MAHKEMESİ: ...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı taraf avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
...Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi taraf avukatlarının istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir.
...Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde taraf avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 08/11/2007-02/12/2016 tarihleri arasında davalı işyerinde ölçüm teknikeri olarak çalıştığını, iş akdinin performans düşüklüğü gerekçesiyle feshedildiğini, fesihte gerçek nedenin sendikal tercihi olduğunu, işyerinde yetkili olan Türk Metal Sendikası ile işveren sendikası MESS arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinden dayanışma aidatı ödeyerek yararlandığını, iş akdi feshedilirken ... yönetim kurulu yedek üyesi olduğunu, sadece ... üyesi işçilerin iş akitlerinin sonlandırıldığını, ileri sürerek,iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine, 6356 sayılı yasanın 24. Maddesi gereğince yöneticilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer haklarının ödenmesini, müvekkilinin işe başlatılmaması halinde iş ilişkinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer hakları yöneticilik süresince ödenmeye devam edilmesine, aksi kanaat halinde 8 aylık ücret ve hakları tutarında işe başlatmama tazminatı ödemekle yükümlü tutulmasına,sendikal tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevaplarında özetle; işyerinin metal iş kolunda faaliyet gösteren, kırk yılı aşkın süredir otomobil üreten, kuruluşundan bu yana çalışanlarının sendika üyesi, işyerinin de TİS uygulanan bir işyeri olduğunu, şirketin işveren sendikası olan MESS üyesi bir işveren olduğunu, uzun yıllardır dönemler halinde yürürlükte olan TİS' lerin, işveren sendikası MESS ile işçi sendikaları arasında imzalandığını, son dönemlerde iş yerinde yetki alan sendika olan Türk Metal Sendikası ile TİS' lerin imzalandığını, iş yerinde yasa dışı eylemlerin yapıldığını, yapılan bu yasa dışı eylemin, öncelikle İş Teftiş Grubu Başkanlığı tarafından 16/05/2015 tarihinde yapılan tespit ve tutanak altına alındığını, 26/04/2015 gününde başlayan ve hızlanarak devam eden, sonuçta iş yerinin işgal edilerek üretimin durdurulmasına kadar varan yasa dışı eylemler nedeniyle ...Emniyet Müdürlüğü tarafından da soruşturma yapıldığını, eylemlerin 6356 Sayılı Kanunun 70. Maddesi ve 4857 Sayılı Kanunun 25/II Maddesi uyarınca haklı nedenlerle fesih sebebi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece özetle, davalı işveren tarafından, davacının performans değerlendirilmesinin objektif kriterlere göre yapıldığını, davacının performansının aynı görevi yapan kişiler ile değerlendirilmesine olanak sağlayacak belgelerin ve delillerin ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar vermiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının, sendika yöneticisi güvencesi kapsamında olduğunun gözetilmediğini belirterek 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 24/5. Maddesi gereğince yöneticilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer hakların ödenmesine, davacının işe başlatılmaması halinde, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer haklarının yöneticilik süresince ödenmeye devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği sonucuna varılarak hüküm tesis edilmesine karşın gerekçeli kararda sendikal nedenin varlığına dair herhangi bir gerekçe belirtilmediğini, davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedilmediğini, davacının sendika temsilcisi olmadığını, iş akdinin geçerli nedenlerle feshedildiğini ileri sürmüştür.
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince özetle;uyuşmazlık, iş akdinin sendikal nedenle feshedilip feshedilmediğine, davacının sendika temsilcisi olarak 6356 Sayılı Kanunu’nun 24. maddesinden yararlanma hakkı bulunup bulunmadığına, sendikal tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkin olduğu,yargılama sırasında mahkemece iş yeri kayıtları, sendika üyeliklerine ilişkin kayıt ve belge örnekleri getirtildiği, 2016 yılı Mart ayı sonrasında Birleşik Metal İş Sendikasından yoğun istifaların olduğu, iş yerinde Türk Metal Sendikası ile Birleşik Metal İş Sendikası arasında örgütlenme yönünden rekabet yaşandığının tespit edildiği, İş yerinde yetkili sendikanın Türk Metal Sendikası olduğu,davacının ise ... ‘e 30.09.2015 tarihinde üye olup, dayanışma aidatı yatırmak suretiyle TİS’ten faydalandığı, ...’ten gelen yazı cevabında “denetleme kurulu yedek üyeliği “ görevini yürüttüğü, yönetici sıfatının bulunmadığının anlaşıldığı,davalı iş verinin davacının performans yetersizliğini ispat edemediği, davacı, iş akdinin sendikal nedenle feshettiğini iddia etmişse de, bu iddiasını destekler mahiyette işveren tarafından özellikle sendika üyesi işçilerin işten çıkartıldığına ilişkin bir uygulamanın bulunduğuna ilişkin somut verilerin bulunmaması, sendikalı olup halen çalışan işçilerin varlığı dikkate alındığında davacının bu konudaki talebinin de yerinde görülmeyerek mahkemece sendikal tazminata hükmedilmemiş olmasının da yerinde olduğu,sonuç olarak; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve yukarıda belirtilen ölçütler çerçevesinde yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G) Gerekçe:
6356 Sayılı Kanunun 24. maddesine göre sendika temsilcileri için boşta geçen süre için 4857 İş Kanunu’ndaki 4 aylık azami süre sınırlaması kaldırılmış ve temsilcilik süresini, aşamamak kaydı ile fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer haklarının ödeneceği belirtilmiştir. Temsilcilik veya yöneticilik süresini aşmayacak boşta geçen süre için ödenecek ücret ve haklar İş Kanunundaki düzenlemenin aksine işe başvuru şartına da bağlı değildir.
Somut uyuşmazlıkta, iş yeri sendika temsilciliği güvencesini düzenleyen 6356 sayılı Yasa’nın 24.maddesinde düzenlenen hak yetkili sendikanın iş yeri temsilcisi için olup,davalı iş yerinde yetkili sendika olan Türk-Metal İş’in iş yeri temsilcisi davacı değildir. Davacının temsilcisi olduğunu söylediği ... ise davalı iş yerinde yetkili sendika değildir. Açıklanan nedenle davacı işçinin iş yeri sendika temsilcisine has özel düzenleme getiren 6356 Sayılı Kanunu’nun 24.maddesindeki düzenlemeden yararlandırılması hatalıdır.
Davacının 08/11/2007-02/12/2016 tarihleri arasında davalı iş yerinde ölçüm teknikeri olarak çalıştığı gözetildiğinde,davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesi gerekmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi kararlarının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2-Davanın KABULÜ ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
4- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine
5- Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca belirlenen 2.180,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Alınması gereken 35,90 TL. karar-ilam harcından, 29,20 TL. peşin harcın mahsubu ile 6,70 TL. bakiye karar-ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7- Davacının yaptığı harçlar dahil toplam 227,50 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
9- Yatırdığı temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2018 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.