya kapsamı itibariyle yerel mahkemenin fesih işleminin ölçülü olmadığı kanaatine varılmış olmasının dosya kapsamı ile örtüştüğü, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın usul ve yasalara uygun olduğundan davacı ve davalı tarafın istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek hüküm kurulmuştur.
G) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta davacının iş akdinin davalı işveren tarafından ziyaret etmediği kişileri ziyaret etmiş gibi göstermek suretiyle görevi kötüye kullanma iddiası ile feshedildiği ve feshe konu eylemin dosyadaki bilgi ve belgeler ile sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Aynı davalıya ait emsal nitelikteki ... 5.İş Mahkemesi’nin 2013/679 Esas sayılı ... ve ... 3.İş Mahkemesi’nin 2013/253 esas sayılı ... dosyalarının temyiz incelemesinden geçerek kabul edildiği gibi,işveren bakımından haklı fesih nedeni olduğu gözetilerek davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 478.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Kesin olarak 25/09/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy