MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, uğranılan şirket zararının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 2002/3 sayılı ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürü olarak atanan davalının kendi isteği ile müdürlükten istifa ettiğini, 23/02/2006 günlü ortaklar kurulu kararı ile istifasının kabul edilerek görevinin sona erdiğini ancak davalının şirketten ayrılmadan önceki dönemde, müvekkili şirket adına yapılan işlerin bedelini kendi banka şahsi hesabına yatırılmasını sağladığını ve bu şekilde şirketin yaklaşık olarak 52367,22-USD 'sini zimmetine geçirdiğini ileri sürerek zimmete geçirilen paranın davalıdan tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkili ile davalı şirketin ortağı ... arasında Acente adı verilen bir adi ortaklık kurulduğunu, müvekkilinin davalı şirketin sorumlu müdürlüğü yanında ... ile akdettiği sözleşme gereğince ortağı olduğunu, bu ortaklık anlaşması nedeni ile masraf ve giderlerinin yarı yarıya ödenmesinden sonra kalan karın paylaşıldığını, ortaklık ilişkisi mevcut olduğundan görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, zimmete para çerime durumu olmadığı gibi davacı şirketin hakim ortağı ile davalı arasındaki ilişki nedeniyle davalı hesabına yatırıldığını, yatıralan paraların iş için kullanıldığını, öte yandan kendi hesabında davacı ile ilgisi olmayan miktarların da bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davalının davacı şirketin ortağı olmayıp sorumlu müdürü olarak çalıştığı, 22/02/2006 tarihli istifa dilekçesi ile istifa ettiği, görevi sona ermeden şirket adına yapılan ödemeleri kendi şahsi hesabına yatırılmasını sağladığı, bu şekilde davacı şirketin 53.483 USD sini uhdesinde tuttuğu ve davacı şirkete bunu ödemediği, gerekçesi ile davanın kabulüne, karar verilmiştir.
Mahkemece kararı davalının temyizi üzerine Dairemizin 2015/1583 E. 2016/17363 K. ve 04/10/2016 tarihli ilamı ile "... Dosyadaki sorun müşterilerin yatırdığı para miktarının tespitidir. Buna göre anılan süreçte hesaba yatan 61.483 USD den dava dışı ...'nin yatırdığı 4.500 USD ve ...'in yatırdığı 1.500 USD ile şirketin gönderdiği 8.000 USD nin tenzili yoluna gidilmelidir. Ayrıca sonuca giderken dava dilekçesi ekinde olup dava dilekçesinde davaya dayanak yapılan hesap tablosundaki davalı tarafça ödendiği belirtilen 10.128,19 USD de taraflardan sorulup değerlendirilmelidir. " gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası Mahkemece, bozma ilamında bahsi geçen 10.128,19 USD ile ilgili tarafların beyanları tespit edilmiş ve bilirkişi raporu da alınarak, rapor doğrultusunda bozma ilamında beliritlen ödemeler ile 10.128,19 USD nin mahsubu ile bakiye 37.354,81 USD hüküm altına alınmıştır.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dairemizin yukarıda açıklanan bozma ilamında belirtildiği üzere davacı taraf dava dilekçesi ekinde davaya konu alacağa dayanak bir belge sunmuş olup bu belgede 10.128,19 USD nin davalıdan tahsil edildiği belirtilmiştir. Mahkemece bozma kararı doğrultusunda bu ödemeye ilişkin tarafların beyanları tespit edilmiştir. Davacı taraf, davalının bu ödeme ile ilgili dava dışı şirket ortağına ayrı bir Mahkemede dava açtığını, bu nedenle ödemenin eldeki davada mahsuba konu olamayacağını iddia ederken davalı taraf da söz konusu ödeme ile ilgili dava dışı şirket ortağına sebepsiz zenginleşmeye yönelik dava açtıklarını ve davanın derdest olduğunu açıklamıştır.
Söz konusu 10.128,19 USD ile ilgili, taraf beyanlarında geçen "sebepsiz zenginleşmeye dayalı" davanın, sonucu, eldeki davayı etkileyeceğinden bekletici mesele yapılmalı ve çıkan sonuca göre karar verilmelidir.
3- Kabule göre ise, harç ve vekalet ücreti hesabında davaya konu miktarın Türk Lirası karşılığı dikkate alınmadan hesaplama yapılması hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy