MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... ... 26. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/09/2014-31.08.2016 tarihleri arasında davalı iş yerinde beden eğitimi öğretmeni olarak çalıştığını, işveren tarafından sözleşmenin belirli süreli iş sözleşmesi olduğunu ve sözleşmenin 31.08.2016 tarihinde sona ereceğini ve yenilenmeyeceğini ihtar ettiğini, yapılan sözleşmenin belirli süreli olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, davacının işe iadesine, çalıştırılmadığı süreler için 4 aylık brüt ücretinin ve diğer tüm haklarının ödenmesine, işe başlatılmaması halinde iade kararına aykırılıktan 8 aylık brüt ücreti tutarında işe başlatmama tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkil iş yerinde öğretmen olarak çalıştığını, davacı ile müvekkili arasında yapılan sözleşmenini belirli süreli iş sözleşmesi olduğunu, davacının tüm iddia ve savunmalarının, haksız olduğunu, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davacının davalı iş yerinde 2014 yılından beri her yıl yasa gereği yapılan sözleşmeler ile özel öğretim kurumunda çalıştığını, bu sözleşmelerin asgari süreli olduğunu, davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanması gerektiğini, davacının iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Ç)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D)İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; Davacının 01.09.2014-31.08.2016 tarihleri arasında görev yaptığını, çalıştığı süre boyunca davacı ile birer yıllık belirli süreli sözleşmeler akdedildiğini, davacının sözleşmesinin feshedilmediğini, sözleşmenin yenilenmeyeceği hususunda davacıya bildirimde bulunulduğunu, davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
E)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Davacının asgari süreli sözleşme ile çalıştırıldığı ancak yapılan işin mahiyeti icabı bu şekilde sözleşmesi yapılmasına rağmen çalıştırılan işçinin daha sonra da işine devam ettiği anlaşıldığına göre sözleşmenin belirli süreli sözleşme değil asgari süreli sözleşme olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda işveren tarafından açık bir şekilde somut bir nedene dayanan fesih bildiriminde bulunulmadığı anlaşıldığına göre, dosya kapsamında ileri sürülen istinaf sebepleri bakımından, ilk derece mahkemesinin karar yerinde gösterdiği ve dosya münderecatına uygun gerekçe ile hüküm tesis etmesinde her hangi bir hukuka aykırılık durumuna rastlanmadığı gibi kamu düzenine aykırılık durumuna da rastlandığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b. 1 ve 355. Maddeleri gereğince ESASTAN reddine karar verilmiştir.
F)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanununun 18/1 fıkrasında, Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Dairemizin 2014 yılından sonraki uygulamalarında; 5580 sayılı yasa kapsamındaki eğitim personeli için en az bir takvim yılı içi yazılı sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim yılı devam ettiğinde eğitim personeli ile yasadan kaynaklanan yeni bir asgari süreli sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim ve öğretim devam ederken, takvim yılı içinde ayrılan öğretmen yerine kalan süre için belirli süreli iş sözleşme yapılması olanağı vardır. Bu bir objektif neden kabul edilebilir. Ancak eğitim ve öğretim başına asgari süreli sözleşme yapıldıktan sonra eğitim ve öğretim devam ettiği için belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için esaslı ve yenilenmesi içinde objektif neden olmadığı sürece eğitim personeli il yapılan sözleşmenin asgari süreli olarak kabul edilmekte ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanabileceği kabul edilmekteydi.
Ancak; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas - 2018/2 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da " 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına" karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “ Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına ilişkin Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas - 2018/2sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı özel öğretim kurumunda beden eğitimi öğretmeni olarak çalışan davacının, davalı yanında, takip eden belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığı anlaşılmaktadır. Şu halde, işe iade davası açılabilmesi yönünden iş sözleşmesinin kanun gereği belirli süreli olması sebebiyle 4857 sayılı Kanun'un 18 maddesindeki yasal şartların olmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2-İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3- Davanın REDDİNE,
4- Alınması gereken 35,90 TL. karar - ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL. karar- ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dosyanın ilk derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olarak 10.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy