MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ: ... 7. İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacı işçinin davalı işverenin ihale aldığı ... ...’nda ... olarak çalışmaya başladığını, davalı işveren tarafından geçersiz nedenle herhangi bir bildirim yapılmadan 14.08.2013 tarihinde işten çıkarıldığını iddia ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine, iş verenin işçiyi işe başlatmaması halinde 8 aylık brüt ücreti tutarında tazminatın, boşta geçen sürelere ilişkin 4 aylık ücretin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalı şirketin Kamu İhale Kanunu kapsamında ihale usulü ile T.C. ... Bakanlığı ... ... ... bünyesinde sözleşmeye tabi olarak güvenlik hizmeti verdiğini, davacı işçinin T.C. ... Bakanlığı'na bağlı kurum işyerinde, hizmet işinin ihale ile verildiği şirketlerin işçisi olarak görünmesine rağmen aslında asıl işverene ait işyerinde ve ilgili kurum yönetiminin emir ve denetimi altında çalıştığını, davalı şirketin, T.C. ... Bakanlığı'na bağlı kurum yönetiminin emir ve denetimi altında hizmet verdiğini, davacı işçinin, davalı şirketin ihaleyi kazanması ile birlikte 10.01.2013-15.08.2013 tarihleri arasında Belirli Süreli İş Sözleşmesi ile asgari ücret esasına göre çalıştığını, davacı işçinin temizlik firmasında görevli bayan personelleri küfürlü sözlerle taciz ettiğine dair 02.08.2013tarihinde tutanak tutulduğunu ve Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunulduğunu, bu durum üzerine kurum yönetimi tarafından davacı işçinin işten çıkarılması talimatının verildiğini, ilgili kurumun hizmet alımı değil işçi temini yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, fesih sebebinin tutanak içeriğindeki eylemler ve idarenin talebi olarak belirtildiği, ... ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.08.2013 tarih ve ... 2013/13038 sayılı yazısı ile tutanak içeriğinde cereyan eden olayın tahkik edilerek doğruluğu teyit edildiği takdirde davacı işçi hakkında İş Yasası ve Mevzuatı ile şirket çalışma prensip ve esasları doğrultusunda idari ve hukuki yönden gereğinin takdir ve ifası gerektiğinin bildirildiği, bu yazıda iddia edilen eylemin araştırılması ve neticesine göre işlem yapılması bildirilmiş olup, idarece direkt olarak davacının işten atılmasını istenmediği, davalı işverenin ise bu yönde etkin bir disiplin soruşturması yapmadığı, tutanak içeriğinin doğruluğunu araştırmadığı, mahkeme aşamasında ise, tutanak mümzilerinin davalı tarafından tanık olarak bildirilmediği, taraflarca getirilme ilkesi, ikinci tanık listesi yasağı ve davacı muvafakati olmadığından bildirilmeyen tanıklar dinlenmeyeceğinden her ne kadar mahkemece tutanak tanıkları dinlenmesi yönünde ve cbs müzekkere yazılması ara karar oluşturulmuş ise de, bu şekilde tanık dinleme ve bildirilmeyen delilin toplanması Hmk anlamında geçerli olmadığından bu ara karadan ve cbs müzekkeresi ara kararından dönüldüğü, liste dışı dinlenen tanık beyanlarının ise hükme esas alınmadığı, bu kapsamda her ne kadar fesih haklı sebep iddiasından yapılmış ise de, delillerin yüz yüzeliği ilkesi gereği tutanak içeriğinin mahkememizde doğrulanmadığı , kurum yazı içeriğine göre davacı hakkında etkin bir disiplin soruşturması yapılmadığı ve davalının haklı fesih iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve feshin geçersizliğine karar verilmiştir.
Ç)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D)İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; feshin haklı nedene dayandığını savunmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, yerel Mahkemenin tutanak tanıklarını dinlemediği gibi gerekçeli kararda dinlenen tutanak tanığı ...’in beyanlarını hükme esas almadığını belirttiği, dosyada dinlenen diğer tanıkları, bilirkişi raporunu ve tutanakları esas almayarak eksik inceleme ile usule aykırı karar verdiği iddiasına ilişkin; mahkemenin “ tutanak mümzileri davalı tarafından tanık olarak bildirilmediği, taraflarca getirilme ilkesi, ikinci tanık listesi yasağı ve davacı muvafakati olmadığından bildirilmeyen tanıklar dinlenmeyeceği” şeklindeki değerlendirmesinde, yine davalı tanık listesinde bulunmayan ancak dinlenen tutanak mümzii tanık ... beyanlarının değerlendirmeye tabi tutulmamasında usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerektiği, bir an için aksi düşünülse dahi, ...’in olaya ilişkin bilgisinin görgüye dayalı olmadığı, duyuma dayalı olduğu tespit edildiği, somut uyuşmazlık incelendiğinde; olayla ilgili davacı hakkında savcılık soruşturması ve idari yönden de disiplin soruşturması bulunmadığının anlaşılması, tanık beyanlarının görgüye değil, duyuma dayalı olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafça iş akdinin haklı veya geçerli nedenle feshedildiği ispatlanamadığı anlaşılmış olup, somut olayın özelliğine göre, mahkemenin maddi vakıayı değerlendirmesinde ve dayandığı hukuki sebeplerde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G)Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İşçinin davranışlarına dayanan fesih, her şeyden önce, iş sözleşmesinin işçi tarafından ihlal edilmesini şart koşmaktadır. Bu itibarla, önce işçiye somut olarak hangi sözleşmesel yükümlülüğün yüklendiği belirlendiği, daha sonra işçinin, hangi davranışı ile somut sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin eksiksiz olarak tespit edilmesi gerekir. Şüphesiz, işçinin iş sözleşmesinin ihlali işverene derhal feshetme hakkını verecek ağırlıkta olmadığı da bu bağlamda incelenmelidir. Daha sonra ise, işçinin isteseydi yükümlülüğünü somut olarak ihlal etmekten kaçınabilip kaçınamayacağının belirlenmesi gerekir. İşçinin somut olarak tespit edilmiş sözleşme ihlali nedeniyle işverenin işletmesel menfaatlerinin zarar görmüş olması şarttır.
İşçinin yükümlülüklerinin kapsamı bireysel ve toplu iş sözleşmesi ile yasal düzenlemelerde belirlenmiştir. İşçinin kusurlu olarak (kasden veya ihmalle) sebebiyet verdiği sözleşme ihlalleri, sözleşmenin feshi açısından önem kazanır. Geçerli fesih sebebinden bahsedilebilmesi için, işçinin sözleşmesel yükümlülüklerini mutlaka kasıtlı ihlal etmesi şart değildir. Göstermesi gereken özen yükümlülüğünün ihlal edilerek ihmali davranış ile ihlali yeterlidir.
İşçinin, işverenin başka bir işçisine sataşması 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II, d hükmü uyarınca haklı fesih nedeni sayılmıştır. Sataşma niteliğinde olmadığı sürece, diğer işçilerle devamlı ve gereksiz tartışmaya girişmek, iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek geçerli fesih nedenidir. Buna karşılık bir darp veya hakaret söz konusu olmaksızın işçinin, yasanın gerekçesinde de belirtildiği gibi "amirleri veya iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermesi, sıkça ve gereksiz yere tartışmaya girişmesi" gibi davranışlarda bulunması, işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde, geçerli bir fesih nedenidir. Gerçekten işçinin işverenle, işveren vekilleriyle veya diğer işçilerle geçimsizliği işyerinin normal işleyişine za¬rar veriyorsa işveren süreli fesih hakkını kullanabilir. İş Kanunu’nun 25’inci maddesi kapsamında değerlendirilecek ağır sözleri, işçi, işverenin veya vekilinin tahrikleri sonucu söylemesi, geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. İş Kanunu’nun 25’inci maddesi kapsamında değerlendirilecek ağır sözleri, işçi, işverenin veya vekilinin tahrikleri sonucu söylemesi, yada tahrik kapsamında savunma sınırlarını aşarak darp veya hakarette bulunması geçerli fesih nedeni sayılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, Davacının ... ... ... Özel Güvenlik Hizmeti Alım İşi Hizmeti Alımına Ait Sözleşme’nin tarafı olan GSM Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şirketi’ne bağlı güvenlik görevlisi olarak 10.01.2013-15.08.2013 tarihleri arasında çalıştığı, ... ... ...’nda faaliyet gösteren dava dışı Piripak Temizlik şirketinin Proje Müdürü ... ile Danışma Görevlileri ... ve ... tarafından 02.08.2013 tarihinde 17-00 saatinde E Blok çıkışta ... ve ... isimli danışma personellerine E Blok Güvenlik Odasına çağıran davacı işçinin “O yalaka nerede?" diye sorduğu, “O yalaka ... ofiste ... ’in g...nü yalıyor, siz de ... ’in g...nü yalıyorsunuz. ... da üstlerinin g...nü yalıyor.... kızlara ayrı, erkeklere ayrı davranıyor." diye ithamda bulunduğu, “Köpekler sahiplerinin g...ü yalar, sizde köpeklerin bitlerine yavşak derler siz de yavşaksınız. Herkes safim belli etti. Bundan sonra sizi E Blok’ tan geçirmeyeceğim, ’herkes yakında görecek kim kimi gönderiyor. .... Bu olaylardan sonra ... korkusuna E Blok'a gelemiyor" diyerek E Blok zeminde konuşurken E Blok’un sorumlu şefinin "Burada bu şekilde yüksek sesle konuşamazsınız." diyerek uyardığına ilişkin tutanak düzenlendiği, dava dışı Piripak Temizlik şirketinin Proje Müdürü ... davacı işçinin söz konusu davranışları ile ilgili 13.08.2013 havale tarihli yazı ile ... ... ... Cumhuriyet Başsavcılığı’na 02.08.2013 tarihli tutanak eklenmek suretiyle şikayette bulunulduğu, ... ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.08.2013 tarih ve ... 2013/13038 sayılı yazısı ile 02.08.2013 tarihli tutanak eklenmek sureti ile, “tutanak içeriğinde cereyan eden olayın tahkik edilerek doğruluğu teyit edildiği takdirde davacı işçi hakkında İş Yasası ve Mevzuatı ile şirket çalışma prensip ve esasları doğrultusunda idari ve hukuki yönden gereğinin takdir ve ifasının” bildirildiği, işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış nedeninin 29 kodu ile “işveren tarafından işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih” şeklinde gösterildiği anlaşılmaktadır.
Dosya istinaf incelemesinde iken ... ... Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan davacı ile ilgili soruşturma bulunup bulunmadığı sorulmuş, gelen yazı cevabında olayla ilgili soruşturma dosya kaydına rastlanmadığının bildirildiği tespit edilmiştir. Yine ... ... Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğü’nden Özel Güvenlik Müdürlüğü’ne havale edilen dilekçe ile ilgili yapılan işlemler istenmiş, cevaben ... ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.08.2013 tarih ve ... 2013/13038 sayılı yazısı, ... imzalı şikayet dilekçesi, davacının iş akdinin ... 2013/13038 sayılı yazıya istinaden sonlandırıldığına ilişkin ... ... ... Özel Güvenlik Müdürlüğü Birimi’nin 19.08.2013 tarihli yazısı ve işten ayrılış bildirgesinin eklendiği tespit edilmiştir.
Davacı tanığı Abdulkadir TERZİ, kendisine bahsedilen bayan personele küfür olayını görmediğini ve duymadığını, şirketin müdürü ile temizlik müdürünün davacı işçiyi işten çıkarmak için böyle bir tezgah kurduklarını, çünkü davacı işçi hakkında taciz edildiğini söyleyen temizlik görevlilerinin de daha sonra şikayetlerini geri aldıklarını ve sonrasında işveren tarafından işten çıkarıldıklarını, daha sonra kendisini de işten çıkarmak istediklerini, kendisine de iftira atmak istediklerini ancak kendisinin istifa ederek işten ayrıldığını beyan etmiştir.
Davalı tanığı ... ise davacı işçi hakkında emrindeki personeline karşı baskıcı tutumu nedeniyle şikayetler olduğunu, kendilerinin de davacı işçiyi izlemeye aldıklarını, daha sonra davacı işçinin Temizlik Müdürü ... ile tartıştığını, tartışma sebebini bilmediğini, davacı işçinin eşinin de Piripak şirketinde Temizlik Şefi olarak çalıştığını, bu tartışmadan sonra davacı işçinin çalışma arkadaşlarının yanına gelip “hepiniz onun yalakasısınız, hepiniz onun g....ü yalıyorsunuz, siz göreceksiniz’' diye söylediğini, bununla ilgili tutanak tutulduğunu, bu sözlerin söylendiği anda kendisinin orada olmadığını, tutanaklarda imzasının bulunmadığını, bu olay nedeniyle davacı işçinin işten çıkarıldığını bildiğini, işten çıkarılmadan önce kendisine başka bir proje sunulduğunu, bu projeyi kabul etmeyince iş sözleşmesinin feshedildiğini beyan etmiştir.
Dosyaya sunulmuş olan 02/08/2013 tarihli ve olayın doğrudan muhatabı olan .... ve ....'nin imzasını taşıyan tutanak incelendiğinde davacının görev yaptığı yerde bulunan güvenlik odasına çağırdığı .... ve ....'ye hitaben "O yalaka ... ofiste ...ın g... yalıyor, sizde ... g...tünü yalıyorsunuz, ...da üstlerinin g...tünü yalıyor.... kızlara ayrı, erkeklere ayrı davranıyor. Köpekler sahiplerinin g..tünü yalar, sizde köpeklerin bitlerine yavşak derler, sizde yavşaksınız. Herkes safını belli etti. Bundan sonra sizi E Bloktan geçirmeyeceğim, herkes yakında görecek kim kimi gönderiyor göreceğiz. " dediğinin yazılı olduğu görülmektedir.
Aksi sabit olmayan imzalı tutanak içeriğine göre davacının iş akdinin başka çalışma arkadaşlarına hitaben söylediği hakaret içerikli sözleri nedeniyle haklı nedenle feshedildiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 ve 6100 sayılı HMK.’un 373. Maddeleri uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H) Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile
1. Bölge Adliye Mahkemesi esastan ret kararının KALDIRILMASINA,
2. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davanın REDDİNE,
4. Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 35,90 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubu ile kalan 11.60 TL davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
5. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 90.00 TL TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 2.180,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7. Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
8.Yatırdığı temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2018 tarihinde kesin olarak, oy birliği ile karar verildi.