MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı ve dahili davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı asil özetle; davalı işyerinde 10.06.2006-03.07.2012 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, ayda 40 saat fazla mesai yaparak çalıştığını, yaptığı fazla mesailerin karşılığı ücretlerin ödenmediğini iddia ederek; toplam 2.160 saat fazla mesai ücreti karşılığı 10.300,00 TL. nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; yetki ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının müvekkil firma işçisi olmadığını, alt işveren ... Servis Hizm Tic. A.Ş.’nin işçisi olduğunu, davaya bu şirketin de dahil edilmesi gerektiğini, davacıya ait evrakların ... Servis Hizm Tic. A.Ş.'de olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı ... vekili ile kendisine dava ihbar edilen ... Servis Hizm Tic. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Aleyhine dava açılmayan, ihbarda dahi bulunulmayan ... Teknik Sos. Hizm. San. Tic. Ltd Şti’nin gerekçeli karar başlığında, davalılar arasında gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2- 6100 sayılı HMK. ya göre dava, dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen gerçek yada tüzel kişiler arasında, başka bir deyişle " taraflar " arasında görülüp, sonuçlandırılır.
Davada taraf değişikliği HMK. nın 124. maddesinde düzenlenmiş olup, HMK. da zorunlu dava arkadaşlığı dışında davaya davalı ithali mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta, dava Koçtaş A.Ş. ye karşı açılmıştır.
Davalı ... vekili duruşmanın 01.10.2013 tarihli oturumunda " alt işverene davanın ihbarını " talep etmiş, Mahkemece bu yolda ara kararı oluşturulmuştur.
Davalı ... vekili, 20.11.2013 tarihli dilekçesi ile davacının çalıştığı iş yerlerinin isimleri bildirmiş ve dava dışı ... Servis Hizm Tic. A.Ş. nin davaya dahil edilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin dahili dava işlemine karşı ... Servis Hizm Tic. A.Ş. Vekili cevabında bu işlemin usule aykırı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece dahili davaya ilişkin bu usulü işleme ilişkin olarak duruşmalarda herhangi bir tespit yapılmamış, bu işlemler ve cevap zapta geçirilmemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 01.07.2014 tarihli oturumda tefhim edilen hüküm özetinde (kısa karar) "....10.200,29 TL. nin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek banka faiziyle DAVALIDAN alınarak davacıya verilmesine " şeklinde hüküm kurulmuştur.
Gerekçeli karar başlığında ise davalı olarak Koçtaş A.Ş. nin yanı sıra davaya dahil edilen ... Servis Hizm Tic. A.Ş. ile yine aleyhine dava açılmayan, ihbarda dahi bulunulmayan ... Teknik Sos. Hizm. San. Tic. Ltd Şti. davalı olarak gösterilmiş, ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında duruşmada tefhim edilen hüküm özetinin aksine, "....10.200,29 TL. nin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek banka faiziyle DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN alınarak davacıya verilmesine " şeklinde hüküm oluşturulmuştur.
Mahkemece usul hükümlerimizde davaya dahili davalı yöntemiyle davalı ithaline cevaz veren bir hüküm bulunmadığından, aleyhine usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmayan ve taraf sıfatı da olmayan ... Servis Hizm Tic. A.Ş.hakkında, bu şirket taraf kabul edilerek hüküm kurulması hatalıdır.
3- T.C. Anayasa’sının 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden sözedilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır.
Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta Mahkemenin gerekçeli kararında aynen;
“ Davacı asil 1.8.2012 harç tarihli dava dilekçesi ile davalı işyeride 10.6.2006-3.7.2012 tarihleri arsında çalıştığını, çalıştığı dönemde yaptığı fazla mesai paralarının ödenmediğini beyanla ödenmeyen mesai paralarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde yetki ve zamanaşımı itirazında bulunmuş,davacının müvekkil firma işçisi olmadığını,alt işveren ... işçisi olduğunu,davaya ... ninde dahil edilmesini,davacıya ait evrakların ... de olduğunu beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir.
Kurum kayıtları celp edilmitir.
Davacı tanıkları köse şener, gürane kangal dinlenmişler beyanları dosyaya alınmışıtr.
Davaya ... adlı taşeron firma dahil edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde usule ilişkin eksiklikler olduğunu beyanla cevap vermediğini bildirmiştir.
Dosya hesap bilirkişisine yollanmış bilirkişi muharrem talay 12..4.2014 ek rapor ve onun öncesi verdiği raporda davacının fazla mesai alacağını hesaplamıştır.
Davacı vekili davasını ıslah etmiştir.
Davalının adresi ... olduğundan davalı koçtaşın yetki itirazı red edilmiş,mahkememiz davacının sunduğu araç çıkış kayıtlarını ve tanık beyanlarını dikkate alarak davacının fazla mesai alacaklarını hüküm altına almıştır.
Dava,cevap,ıslah dilekçeleri,kurum kayıtları,tanık beyanları,davacı tarafça dosyaya sunulan araç çıkış kayıtları,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davacının fazla mesai alacğı hüküm altına alınmış,kabule göre yargılama giderive vekalet ücreti hesaplanarak aşağıdakigibi hüküm kurulmuştur. " açıklamalarına yer verilmiştir.
Mahkemece dava dilekçesindeki tüm açıklama ve iddialara yer verilmemiş, dahili dava işleminin niçin yapıldığı açıklanmamış, gerekçeli kararda davalı olarak gösterilen, ancak aleyhine dava açılmayan, ihbarda dahi bulunulmayan ... Teknik Sos. Hizm. San. Tic. Ltd Şti. nin hukuki durumu hakkında hiç bir açıklama yapılmamış, tarafların iddia ve savunmaları tartılışmamış, davacının ne şekilde fazla çalışma yaptığı, bu sonuca nasıl ulaşıldığı açıklanmamış, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasındaki farklılıkdan söz edilmemiş, Anayasa ve yasanın aradığı anlamda bir gerekçe oluşturulmamıştır.
Bu itibarla Mahkemenin kararı gerekçeden yoksun olup, Mahkemece T.C. Anayasa’sının 138 ve 141 ve HMK. nun 297. maddesine aykırı şekilde gerekçesiz karar verilmesi isabetsizdir.
4- Mahkemece hükmün nasıl oluşturulacağı ve nasıl tefhim edileceği 6100 sayılı HMK. nun 297 ve 321. maddelerinde açıklanmıştır.
Hüküm fıkrası ile gerekçeli karar arasında çelişki olması 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, yürürlükte olan 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen YİBK.na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK.nun 298/2. maddesine göre “ Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece yapılan yargılama sonunda 01.07.2014 tarihli oturumda hüküm özeti (kısa karar) "....10.200,29 TL. nin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek banka faiziyle DAVALIDAN alınarak davacıya verilmesine " şeklinde tefhim edilmiş ise de, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında duruşmada tefhim edilen hüküm özetinin aksine, "....10.200,29 TL. nin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek banka faiziyle DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN alınarak davacıya verilmesine " şeklinde hüküm oluşturularak hükmün esasını teşkil eden kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması HMK. nın 298. maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir
4- Kabule göre, davacının davasını sadece davalı ...Ş. açısından ıslah ettiği gözden kaçırılarak, ıslah edilen miktarlardan gerekçeli kararda davalı olarak gösterilen diğer şirketlerinde sorumlu tutulması hatalıdır.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre temyiz edenlerin esasa yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde ilgililere iadesine, 05.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy