MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 1. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalılar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi davalılar avukatlarının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalılardan T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı ... Sendikasının 12 sıra No.lu “..." iş kolunda kurulu bir sendika olup, müvekkili şirketin Türkiye çapında kurulu ve genel merkezi ile birlikte toplam 10 adet fabrika ve diğer işyerlerinden oluşan bir işletme teşkil ettiğini, ancak davalı sendikanın diğer davalı Bakanlığa başvuruda bulunduğu 29.01.2015 tarihi itibariyle sadece ...’da bulunan işyeri ve ...’da bulunan 2 işyeri kapsama dahil edilmek suretiyle yapılan inceleme sonucunda "yetki tespiti" yoluna gidilmiş ise de, müvekkili şirketin .../...’de kurulu merkez işyeri dışında dilekçede belirtilen adreslerde ve SGK sicil no.ları ile toplam 10 adet işyerleri mevcut olup genel müdürlük ve diğer işyerlerinin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün olmadığından ve tüm işyerlerinde biri diğerinin devamı olan ve birbirine bağlı işler yapıldığından, söz konusu işyerlerinin işletme bütünlüğünü oluşturması nedeniyle ile bu işyerlerinin bölünerek sadece bir kısmının TİS kapsamına alınması hukuken mümkün olmadığından işletme bütünlüğünü oluşturan 10 adet işyerindeki toplam 412 çalışan sayısına göre tespit ve değerlendirme yapılması ve davalı ... Sendikasının yetkili olabilmesi için tüm işyerlerinde çalışan 412 personelin %40’ım üye kaydetmesi ve 164 üyeye sahip olması gerektiğini, olayda işletmeden söz edilmesi halinde sendikanın %40, işyerinden söz edilmesi halinde ise sendikanın %50 çoğunluğa sahip bulunmasında zorunluluk olduğunu, Bakanlıkça yapılan incelemede şirkete ait tüm işyerlerinin nazara alınmaması nedeniyle tespitin hatalı olduğu gibi sendika üye sayısının doğru olup olmadığı yönünden de şirket denetimine sunulmadığından bu yönde bir inceleme yapılamadığını beyanla davalı Bakanlığın ... lehine yapılan 04.02.2015 tarihli olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davacı şirketin üretim faaliyeti olan asıl işi yürüttüğü 2 üretim merkezi olup, burada çalışan personel sayısı ve sendika üye sayısı ile yapılan işle ilgili Bakanlık kayıtlarının müvekkili sendikanın örgütlenmesi için geçerli olduğunu ve müvekkili sendikanın yeterli üye sayısını sağladığı açık olduğundan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.
DavalıT.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı vekili, kurum kayıtlarının tetkikinde ... Sendikasının davacı şirkete ait belirtilen işyerlerinde TİS yapmak üzere 29.01.2015 tarihinde başvuruda bulunması üzerine yasa gereği Bakanlığa gönderilen sendika üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile işverenler tarafından SGK’ya yapılan işçi bildirimlerinin birlikte değerlendirilerek başvurunun sonuçlandırıldığı, bildirimlere ilişkin alınan dökümlerde işyerine ait 12 sıra “Metal“ iş kolunda 3 adet işyerinin bulunduğu ve bu işyerlerinde başvuru tarihi itibariyle 130 işçi çalıştığı 53 işçinin adı geçen sendikaya üye oldukları tespit edilerek buna ilişkin yetki tespit yazısının taraflara gönderildiğini belirterek haksız davanın reddini savunmuştur.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince işyerinde çalışan toplam işçi sayısının 137 davalı sendikanın üye sayısının ise 51 olduğu buna göre işçi sayısının %40’ı olan 55 işçi çoğunluğunu sağlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmiştir.
D) İstinaf:
Karara karşı davalılar istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz
Kararı davalı Bakanlık temyiz etmiştir.
G) Gerekçe:
1- Toplu iş hukukunda bir toplu iş sözleşmesi ünitesi olan işletmeden söz edebilmek için kural olarak aynı işverene ait, aynı işkolunda yer alan işyerlerinin bulunması gereklidir. İşverenin işletme kapsamındaki işyerleri için ancak tek bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir. Bu toplu iş sözleşmesi ise işletme toplu iş sözleşmesidir. Bu kural yukarıda da kısaca bahsedildiği üzere kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta iptali istenen yetki tespitinde davacı işverene ait ...’da bulunan 1127975, İzmir’de bulunan 1207757 ve ...’da bulunan ... sicil numaralı işyerlerinde yetki başvuru tarihi olan 29.01.2015 itibariyle 130 işçi çalıştığı bunlardan 53’ünün davalı sendika üyesi olduğu davalı sendikanın işletme toplu iş sözleşmesi imzalamaya yetkili olduğu tespit edilmiştir.
Davalı ise bu üç işyeri dışında 7 işyeri daha bulunduğunu bunların bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, işyerlerinin birbirinden bağımsız olmadığını, sadece bir kısmının yetki tespitine konu yapılmasının mümkün olmadığını, işyerleri arasında yönetim hem de amaç bakımından birlik bulunduğunu bu nedenle ortada bir işletme değil tek bir işyeri bulunduğunu ileri sürmüştür.
Yargılama sırasında işyerlerine ilişkin dönem bordroları, şirketin organizasyon şeması, gelir tablosu getirtilmiş olup dosya üzerinden bilirkişi raporu alınmıştır. Genel merkez dışındaki işyerlerinin ...’daki genel merkez tarafından yönetilmesi veya tek bir konsolide gelir tablosu olmasından yola çıkılarak genel merkez dışındaki tüm işyerlerinin merkeze bağlı yer olarak değerlendirilmesine ve tek bir işyeri bulunduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır. Yine işyerlerinin bağlı yer olup olmadıkları işyerlerinin şirketin iştigal konusunu/amacını gerçekleştirdiklerinden hareketle değerlendirilmez.
Örneğin amacı makine üretimi, satışı ve satış sonrası hizmetlerini gerçekleştirmek olan şirkete ait bir işyerinde makine üretimi yapılırken bir başka işyerinde üretilen makinenin satışı ve satış sonrası hizmetleri yerine getiriliyorsa, her iki işyeri şirketin iştigal konusuna/amacına ilişkin faaliyette bulunmakla birlikte bu durum o işyerlerinin aynı iş kolunda yer aldığı veya birinin diğerine bağlı yer olduğu, dolayısıyla işletme değil tek işyeri bulunduğu sonucuna ulaştırmamalıdır. İşyerlerinin aynı işkolunda olup olmadıkları, dolayısıyla işletme oluşturup oluşturmadıkları şirketin faaliyet konusunu/amacını gerçekleştirmesine göre değil işyerinde yürütülen işin amacına göre değerlendirilmelidir. Bu bakımdan örnekte makine üretimi yapılan işyerinde amaç makine üretimi, diğer işyerindeki amaç ise üretilen makineyi satıp pazarlamak satış sonrası hizmetleri gerçekleştirmektir.
Ayrıca hükme esas bilirkişi raporunda bu yerlerin bağımsız işyeri olduğu kabulü durumunda NACE kodlarından hareket edilerek işletme değerlendirmesi yapılmıştır. Ancak davacıya ait 10 işyerinden ...’da ve ... / ...’da bulunan ... ve ... sicil numaralı işyerleri NACE kodunun 43.22 olduğu belirtilerek 12 sıra numaralı “...” iş kolunda değerlendirilmiştir. Eğer NACE kodlarından hareket edilirse “43.22” kodu İş Kolları Yönetmeliğinde “...” iş kolu değil 13 sıra numaralı “...” işkolundadır. NACE kodlarından bakıldığında davacıya ait yalnızca ... sicil numaralı ...’de bulunan işyeri (NACE 33.12) ... işkolunda görünmektedir. Diğer tüm işyerleri farklı işkolunda kodlanmıştır.
Bu bakımdan davalı şirkete ait işyerlerinin bağımsız işyerleri veya genel merkeze bağlı yer olup olmadıkları, bağımsız işyerleri ise aynı işkolunda olup olmadıkları noktasında mahkemece yapılan araştırma yetersizdir. Yalnızca NACE kodundan yola çıkılarak işletme değerlendirmesi de hatalıdır. Bunun açıklığa kavuşturulması için işyerlerinde keşif yapılarak o işyerinde fiilen hangi iş yapıldığı öncelikle tespit edilip dosyadaki diğer deliller değerlendirilerek karar verilmelidir. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
2- Davalı Bakanlık harçtan muaf olup davacının yatırdığı peşin harcın yargılama giderlerine katılarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde hüküm kurulması da bozma nedenidir.
H) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1 uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nin yukarıda esas ve karar numarası yazılı kararının ortadan kaldırılıp dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine 11/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy