MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ile davalı ... Başkanlığ vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin asıl işveren ... tarafından, alt işveren ... İnşaat şirketine ihale edilen park ve bahçelerde işyeri hekimi olarak 01.02.2008-05.08.2009 tarihleri arasında en son 3.249,00 TL net maaş ile çalıştığını, belediyenin asıl işveren olduğunu, ihale süresinin bittiği gerekçesiyle işten çıkarıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davacının müvekkili belediyeden ihaleyi alan diğer davalı firma nezdinde çalıştığını, davasını davalı idare aleyhine değil davalı ile diğer yüklenici aleyhine ikame etmesinin hukuka uygun olacağını ifade ederek davacı ile belediye arasında hizmet sözleşmesi olmadığını, dolayısı ile işvereni olmadığını, işçinin haklarının ihale bedeli içinde ilgili firmaya ödendiğini, işçilerin iş kanunu ve sosyal sigortalar mevzuatı gereğince doğacak tüm hak ve yükümlülüklerinden yüklenici firmanın sorumlu olduğunun teknik şartnamede de açıkça belirtildiğini, dava konusu tazminatların ve alacakların belediyeden talep edilmesinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.03.2017 tarih, 2017/4144 Esas, 2017/5429 Karar sayılı ilamı ile özetle; “Kıdem tazminatı tavanı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. Somut uyuşmazlıkta, iş sözleşmesinin feshedildiği 05.08.2009 tarihindeki kıdem tazminatı tavan miktarı 2.365,16 TL olduğu halde, Mahkemece bu tavan aşılarak 5.169,61 TL. üzerinden hesaplama yapılıp kıdem tazminatının hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırıdır. Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, dava kısmi dava olup davalı vekili 03.04.2014 tarihinde tebliğ edilen ıslaha karşı yasal süresi içinde 16.04.2014 havale tarihli dilekçesi ile zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Bu nedenle davalı vekili tarafından ileri sürülen ıslaha karşı zamanaşımı def’i değerlendirilmeden ücret alacağının hüküm altına alınması hatalıdır. 4857 sayılı İş Kanununun 120. maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin ... birinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. Davacı tarafından dava ve ıslah dilekçelerinde kıdem tazminatı için fesih tarihinden itibaren faiz istenmiştir. Mahkemece hüküm altına alınan kıdem tazminatının tamamına fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği gözetilmeksizin fesih/ıslah ayırımı yapılarak faize hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen kararı davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, ücret alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca 26.03.2014 tarihli ıslaha karşı davalı vekili tarafından ileri sürülen zamanaşımı def’inin değerlendirilmesi yerinde ise de, yapılan hesaplama hatalıdır. Zira, 26.03.2014 tarihinden geriye doğru 5 yıl gidilerek bulunan 26.03.2009 tarihinden önceki ücret alacaklarının zamanaşımına uğradığı açıktır. Ancak, 26.03.2009 tarihi itibariyle Mart ayı ücreti henüz muaccel olmadığından bu ücret zamanaşımına uğramamıştır. Davacının 2009/Mart ayı ücreti talebinin bir kısmının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy