MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, davacının nakil tarihinde Devlet Personel Başkanlığına gönderilen maaş nakil ilmuhabirine ek ödeme tutarının eklenerek yeniden düzenlenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette iş mevzuatına tabi kapsam dışı personel statüsünde çalışmakta iken 14/11/2005 tarihinde gerçekleşen hisse devri ile davalı şirketin özelleştirildiğini, Haziran 2006 dönemine kadar davalı şirkette çalışmaya devam eden davacının bu tarihte 4046 sayılı Kanun hükümlerine göre başka bir kuruma nakledildiğini, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 22. maddesinde özelleştirilen kurum personelinin nakil için Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarih itibariyle almakta oldukları ücret v.s. haklar toplamının nakledildikleri kurumda ödenen ücret v.s. haklar toplamından fazla olması halinde aradaki farkın fark kapanıncaya kadar tazminat olarak ödenmesinin benimsendiğini, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun Ek 29. maddesinin 1. fıkrası ile 3. fıkrasında personelin ücret v.s. haklarının nakledileceği ve bu artış oran ve miktarların Devlet Personel Başkanlığına bildirim tarihine kadar geçen süre içinde kamu görevlilerine yapılacak artış oran veya miktarları uygulanmak suretiyle tesbit edileceğinin hükme bağlandığını, belirtilen mevzuat hükümleri karşısında 01/01/2006 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 40,00 TL. tutarındaki ek ödemenin davacının nakle esas ücreti kapsamında yer alması gerekirken maaş nakil ilmuhaberinde bu ödemeye yer verilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davacının nakil ilmühaberinin artış miktarı ilave edilmek suretiyle yeniden düzenlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla nakledildiği tarihe kadar gerçekleşen ek ödeme tutarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, dava konusu talebin 657 sayılı Kanun ve 399 sayılı KHK hükümlerine tabi çalışanların aylıklarına devletçe yapılan artış oranlarına ilişkin olduğunu, davacının nakledildiği kamu kurumunda özlük hakları bakımından 657 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalıştığını, müvekkili şirketin kamu çalışanı olan davacının maaşının tespitinde ve artış oranlarının belirlenmesinde yetkisinin bulunmadığını, davacının iş sözleşmesi ile müvekkili şirketti çalıştığı sürede 406 sayılı Yasanın Ek. 29. maddeleri uyarınca kamu görevinden aylıksız izinli sayıldığını, davacıya yapılan esaslara göre ücretlerinin ödendiğini, davacının iş sözleşmesinden doğan hiç bir alacağının kalmadığını, alacağı ilişkin talepler bakımından husumetin Maliye Hazinesine yöneltilmesi gerektiğini, 399 sayılı KHK'ye tabi sözleşmeli statüde çalışan personele ikramiye, ilave tediye ödemesi yapılmaması nedeniyle kamu kurum-kuruluşlarına nakledilen personelin nakil ücretlerinin ikramiye, ilave tediye eklenerek tesbit edilmesinin mümkün bulunmadığını, ek ödemenin Maliye Bakanlığının 08/05/2006 tarih ve 8021 sayılı yazısına istinaden, geçiş maaşına ilavesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti :
Mahkemenin davanın reddine ilişkin ilk kararı Dairemizin 20.02.2012 tarih ve 2012/6154 Esas, 2012/4840 Karar sayılı ilamı ile; davacı ile ilgili davalı işyerinde tüm bordrolar, ücret ve mali haklarına ilişkin işverence alınan tüm işletmesel kararlar getirilmeli, davacının kapsam dışı nakle tabi olarak çalıştığı dönemde 406 sayılı kanunun ek 29 ve sözleşmenin 7. maddeleri uyarınca aynı statüde kamuda çalışan ve 399 sayılı KHK’nin Ek 2 cetveline tabii çalışanlara uygulanan artışlardan yararlandırılıp yararlanmadığı, artış yapılıp yapılmadığı, tebliğlere göre yapılacak artışları kapsayacak şekilde maaş nakil il muhabirinin düzenlenip düzenlenmediği, davacının fark alacağı olup olmadığı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak ek rapor alınmış ve Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı Dairemizin 08.09.2014 tarih ve 2014/21391 Esas 2014/25321 Karar sayılı ilamı ile, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle aynı Yasanın 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemenin bozmaya uylarak görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararı üzerine dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderildiği, ... 3. İdare Mahkemesince Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu, Uyuşmazlık Mahkemesinin 28/12/2015 tarih ve 2015/930 esas, 2015/954 karar sayılı kararıyla görevsizlikle kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, İş Kanunu hükümlerine tabi kapsam dışı personel statüsünde güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayken davalı şirketin özelleştirilmesi üzerine 14.04.2006 tarihinde nakle tabi personel olarak Devlet Personel Başkanlığı’na bildirimi yapıldığı, 399 sayılı KHK ek-2 cetvelde sayılan kurum ve kuruluşlarda İstihdam edilen kapsam dışı personele Yüksek Planlama Kurulu kararıyla zam uyguladığı ve Türk Telekom tarafından kamu personeli statüsünde istihdam edilenlerden daha yüksek zam uygulanmadığı, buna göre davacının 40+40 TL tutarında ek ödemeye hak kazandığı, davacının maaş nakil ilmuhaberinin düzenlediği 2006 yılı ilk 6 aylık dilimi için 40 TL ek ödeme tutarının nakil ilmuhaberindeki ücrete eklenmesi gerektiği ve 01.01.2006 ile 30.05.2006 dönemine ait 5 aylık ödeme tutarı olan 200 TL'nin davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dava tarihinin 31/12/2010 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 20/04/2017 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Dosya içeriğine göre Mahkemece davacı lehine hükmedilen yargılama giderinin hatalı tespit edilerek hüküm altına alınması hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının davacının yaptığı yargılama giderine ilişkin paragrafındaki "4.667,85" rakamının çıkarılarak yerine, "287,05" rakamının yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18/04/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy